Esas No
E. 2021/591
Karar No
K. 2024/919
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/591

KARAR NO: 2024/919
KARAR TARİHİ: 13/06/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 14/01/2021

NUMARASI: 2019/369 Esas - 2021/7 Karar

DAVA: Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, lojistik sektöründe faaliyet gösteren global bir şirketin Türkiye'de ki temsilcisi ve çözüm ortağı olduğunu, davalı şirketin İsveç'te mukim dava dışı ... firmasına yüksek hacim ve volümde emtia satışını gerçekleştireceğini ve bu emtiaların deniz yolu vasıtasıyla gönderilmesi gerektiğini bildirdiğini, taraflar arasında yapılan görüşmelerden sonra ticari ilişki kurulduğunu, yapılan yüklemelerin çok yüksek volümde olması sebebiyle, taşımanın sorunsuz gerçekleştirilebilmesi için davalı şirket ile dava dışı ... şirketinin yüklemeye ilişkin detayların sadece kendileri tarafından düzenlenebileceği şekilde dizayn ve entegre edilmiş interaktif bir portal kullandığını, müvekkili şirket, davalı ve davadışı ...'ın portal üzerinde kararlaştırdığı yüklemeler için taşıma organizasyonlarını gerçekleştireceğini, fiili taşıma operasyonları dava dışı ... firması tarafından gerçekleştirildiğini, nihai taşıma işlemlerinin ... başlıklı müvekkil şirkete ait konişmento tahtlarında gerçekleştirildiğini, taşıma işlerinden doğan navlun bedelleri, davalı tarafından gereği gibi ifa edildiğini, TTK. Md. 18 uyarınca basiretli davranma yükümlülüğünde olan davalının, dava konusu toplam 46 adet taşımada, hatalı talimat ve yüklemelerde bulunması, dava dışı alıcının konteynerları zamanında teslim alamaması ve dolayısıyla geç teslimi sebebiyle demuraj oluşmasına sebebiyet verdiğini, fiili taşıyıcı olan dava dışı ... firması, bu tutarları, müvekkili şirketin İsveç'teki iştiraki dava dışı...'e fatura ettiğini ve işbu tutarlar ... tarafından dava dışı fiili taşıyıcı ...'a ödendiğini, tüm bedellerin ... tarafından tamamen ödenerek, borç bakiyesinin kalmadığının bildirildiğini, müvekkili şirketin alacağına ilişkin davalı borçlu şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasından 45.207,14 EUR'luk fatura dayanak gösterilerek, 35.994,74 EUR değerli kısmi takibe geçilerek örnek 7 ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu şirket vekili takibe itiraz ettiğini belirterek davanın kabulüne ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile dava dışı alıcı ... arasındaki satım ilişkisine konu malların Türkiye’den İsveç’e taşınması için Müvekkili ile mutabık kaldığını, söz konusu emtiayı dava dışı fiili taşıyan ... firmasına taşıtarak, İsveç’teki alıcısına teslim ettiğini, fakat emtianın teslim alınması ve konteynerlerin teslim edilmesinde yaşanan gecikmeler nedeniyle fiili taşıyana 35.994,74,- EURO konteyner demurajı ve masraf ödediğini ve bu tutardan Müvekkilimizin sorumlu olduğunu iddia ettiğini, davacı tarafın iddia ve taleplerinin, ihtilafın gerçeklerine aykırı ve hukuken de geçersiz olduğunu, müvekkilinin taşıtan sıfatına sahip olduğunu ve davacı ile arasındaki ilişkiye (konişmento değil) navlun sözleşmesi hükümleri uygulanması gerektiğini, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, eşyanın, alıcıya teslim edilmeseydi dahi dava konusu taleplerden müvekkilinin sorumlu tutulması mümkün olmadığını, dava konusu alacağın iddiası zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Bu kapsamda davalı vekilinin zamanaşım defi ile davacı vekilinin alacağa konu açıklamaları birlikte değerlendirildiğinde: icra takibinin 02/08/2019 tarihinde başlatıldığı da anlaşılmakla; - ... numaralı konşimento tahtında taşınan konteynerların limana varış tarihi 24/07/2018 olmakla bu taşıma bakımından talep edilen ... fatura numaralı 2.600 SEK alacak bakımından,- ... numaralı konşimento tahtında taşınan konteynerların teslim alınma tarihi 22/03/2018 olmakla bu taşıma bakımından talep edilen ... fatura numaralı ... alacak bakımından, - ... numaral konşimento tahtında taşınan konteynerların teslim alınma tarihi 09/04/2018 olmakla bu taşıma bakımından talep edilen ... fatura numaralı .... alacak bakımından, - ... numaralı konşimento tahtında taşınan konteynerların teslim alınma tarihi 09/04/2018 olmakla bu taşıma bakımından talep edilen ... fatura numaralı .... alacak bakımından,- ... numaralı konşimento tahtında taşınan konteynerların teslim alınma tarihi 06/12/2017 olmakla bu taşıma bakımından talep edilen ... fatura numaralı ... alacak bakımından,- ... numaralı konşimento tahtında taşınan konteynerların alacısı tarafından teslim alınma tarihi 06/12/2017 olmakla bu taşıma bakımından talep edilen ... fatura numaralı ... alacak bakımından,- ... numaralı konşimento tahtında taşınan konteynerların teslim alınma tarihi 05/05/2018 olmakla bu taşıma bakımından talep edilen ... fatura numaralı 2.000 SEK alacak bakımından,- ... numaralı konşimento tahtında taşınan konteynerların teslim alınma tarihi 04/05/2018 olmakla bu taşıma bakımından talep edilen ... fatura numaralı 1.000 SEK alacak bakımından,- ... numaralı konşimento tahtında taşınan konteynerların teslim alınma tarihi 05/05/2018 olmakla bu taşıma bakımından talep edilen... fatura numaralı 3.000 SEK alacak bakımından,- ... numaralı konşimento tahtında taşınan konteynerların teslim alınma tarihi 05/05/2018 olmakla bu taşıma bakımından talep edilen ... fatura numaralı 2.000 SEK alacak bakımından,- ... numaralı konşimento tahtında taşınan konteynerların teslim alınma tarihi 05/05/2018 olmakla bu taşıma bakımından talep edilen ... fatura numaralı 1.000 SEK alacak bakımından,- ... numaralı konşimento tahtında taşınan konteynerların teslim alınma tarihi 09/05/2018 olmakla bu taşıma bakımından talep edilen ... fatura numaralı 6.000 SEK alacak bakımından,- ... numaralı konşimento tahtında taşınan konteynerların teslim alınma tarihi 26/06/2018 olmakla bu taşıma bakımından talep edilen ... fatura numaralı 5.850 SEK alacak bakımından,- ... numaralı konşimento tahtında taşınan konteynerların teslim alınma tarihi 25/06/2018 olmakla bu taşıma bakımından talep edilen ... fatura numaralı 4.... alacak bakımından,- ... numaralı konşimento tahtında taşınan konteynerların teslim alınma tarihi 25/06/2018 olmakla bu taşıma bakımından talep edilen ... fatura numaralı 2.700 SEK alacak bakımından, - ... numaralı konşimento tahtında taşınan konteynerların teslim alınma tarihi 27/06/2018 olmakla bu taşıma bakımından talep edilen ... fatura numaralı 7.200 SEK alacak bakımından,- ... numaralı konşimento tahtında taşınan konteynerların teslim alınma tarihi 27/06/2018 olmakla bu taşıma bakımından talep edilen ... fatura numaralı 7.200 SEK alacak bakımından,- ... numaralı konşimento tahtında taşınan konteynerların teslim alınma tarihi 27/06/2018 olmakla bu taşıma bakımından talep edilen ... fatura numaralı 7.200 SEK alacak bakımından,- ... numaralı konşimento tahtında taşınan konteynerların teslim alınma tarihi 27/06/2018 olmakla bu taşıma bakımından talep edilen ... fatura numaralı 7.200 SEK alacak bakımından, - ... numaralı konşimento tahtında taşınan konteynerların teslim alınma tarihi 24/07/2018 olmakla bu taşıma bakımından talep edilen ... fatura numaralı 900 SEK alacak bakımından, Taleplerin 1 yıllık zamanaşımı süresinden sonra talep edildiği anlaşılmakla bu alacak kalemleri bakımından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Takibe konan faturalar SEK cinsinden düzenlenmiş olmakla birlikte davacı tarafından davalı adına düzenlenen 05/02/2019 tarihli ... numaralı fatura EURO cinsinden düzenlenerek takibe konulmuş olduğundan fatura tarihi olan 05/02/2019 tarihi itibarı ile Merkez Bankası kurları ile davacının uyguladığı tespit olunan kur tarifeleri esas alınarak mahkemece yapılan değerlendirmede zamanaşımına uğradığına karar verilen 108.750 SEK karşılığı 10.342,88625 EURO olarak belirlenmiş olup bu bedel bakımından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkemece yapılan bu tespit sonrası zamanaşımı süresi içerisinde takibe ve davaya konu edildiği anlaşılan fatura alacakları bakımından ise; davacı vekilinin mahkememizin 07/07/2020 tarihli celse ara kararı üzerine dosyaya sunduğu 21/07/2020 tarihli beyan dilekçesi ekinde demuraja konu olan tüm konteynerların dava dışı alıcısı tarafından teslim alındığı ve konteynerların boş olarak iade edildiği belirtilmiştir.

TTK 1203 maddesi gereğince, eşya taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse bu kişinin navlun sözleşmesi veya konşimento ya da diğer denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, belirtilen taşıma belgeler gereğince ödenecek tüm bedelleri ödemekle yükümlü olacağı düzenlenmiştir. Eldeki uyuşmazlık kapsamında ise yukarıda belirtildiği üzere davalının taşıtanı olduğu davaya konu tüm konteynerların dava dışı alıcısı tarafından alındığı davacının kabulünde olmakla bu bedellereden dava dışı alıcının sorumlu olduğu kabul edilmelidir.

TTK 1205 maddesi ise "Eşyayı gönderilene teslim etmiş oyan taşıyan, 1203'üncü maddeye göre gönderilenden istenebilecek olan alacakların ödenmesini taşıtandan isteyemez. Ancak taşıtanın zararına olarak sebepsiz zenginleştiği oranda taşıyan taşıtana rücu edebilir" şeklinde düzenlenmiştir.

Bu kapsamda davalının taşıtan olarak taşımadan kaynaklanan ve davaya konu olan demuraj bedellerinden sorumluluğunun bulunmadığı kabul edilmelidir. Yine bu maddeler doğrultusunda dava dilekçei ile yargılama sürecindeki diğer tüm aşamalarda mahkemece verilen süreler içerisinde davacı vekilince, davalının hangi eylemleri ile demuraj oluşmasına sebep olunduğu hususuna açıklama getirilmemiş ve buna ilişkin deliller de dosyaya sunulmamıştır. Ne var ki davacı vekili dava ve cevaba cevap dilekçeleri ile konşimentonun 1. Maddesindeki tanımlar doğrultusunda ve konşimentonun 3. Maddesi gereğince davalının sorumluluğunun bulunduğunu belirtmiştir.

Davacı vekili davaya konu bedellerin ... tarafından dava dışı fiili taşıyan ...'a ödenmesinden bahisle, dava dışı fiili taşıyan ... konşimentosu tahtında oluşan demuraj alacakları bakımından ödenen bedellerin rücuen davalıdan tahsilini talep etmekle birlikte kendi konşimentosu tahtında bu bedelleri davalıdan istemektedir. Ancak davacı vekilince dosyaya dava dışı fiili taşıyan tarafından düzenlenmiş konşimentoların tercümeleri de verilen yasal süreye karşın sunulmamış olduğundan, mahkemece demuraja dayanak olan konşimento kayıtlarının denetlenmesi imkanı olmamıştır.

Bu kapsamda davacının, dava dışı alıcısı tarafından teslim alınan konteynerlar nedeniyle oluşan ve yine dava dışı alıcı adına düzenlenen demuraj faturası bedellerinden yasal olarak sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, bu kapsamda dava dışı fiili taşıyana ödeme yapıp yapmadığı varsa yasal itiraz haklarını kullanıp kullanmadığı hususları yargılama kapsamında incelenememiş olup TTK 1205 maddesi kapsamında davalının taşıyan aleyhine sebepsiz zenginleştiği hususu ispat olunamamıştır. Açıklanan nedenlerle zamanaşımına uğramadığı kabul olunan 378.465 SEK karşılığı (05/02/2019 tarihi itibarı ile Merkez Bankası kurları ile davacının uyguladığı tespit olunan kur tarifeleri esas alınarak mahkemece yapılan değerlendirmede) 25.651,85375 EURO bakımından daanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının takibi başlatmakta kötüniyeti ispat olunamadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddi ile davanın reddine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dilekçeler teatisi sürecinin kanuna uygun yürütülmediğini, HMK md. 127/1" uyarınca bir defaya mahsus olmak üzere verilebilecek ek sürenin, sayın mahkemece davalı tarafa ikinci kez verilmesi yönünde hüküm kurması hem kanuna ve hem usul ile alakalı işlem olması dolayısıyla kamu düzenine aykırılık oluşturmakta olup, karardan rücu edilmesi ve davalının süresi içerisinde ikinci cevap dilekçesini sunmaktan imtina ettiğini kabul edilmesi gerekmekteyken, yerel mahkemece 28/01/2020 tarihli dilekçedeki taleplerini reddederek karardan rücu edilmeyip, davalı tarafın 2 haftalık yasal süresini kabul etmesinin hatalı olduğunu, tercümeleri istenen konişmentoların fiili taşıyıcı tarafından düzenlenen ana konişmento suretleri olduğunun anlaşılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle 11/11/2019 tarihinde sunulan delil dilekçesinin 16 nolu ekinde davacı şirkete ait taşımaların gerçekleştiği matbu konişmento sureti ve noter onaylı yeminli tercümesinin sunulduğu, anılan kararın tarafına tebliğ edilene kadar da halihazırda ara konişmento tercümesi sunulmuş olan dosyada ana konişmentolar hususunda böylesine bir eksiklik olduğunun tarafınca bilinmediğini, taraflar arasındaki ilişkide davacı şirketin konişmentosununu esas alınması gerekmekte olup dosyada mübrez ek 17 nolu delilinin de değerlendirmeye alınmadığını, davacının demurajdan müşterek ve müteselsil sorumluluğuna ilişkin savının yerel mahkemece değerlendirilmediğini, mahkemece konteyner demurajının tanımının doğum sebebinin net tanımlanmış iken davalının hangi eylemleri ile demurajın oluşmasına sebep olunduğunu hususunun anlaşılamadığını, demurajın kusur şartına bağlı olmadığını, diğer taraftan 08/01/2020 tarihli dilekçemizde de değinildiği üzere, demurajın oluşma sebebinin davalının dava dışı İsveç'te mukim ...'ın müsaitlik durumunu gözetmeksizin verdiği taşıma talimatları olup nitekim bu hatalı talimatlar neticesinde demurajın oluşacağı hususu dava dışı ... yetkilisi ... ile davalı yetkilisi ... arasında yapılan ve davacı şirketin cc (bilgilendirme) bölümünde olması sebebiyle ulaşılmış, mail dökümünde görüleceğini, ancak bu delilinin de yine mahkemece değerlendirilmeye alınmamış, aksine buna ilişkin delilleri de dosyaya sunmadığını yönünde karar verildiğini, mahkemece verilen kararın bir diğer temeli olan “fiili taşıyana ödeme yapılıp yapılmadığı” hususuna karşı itiraz ettiklerini, zira dosyada mübrez dekonttan anlaşılacağı üzere, davacı şirket, alacağı temlik aldığı ...'e karşı ödemiş olduğu miktarı gösterir ... Bankası dekontu sunmasına rağmen, yerel mahkemenin anılan şekilde karar oluşturmasının hatalı olduğunu, ek olarak bu dekont yukarıda anılmış fiili taşıyıcı ... yetkilisi ... tarafından imzalanmış evrak ile beraber değerlendirildiğinde demuraj ödemesinin bulunduğu şüphe götürmeyecek kadar gerçek olduğu hususu daha da perçinleneceğini, kaldı ki mahkemece verilen kararın yukarıda anılan delillerimiz ve bu hususlarda bir bilirkişi incelemesi yapılmaksızın verilmiş olmasının dava gerçeklerinin tamamen araştırılmadan, eksik inceleme ile verildiğinin açık bir kanıtı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: HMK m. 136/2 uyarınca cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri hakkında dava ve cevap dilekçelerine ilişkin hükümler niteliğine aykırı düşmediği sürece kıyasen uygulanacağını, bu doğrultuda HMK m. 127’de yer alan, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin iki haftalık yasal süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebileceği hükmünün ikinci cevap dilekçesi için de uygulanacağını, bizzat Davacı tarafından da ifade edildiği üzere İlk Derece Mahkemesi’nce Davacının itiraz dilekçesine ret şerhi düşülerek itirazlarının reddine karar verildiğini dolayısıyla Davacının usuli itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu açık olup söz konusu ara kararda açıkça “tarafların dilekçelerinde gösterdikleri ancak henüz sunmadıkları belgeleri tercümeleri ile sunmaları için” iki haftalık kesin süre verildiğini, bu noktada, dilekçelerinde yer verdiği tüm belgeleri kontrol etme, eksikleri tespit etme, bunları mahkemeye sunma ve takibini yapma yükümlülüğü artık Davacı tarafa aittir.dava konusu malların alıcısı tarafından teslim alındığı, Davacı’nın dava konusu ettiği bedelleri alıcıdan da talep ettiği, tartışmasız olup konişmento incelendiğinde ise, yükün gönderilen tarafından teslim alındığı ve TTK m. 1205 hükmünün devreye girdiği durumda, konteyner bekleme ücretlerinden taşıtanın sorumlu olmaya devam edeceğine ilişkin bir kayıt bulunmadığının da görüleceğini, bir diğer ifadeyle konişmento, TTK m. 1205 hükmü aksine bir düzenleme içermemekte olup bu durumda, dava konusu bedellerin davalıdan talep edilemeyeceğinin tereddütsüz olduğunu, uygulanacak hukuk kapsamında kimin ne şekilde yükümlü olacağı belirlenmeksizin tüm ilgili kişilerin her bir borç için sorumlu tutulmaları hem hukuk mantığı hem de deniz taşımalarına dahil olan taraf sayısı itibariyle mümkün olmadığını, davacının istinaf dilekçesinde de belirttiği üzere davaya konu alacak iddiası Aralık 2017, Kasım 2018 dönemlerine ait olduğunu, alacak tarihlerine ilişkin taraflar arasında bir ihtilaf olmadığı gibi,

Davacı tarafın zamanaşımı bakımından verilen karar hakkında bir istinaf talebi de olamadığını, HMK m. 355 uyarınca istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle yapılacağını, buna göre, istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen bir hususun incelenmesinin mümkün olmadığı şu durumda, 10.342,88625 Euro’luk talebin zamanaşımı nedeniyle reddi yönünde verilen hükmün kesinleştiğini, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, deniz yoluyla yapılan taşıma nedeniyle konteyner demuraj alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, konteyner demurajının koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. Davalı ...

Ticaret A.Ş.'nin yurt dışında mukim ... firmasına ihraç ettiği ürünler ... Tarafından taşınması konusunda anlaşma sağlanmış ve söz konusu ürünler fiili taşıyıcı olan ... firmasınca taşınmıştır. Dava dışı ... tarafından yazılan 08/05/2019 tarihli yazıda, listelenen 2018 Temmuz - 2019 Kasım tarihleri arasındaki gönderilerin demuraj masrafları için İsveç'te düzenlenen faturaların ... tarafından ... şirketine ödendiği ifade edilmiştir. Daha sonra 12/12/2018 tarihinde davacı ... Limited Şirketi tarafından dava dışı ... firmasına 53.639,76 € ödeme yapılmış ve aynı tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile ... firmasının 2017 Temmuz - 2018 Kasım tarihleri arasındaki demuraj ücretlerine ilişkin ...

Ticaret A.Ş.'den olan hakları davacı ... Limited Şirketi'ne temlik edilmiştir.

Davacı tarafından davalıya 05/02/2019 tarih ve 45.207,14 € bedelli ve demuraj ücreti açıklamalı fatura düzenlenmiştir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "fatura alacağının kısmi tahsili" sebebine dayalı olarak 35.994,74 € asıl alacağın 877,68 € işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 02/08/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.

Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Taşıyıcı tarafından tedarik edilen konteyner'in, varma limanında ulaşmasından itibaren kararlaştırılan sürede(serbest zaman), böyle bir süre yok ise makul bir süre içerisinde teslim alınmadığında konteynerin beklemesi veya gemiden boşaltılan konteynerin, gönderilen tarafından tesellüm edildikten sonra, kararlaştırılan sürede, böyle bir süre yok ise, makul bir süre içerisinde boş olarak taşıyana veya temsilcisine iade edilmediğinde konteynerin gecikmesi halinde konteyner demurajı söz konusu olmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 1176/1. Maddesine göre, kırkambar sözleşmesinde gönderilen, taşıyanın veya yetkili bir temsilcisinin bildirimi üzerine gecikmeden eşyayı teslim almakla yükümlüdür. Gönderilen tanınmıyorsa bildirim, yerel teamül üzere ilan yoluyla yapılır.

TTK'nın 1176/2. Maddesinin atfı ile kırkambar sözleşmelerinde de uygulanacak olan TTK'nın 1174/1. Maddesine göre, gönderilen, eşyayı almaya hazır olduğunu bildirip de boşaltma süresini ve kararlaştırılmış ise sürastarya süresi içinde eşyanın tamamını teslim almamışsa, taşıyan, gönderilene haber verdikten sonra, Türk Borçlar Kanununun 107 ilâ 109 uncu maddelerinde öngörülen hakları kullanabilir. Anılan maddenin ikinci fıkrasına göre ise, gönderilen, eşyayı teslim almaktan kaçınır veya 1168 inci maddede yazılı bildirim üzerine eşyayı teslim almaya hazır olup olmadığını bildirmez yahut bulunamazsa taşıyan, birinci fıkrada gösterilen tarzda hareket etmek ve aynı zamanda durumu taşıtana bildirmek zorundadır. Buna göre, eşyayı kabul eden gönderilen tesellümde gecikir ise taşıyan, durumu gönderilene haber verdikten sonra alacaklının temerrüdüne bağlı olan hakları kullanabilir ve eşya ile dolu konteyneri hasar ve giderleri gönderilene ait olmak üzere ardiyeye tevdi edebilir; gönderilenin eşyayı teslim almaktan kaçınması veya gönderilenin bulunamaması hâlinde ise, taşıyanın aynı şekilde alacaklının temerrüdü hükümlerine göre konteyneri ardiyeye tevdi etmesi bir zorunluluktur. Ayrıca taşıyan durumu taşıtana bildirmekle yükümlüdür. Taşıyan tarafından tedarik edilen konteyner varma limanında gemiden boşaltılmasından itibaren kararlaştırılan sürede(serbest zaman) veya böyle bir süre yok ise, makul bir süre içerisinde gönderilen tarafından teslim alınmadığında esasen konteyner eşya ile dolu olarak taşıyanın zilyetliğinde ve dolayısıyla kontrolünde bulunur. Ancak içerisindeki eşya sebebiyle taşıyan konteyneri kullanmaktan yoksun kalmaktadır. Eşyanın gümrüğe tâbi olması hâlinde konteyner (kural olarak) geçici depolama yeri niteliğindeki terminal alanında bulunur. Konteyner demurajını konu alan düzenlemeler konişmentoda konteyner bekleme ve gecikme parasına dair özel kayıtlar(klozlar) yer alabilir. Bunun yerine konişmentoda konteynerin beklemesi ve gecikmesini durumunda doğan alacaklar için “taşıyanın tarifesi”ne atıfta da bulunulabilir. Taşıyanın tarifesine atıfta bulunulması halinde bu tarifenin sözleşmeye dahil ve tarafları bağladığı kabul edilir. Yüke ilişkin konişmentoda demuraj ücretine ilişkin kayıt bulunmasa bile demuraj ücretinin emsaller gözetilerek hakkaniyete uygun biçimde tayinine de engel bulunmamaktadır(Yargıtay 11. HD’nin 15/10/2015 tarih, 2015/8234 Esas ve 2015/10695 Karar). Dava dışı fiili taşıyıcı ... tarafından düzenlenen ana konişmentolarda davacı ... Limited Şirketi gönderici, dava dışı temlik eden ... firması gönderilen olarak gösterilmiştir. Yine dava dışı fiili taşıyıcı ... tarafından dava dışı temlik eden ... firmasına kesilen demuraj faturalarında serbest zaman ve sonraki süreler için günlük alınacak ücretler gösterilmiştir. Ancak söz konusu faturalarda gecikmenin sebebine ilişkin bir açıklama bulunmamaktadır. Ayrıca ana konişmentoda gönderilen dava dışı temlik eden ... firması olup gecikmenin bu firmanın kusurundan ya da ithalatçı ... firmasın kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususu belirsizdir. Dosyadaki belgeler de konteyner beklemesi veya gecikmesinin ithalatçı ... firmasın kusurundan veya davalının hatalı talimat ve yüklemelerden kaynaklandığını ispata elverişli değildir.

Davacı tarafça, dava dışı ... yetkilisi ... ile davalı yetkilisi ... arasında yapılan yazışmalarda hatalı talimatlar nedeniyle demurajın oluşacağının belirtildiği ileri sürülmüştür. Ancak bahsi geçen 04/07/2018 tarihli mailde erken gönderim nedeniyle 03/08 ve 20/08 teslim tarihli gönderiler için sürastarya ödenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere bu mail teslim tarihinden öncesine ait olup, dava dışı ithalatçı ... firmasının konteynerleri teslim almakta veya iade etmekte geciktiğini ispata yeterli değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın bir kısmının zamanaşımı nedeniyle, bir kısmının esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.13/06/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.