11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2023/3352 E. , 2024/5527 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Süt ve Süt Ürünleri San. Tic. A.Ş. ile davacı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, davalı ...'in de bu sözleşmelere kefil sıfatıyla imza attığını, dava dışı şirketin borcunu ödememesi üzerine hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen de borcun ödenmemesi üzerine davalı kefil ve dava dışı diğer borçlular hakkında Konya 10. İcra Müdürlüğünün 2019/297 E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe yaptığı itiraz üzerine takibin durduğunu ancak, itirazın haksız olduğunu, itirazın iptali ile takibin 5.000.000,00 TL. üzerinden devamına ve davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; öncelikle icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itiraz etmiş, zamanaşımı, hak düşürücü süre, hukuki yarar ve pasif husumet yokluğu itirazları ile eş rızası yokluğu itirazlarında bulunmuş, takibe konu takip talebi ile ödeme emrinin de farklı olduğunu beyan etmiş ve ayrıca davanın esastan da reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borcun sebebi olarak gösterilen 3 sözleşmenin farklı olması nedeniyle, davalı hakkında usulüne uygun ve geçerli bir takip bulunmadığı sonucuna varıldığı, Yargıtay emsal içtihadında da belirtildiği üzere, geçerli bir takibin bulunması özel dava şartı olup, dava şartının her aşamada ve re'sen gözetilmesi gerektiği sonucuna varılarak davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği, davalı taraf, tazminat talebinde bulunmuş ise de; davalı borçlu lehine tazminat hükmedilebilmesi için takibin haksız olması yeterli olmayıp, aynı zamanda kötü niyetli olarak da yapılması gerekeceği, bilirkişi raporundan davalı tarafın borçlu olduğunun anlaşıldığı, takibin usulden reddinin gerektiği belirlenmiş, davacı bankanın kötü niyetli ve haksız takip yaptığının davalı tarafından ispatlanamayıp, iyi niyetin karine olarak mevcut olduğu sonucuna varılmış olduğu, davalının şartları oluşmayan feri nitelikteki tazminat talebinin de reddine karar verilerek ve oluşan vicdani kanaat ile davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine davalının feri nitelikteki tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı, itiraz dilekçesinde ödeme emrine itiraz etmediğini, takip hukuku bakımından süresi içerisinde ödeme emrinin içeriğine itiraz edilmemesi nedeniyle ödeme emrinin içeriğinin kesinleştiğini, İlk Derece Mahkemesinin bu yönde davalının bir iddiasının bulunmamasına rağmen inceleme yapması usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca dosyaya sunulan Genel Kredi Sözleşmelerinin tetkikinde dava dışı ... Süt ve Süt Ürünleri San. ve Tic. A.Ş'nin kefalet limitleri dahilinde davalının borçlu olduğunun açıkça ortaya çıkmasına rağmen mahkeme tarafından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müteselsil kefilin yargılama neticesinde kefalet limiti ile icra dosyasındaki borçtan sorumlu olup olmadığının ortaya konması gerektiğini, kaldı ki bilirkişi raporunda da davalının borçtan sorumlu olduğu ortaya konulmuş olmasına rağmen mahkemenin bu konuda herhangi bir karar vermeden sadece usul yönünden karar vermesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davalının icra takibine konu alacağın tamamına, işlemiş faize ve ferilerine yönelik itirazlarının iptaline, takibin 5.000.000,00 TL üzerinden devamına, itiraz olunan alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili aleyhine haksız yere icra takibi başlattığını, bu sebeple davacı tarafın dava konusu alacak iddiasının %20'sinden az olmamak üzere, kötü niyet tazminatından sorumlu tutulması gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere göre ödeme emrinde yazan 08.01.2019 tarihli bir genel kredi sözleşmesinin bulunmadığı, icra takibinde takip talebi ile ödeme emrinin içerik olarak birbirinden farklı olduğu, geçerli bir icra takibinin bulunmadığı, itirazın iptali davasında geçerli bir icra takibi bulunmasının dava şartı olduğu bu sebeple davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının takip yapmakta kötüniyetli olmadığı anlaşıldığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvuru taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.