11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/6032 E. , 2012/11926 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.07.2010 tarih ve 2010/373-2010/427 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı banka tarafından çek ile işleyen hesap sahibi olmaları nedeni ile müvekkillerine çek karneleri verildiğini, keşide edilip arkası yazılan çeklerle ilgili olarak 3167 ve 4814 sayılı yasalar gereğince cezalar ile yasaklama kararlarının bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırıldığını, yasal dayanağı kalmayan davalı kayıtlarındaki yasaklamalar nedeni ile müvekkillerinin çek karnesi ve kredi taleplerinin geri çevrildiğini ileri sürerek, davalı banka nezdinde yapılan yasaklama işlemlerinin iptali ile davalı kayıtlarından yasaklamalarının silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın husumet ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dosya kapsamında bulunan deliler uyarınca davanın sabit görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıların 3167 sayılı Yasa ve 4814 sayılı Yasa uyarınca davalı bankada çek hesabı açtırma yasaklarının kalktığının tespiti ile davacıların yasaklama işlemlerinin iptaline, yasaklamaların davalı banka kayıtlarından silinmesine, konuya ilişkin temyiz nedeni ve bozma bulunmadığından taraflar yararına vekâlet ücreti tayinine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ve davalı vekili katılma yoluyla temyiz etmişlerdir. (1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Mahkemece bozma kararına uyularak edaya yönelik yeni bir hüküm verilmiş olmasına göre, ilk kararda tespit hükmü ile ilgili vekâlet ücretine hükmedilmemiş ve bu hususun temyiz sebebi yapılmamış olması edaya ilişkin yeni hükümde vekâlet ücretine karar verilmesine engel olmadığından davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın temyiz eden davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.