11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/12050 E. , 2012/18977 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.04.2011 tarih ve 2009/404-2011/438 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete tüm işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan Lider İplik Tekstil San. Tic. Ltd. Şti'ne ait işyerinde, aynı binanın bir üst katında davalının da kullanmakta olduğu binanın çatı katındaki temiz su borusunun patlaması ile borudan veya açık bırakılan musluktan akan suların zemine yayılıp 5. kattaki işyerine aktıktan sonra sigortalı mahalle sirayeti sonucu maddi hasar meydana geldiğini, tesbit edilen 4.708.50 TL' lik hasarın sigortalıya 19.04.2007 tarihinde ödendiğini,
TTK'nun 1301 maddesi gereğince müvekkilinin sigortalıya halef olduğunu, bunun davalıdan tahsili amacıyla Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü'nün 2008/3366 E. sayılı takibe girişildiğini, davalının hakız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına (hissesi ve kusuruna tekabül eden kısım açısından) oranında tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın haksız fiilden kaynaklandığını, BK'nun 60. maddesi gereğince bir yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, itirazın iptali davasını açma hakkının da yine bir yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, bu sürelerin geçtiğini, davacının icra takibini kat maliklerine karşı hisseleri oranında başlatmış olmasına rağmen rücu alacağının tamamının müvekkilinden talep etmesinin haksız olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalıya ait binanın çatı katından sızan suların davacının sigortalısına ait yerin duvar boyasına verdiği hasarın 360 TL, tekstil ipliklerine verdiği zararın ise 3.668.50 TL olduğu, toplam zararın 4.028.50 TL olduğu, davalı vekili zamanaşımı itirazında da bulunmuş ise de su sızıntısının 19.11.2006 tarihinde meydana geldiği, zararından tesbitinden sonra bir yıllık süre içinde 06.08.2007 tarihinde takip başlatıldığı, takibe itiraz edildiği, itirazın davacıya tebliğ edilmediği, davacının öğrendiği tarihin aksi ispat edilmediği müddetçe kendi beyan ettiği tarih olduğu, buna göre İİK'nun 67. maddedeki itirazın iptali davası açmak için bir yıllık sürenin de geçmediği, zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, davalının itirazının haksız olduğu, bilirkişi tarafından tesbit edilen miktara yönelik itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabülü ile 4.028.50 TL asıl alacağa yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %40 ı oranında tazminat takdirine, karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Uyuşmazlık, itirazın iptaline ilişkindir.
Davacı tarafça yapılan icra takibinde takibe konu miktarın aralarında davalının da bulunduğu tüm kat maliklerinden hisseleri oranında tahsili istenildiği ve iş bu davada da davalının takibe karşı ileri sürdüğü itirazın hissesi oranında iptaline karar verilmesi talep edildiğine göre, mahkemece davalının hisse oranı belirlendikten sonra bu oran dikkate alınmak suretiyle itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve infazda tereddüt oluşturacak biçimde yargılama sonucu bilirkişi tarafından belirlenen 4.028.50 TL asıl alacağa yapılan itirazın iptaline şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3.Ayrıca, uyuşmazlık tazminata ilişkin olup davanın bu niteliği itibari ile uyuşmazlık konusu alacağın likit olduğu kabul edilemeyeceği halde davalı aleyhine asıl alacağın %40' ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
4.Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.