11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/4189 E. , 2024/107 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
2.Türk Patent ve Marka Kurumu vekili Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Zorlu Holding A.Ş.’ye ait olan, yaklaşık 50 adet grup şirketin arasında yer aldığını, 1980’li yıllarda faaliyete başladığını, dokuma iplik ve perde üretiminde lider kuruluşlar arasında olduğunu, 2005/29151 sayılı "DRY TOUCH" ibareli tanınmış markasının bulunduğunu, davalı Şirketin ise 2017/40600 sayılı "Touch Me" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı, sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, tescili halinde dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, davalının kötü niyetli olarak dava konusu başvuruyu yaptığını ileri sürerek, YİDK'in 2018-M-4480 sayılı kararının iptaline, tescili halinde dava konusu markanın ilgili mallar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markası arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili, markalar arasında karıştırılma olasılığı bulunmadığını, markaların bölünerek değerlendirilemeyeceğini, müvekkilinin gıda ve ihtiyaç maddeleri, kırtasiye, temizlik, züccaciye, beyaz eşya, kitap, konfeksiyon, kozmetik ürünleri başta olmak üzere müşterinin tüm ihtiyaçlarını karşılamakta olduğunu, yurt içinde toplam 2054 mağazası bulunduğunu, markalarının garanti sembolü haline geldiğini, müvekkilinin yoğun tanıtım ve çabaları sonucunda "touch me" ibareli markalarının tanınmışlığa ulaştığını, "dry touch" ibareli markanın ayırt edici gücünün düşük bulunduğunu, "Touch" ibaresinin mobilya, tekstil, kozmetik, perakende sektörü başta olmak üzere, piyasada birçok sektörde sıklıkla kullanılan bir kelime olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "Touch Me" ibareli marka başvurusu ile davacının "DRY TOUCH+şekil" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) 6/1 maddesi koşullarının oluşmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da gerçekleşmediği, ayrıca davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da somut delillerle kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının genel izlenim açısından benzer olduklarını, emsal mahkeme kararlarının da bu yönde bulunduğunu, taraf markalarının, hükümsüzlüğü talep edilen 20, 24, ve 26 ncı sınıflar bakımından ortak oldukları da düşünüldüğünde, kanunda aranan kümülatif benzerlik şartının gerçekleştiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazına mesnet markasında yer alan "DRY" ibaresinin kuru anlamında olduğu, davacı markasının bir bütün halinde "touch" ibaresi ile birlikte "kuru dokunuş " anlamına geldiği, davacının itirazına mesnet markasının asıl unsurunun "Touch" ibaresi bulunduğu, dava konusu başvuruda yer alan "Me" ibaresi de İngilizce'de "bana" anlamında olup zamir niteliğinde bulunduğundan ve dava konusu başvuruda "Touch" ibaresi ile birlikte bir bütün olarak "Dokun bana" anlamında olduğu, dava konusu başvuruda da asıl unsurun "Touch" ibaresi bulunduğu, davacının itirazına mesnet markanın esas unsuru olan "Touch" ibaresinin aynen davalının başvurusunda yer aldığı, başvuruda yer alan diğer unsurun yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; markaların bütün olarak ele alınması gerektiğini, markaların benzemediğini, markalar arasında iltibas riskinin olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin olmadığını, markaların benzemediğini, markaların bölünerek incelenmesinin doğru olmadığını, müvekkilinin davacıdan önce aynı ibareyi marka olarak kullandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6769 sayılı Kanunun 6/1 maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.