Esas No
E. 2016/577
Karar No
K. 2016/577
Karar Tarihi
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2016/577 K. 2016/577 T.
Resmî Atıf SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2016/577, K. 2016/577, T. 11.01.2018
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2016/577
Karar No
2016/577
Karar Tarihi
11.01.2018
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2016/577 Esas - 2018/36

T.C.

SAMSUN

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2016/577 Esas
KARAR NO: 2018/36
DAVACI: ...
VEKİLİ: ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: ...
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/06/2016
KARAR TARİHİ: 11/01/2018
KARAR YAZ. TARİHİ: 17/01/2018

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İSTEM

Davacı vekili 01/06/2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kendisine ait olan fabrikada gıda üretimi yapmış olduğu " Ankara Yolu 4. Km Sungurlu - Çorum" adresinde ...abone numarası ile davalı kurumdan normal sanayi tipi ve aynı adreste ... abone numarası ile de ticarethane, büro, yazıhane tipi elektrik enerjisi satın aldığını, her ay söz konusu iş yerinde kullandığı elektrik tüketim miktarına göre fatura tahakkuk ettiğini, bu faturalarda hizmet bedeli karşılığı olmayan kayıp kaçak, dağıtım, sayaç okuma, perakende hizmet ve iletim bedelleri alınmış olduğunu, kötü niyetli diğer kullanıcıların kaçak kullanımı ve tedarikçi elektrik dağıtım firmasının ağır ihmal ve kusurları ile alt yapısının eksikliklerinden kaynaklanan kayıp ve kaçak bedellerinin müvekkiline yansıtılmaması gerektiğini, kayıp ve kaçak oranlarının bölgeler arasında oransal olarak da farklılık oluşturduğunu, bu nedenle elektrik faturalarına yansıtılan oranlarda dahi bir tutarsızlık görülebileceği gibi bir başkasının hukuka aykırı eyleminden kaynaklanan zarının diğer abonelerden karşılanmak istenmesinin hakkaniyet ile bağdaşmadığını, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 33. maddesinde "Bu yönetmelik hükümleri uyarınca elektrik enerjisi hizmeti alan müşterilerin hakları ve zararlarının tazmini konusunda kanunun 11. maddesi ve 4077 sayıl Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri ile buna ilişkin mevzuat hükümleri uygulanır" hükmünün bulunduğunu, mevcut mevzuat hükümleri çerçevesinde müvekkili şirketin fabrikasında üretim amaçlı olarak kullandığı elektrik tüketim bedelinin haricinde kendisinden ayrıca kayıp - kaçak bedeli, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmet ve iletim bedelleri tahsil edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek müvekkili şirketinin adresindeki fabrikada kullanmış olduğu elektrik enerjisi dışında kendisinden geriye dönük 10 yıllık süre içerisinde tahsil edilen kayıp - kaçak bedeli, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmet ve iletim bedellerinin tespiti ile söz konusu bedelin hesaplanacak faizi ile iadesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı ...vekili 28/07/2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yapılan ve iadesi talep edilen fatura unsurlarının EPDK'nın düzenleme yapma yetkisine dayanarak belirlediği ve kurul kararıyla uygulanan bedeller olduğunu, dava konusu edilen bedellerin yasal dayanağı olan EPDK tarife kurul kararının halen yüküklükte ve geçerli bir genel düzenleyici idari işlem olduğunu ve 6717 sayılı yasa ile değişik 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun geçici 19 ve 20 maddeleri yollamasıyla 17. maddenin 10 fıkrasının emredici hükmü karşısında kurul kararına uygun olarak tahsil olunan bedellerinin iadesi istemini içerir davarının reddi gerektiğini savunmuştur.

DELİLLER

Bilirkişi raporu, taraf beyanları, faturalar ve tüm dosya kapsamı KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE: Dava, ticari elektrik abonesi olan davacıdan, davalı tarafından tahsil edildiği iddia olunan kayıp - kaçak bedeli, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmet ve iletim bedellerinin davalıdan tahsili davasıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. Sayılı kararı ve 3. Hukuk Dairesinin kararları ile Anayasanın Vergi Ödevi başlıklı 73. maddesindeki “... Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır..." şeklindeki düzenlemeye göre; kayıp-kaçak, sayaç okuma, dağıtım, perakende hizmet ve iletim bedeli uygulamasının EPDK kararları ve tebliğleri çerçevesinde uygulama arz eden ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde EPDK tarafından belirlenerek uygulandığı, bu tarihteki mevcut hukuki düzenlemenin EPDK'na sınırsız bir fiyatlandırma ve tarife unsuru belirleme hak ve yetkisi vermediği, özellikle kaçak (elektrik enerjisinin hırsızlanması) bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan diğer kalemlere ilişkin bedel miktarlarının şeffaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne bedel ödendiğinin bilinmesinin de şeffaf hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğu, EPDK kararları ile bu bedellerin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınmasının hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir.

Ancak iş bu uyuşmazlıkla ilgili yargılama sırasında 17.06.2016 Tarih 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren geçmişe de etkili 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı kanunun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile; "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır." hükmü getirilerek Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış, bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde EPDK'nun kanundaki yetkileri genişletilerek yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir.

Yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen geçici 19 ncu maddede "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmü mevcuttur. Geçici 20. madde ise "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir.

Her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki sebeplere ilişkin koşullara göre hükme bağlanır. Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması ve tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması gibi hallerde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda yargılamaya devam edilerek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunun tespit edilmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafa yargılama giderinin yükletilmesi gerekmektedir.(Y3HD 2016/16610 E 2017/1011 K örnek ilamı)

Yukarıdaki açıklamalara göre dava dosyası incelendiğinde somut olayda, davacı tarafın dava açıldığı tarihteki mevzuat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. Sayılı kararı ve 3.HD kararları gereği dava açmakta haklı olduğu, bu kapsamda kayıp kaçak ve diğer bedellerin davalıdan tahsilini talep edebileceği dikkate alındığında, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliği ya da içtihadı birleştirme kararı gereği davanın kabul edilmemesi nedeniyle haksız çıkmasına rağmen yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmıştır.

Anılan yasa maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereği, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre davanın görülmesi sırasında geçmişe yürür yasa gereğince davanın konusuz kalması dikkate alınarak davacının yargılama giderlerinden sorumlu olmamasına karşın davanın esastan kabulle sonuçlanmayıp konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmediği görülmekle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir.(Y3HD 2016/16610 E 2017/1011 K sayılı örnek ilamı)

Davanın niteliğine göre adli yargıda yargılama yapılmasının doğru olduğu, tarafların tacir olmasına göre mahkememizin görevli olduğu anlaşılmış, her ne kadar 6719 sayılı yasanın iptali yönünden Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi tarafından 07/09/2016 tarihinde görüşülmesine başlanmasına rağmen bugüne kadar kararın çıkmadığı, yasal bekleme süresinin dolduğu anlaşılmakla bekletici mesele yapılmasına ilişkin talepler reddedilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1.Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

2.Alınması gerekli 35,90 TL harçtan peşin alınan 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 6,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına

3.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan maktu 500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacı tarafa verilmesine.

4.Davacı tarafça yapılan 170,80 TL tebligat gideri, 1.500,00 TL bilirkişi masrafı, olmak üzere toplam 1.670,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde, müracaat etmeleri halinde kalemde, müracaat etmemeleri halinde dosyaya hesap numarası bildirmiş ise hesaba aktarmak sureti ile, hesap numarası da bildirilmemiş ise masrafı gider avansından karşılanmak sureti ile PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak davacı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı.11/01/2018 Katip... Hakim ...

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog