11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/6887
- Karar No
- 2012/13470
- Karar Tarihi
- 17.09.2012
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
11. Hukuk Dairesi 2011/6887 E. , 2012/13470 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/03/2011 tarih ve 2010/224-2011/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin iki ortağından biri olduğunu, % 70 hisse sahibi diğer ortak ile müvekkili arasında çıkan husumet nedeniyle şirketin feshi ve tasfiyesi ile tasfiye memuru talepli dava açtıklarını, bu dava kapsamında verilen 11.03.2011 tarihli ek kararla davalı şirkete kayyım tayin edildiğini, kararın aynı tarihte şirkete tebliğ edilmesine rağmen davalının aynı tarihte tek başına ortaklar kurulu toplantısı yaparak şirket müdürü olan davacının azledilmesi ve hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verdiğini, şirketin kayyım tayini ile yönetilmesine karar verildiğinden anılan kararın TTK'nun 543. maddesi yollaması ile 161. maddesine aykırı ve yok hükmünde olduğunu ileri sürerek, 11.03.2011 tarihli ortaklar kurulu kararının yok hükmünde sayılmasına, olmadığı takdirde iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının söz konusu toplantıya katılıp karara muhalif kalmaması nedeniyle aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davalı ortağa da husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, müdürlerin şirket ana sözleşmesine göre ödenmiş esas sermayenin yarısından fazlasını temsil eden ortakların kararıyla değiştirilebileceği, davalı müdür ortaklar kurulu kararı ile atandığından TTK'nun 161. maddesinin olaya uygulanamayacağı, şirkete kayyım atanmasının şirket organlarının yetkisini ve şirketle ilgili bir takım tasarruflarını ortadan kaldırmayacağı, yönetim kayyımının malvarlığının idaresi için gerekli işleri yapabileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, hüküm tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nun 536/son maddesinde anonim şirket genel kurul kararlarının iptali hakkındaki hükümlerin burada da tatbik olunacağı belirtilmiştir.
TTK'nun 381. maddesinde ise anonim şirket genel kurul kararlarının iptal koşulları düzenlenmiştir. Maddeye göre, genel kurula katılan pay sahipleri ancak genel kurul kararlarına muhalif kalmaları ve bu hususu tutanağa geçirmeleri ya da genel kurulda oy kullanmalarının haksız yere önlenmesi halinde, toplantıda bulunmayan pay sahipleri ise toplantıya davetin usulüne uygun yapılmadığını veya gündemin gereği gibi ilan yahut tebliğ edilmediğini, veyahut genel kurulun toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmiş bulunduklarını ileri sürerek iptal davası açabilirler. Somut uyuşmazlıkta davacının 11.03.2010 tarihinde düzenlenen toplantıya 04.03.2010 tarihinde kendisine tebliğ edilen ihbarname ile çağrıldığı ancak toplantıya katılmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, söz konusu davanın limited şirkete karşı açılması yeterli ve gerekli olup şirket ortağı Halit'e de husumet yöneltilmesi doğru değildir. Bu durumda, şirkete karşı açılan davanın dava açma koşullarının oluşmaması nedeniyle, davalı ortağa yöneltilen davanın ise husumetten reddi gerekirken esastan reddi doğru değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.