Esas No
E. 2011/14306
Karar No
K. 2012/16645
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

11. Hukuk Dairesi

E. 2011/14306 K. 2012/16645 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14306, K. 2012/16645, T. 18.10.2012
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/14306
Karar No
2012/16645
Karar Tarihi
18.10.2012
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

11. Hukuk Dairesi         2011/14306 E.  ,  2012/16645 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Hasımsız olarak görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.11.2011 tarih ve 2011/571-2011/488 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, çıkan yangın sonucunda; müvekkillerine ait Finansbank Sakarya Şubesi, Vakıfbank Keşan Şubesi, TEB Sanayi Şubesi'ne ait çek yaprakları ve çek koçanları ile Yapı Kredi Bankası Eyüp Şubesi, TEB Beylikdüzü Şubesi, Vakıfbank Beylikdüzü Şubesi, Finansbank Davutpaşa Şubesi, HSBC Bank İzmir Çamdibi Şubesi, Garanti Bankası İzmir Şirinyer Şubesi çek yaprakları ile çek koçanları, çek kayıt defterleri, faturalar, POS cihazı ve slipleri ile, perakende satış fişlerinin zayi olması sebebiyle zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, dosya üzerinde yapılan incelemede, davanın TTK.

4.ve 5. maddeleri gereğince ticari dava kabul edilmediği ve HMK.

383.maddesi gereğince görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar vermiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. İstem, kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline ve bir kısım ticari defter ve evraklar için zayii belgesi verilmesine ilişkindir.

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nın 383. maddesinde çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak ''aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece'' sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür. Söz konusu hükümden anlaşılması gereken, aksine bir düzenlemenin varlığı halinde görevli mahkemenin bu düzenlemeye göre belirleneceğidir.

Konuya bu bağlamda yaklaşıldığında, gerek TTK'nun 563 vd maddelerinde düzenlenen kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline ilişkin davaların ve gerekse de TTK'nun 68 vd maddelerinde düzenlenen zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin davaların, hem 1086 sayılı Kanun'un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve hem de 6100 sayılı HMK'nun 382/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna dair çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu söylenmelidir. Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir. Ancak, bu nitelikteki davalar ve/veya HMK'da tercih edilmiş tanımıyla işlerin, aynı zamanda TTK'nun 4 ve 5. maddeleri uyarınca ticari dava ve/veya iş niteliğinde bulunduğu da kuşkusuzdur.

TTK'nun 4 ve 5. Maddesinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulundukları düşünüldüğünde, bu davalar ve esasen ticaret hukukuna dahil ve mahkemece görülecek olan çekişmesiz yargı işlerinin tümü bakımından görevli mahkemenin tayininde,

HMK'nun 383. maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenlemenin var olduğu; bu durumda TTK'nun 5. maddesinin başlığı ile birlikte nazara alındığında, Ticaret Kanunu'nda yer alan çekişmesiz yargı işleri bakımından asıl görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olup ticaret mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise asliye hukuk mahkemesinin görevli kabul edilmesi gerektiği açıktır. Nitelik, 6100 sayılı HMK ile aynı tarihte kabul edilen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 757/1. maddesinde bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olduğunun belirtilmiş olması da yasa koyucunun iradesinin söz konusu yorum yönünde tecelli ettiğinin açık bir göstergesidir. Tüm bu nedenlerle mahkemece yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmiş olması yerinde olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile yerel mahkemenin kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog