Aramaya Dön

Danıştay 5. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2022/7957
Karar No
K. 2023/20132
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/7957 E.  ,  2023/20132 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No: 2022/7957
Karar No: 2023/20132
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. …
DAVALI: … / ..
VEKİLİ: Av. …

DAVANIN KONUSU :

Davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Mesleğini büyük bir onur ve gururla yaptığı, onur ve saygınlığına gölge düşürecek hiç bir hareket içersinde bulunmadığı, bölücü ve yıkıcı terör örgütünün en faal olduğu dönemde bu asılsız iftiraya maruz kaldığı, 15 Temmuz kanlı darbe girişimi öncesinde bir çok kamu görevlisinin benzer asılsız iddialar ile terör örgütü FETÖ/PDY tarafından mağdur edildiğinin bilindiği, meslekten çıkarılmasına dair kararın gerekçesiz olduğu ileri sürülerek dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.

DAVALININ SAVUNMASI : Davacının, görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçundan yapılan ceza yargılaması sonucunda 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, bu nedenle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis cezası ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir hükmü uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sürecin gerektirdiği tüm işlemlerin yasanın öngördüğü biçimde uygulandığı ve soruşturma sürecine matuf karar ve işlemlerde davacının mağduriyetine sebep olacak herhangi bir hukuka aykırı işlemin bulunmadığı, dava konusu kararın hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden incelenme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

Anayasa’nın “Hakimlik ve Savcılık Teminatı" başlıklı 139. maddesinde, meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hariç, hakim ve savcıların azlolunamayacağı kurala bağlanarak, hâkimlik ve savcılık mesleğinin teminat altına alındığı, 140. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, hâkim ve savcıların atanmaları, hakları ve ödevleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ile diğer özlük işlerinin mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Anayasa’nın 139. ve 140. maddeleri, hâkim ve savcıların, hangi fiilleri nedeniyle veya hangi suçlardan mahkum edildiklerinde meslekten çıkarma cezası verileceği konusunun düzenlemesini kanuna bırakmıştır.

Hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı, güvenden de kaynaklanmaktadır. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile eş orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin onur ve şerefi; hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder.

Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, kanun koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır. Kanun koyucu, Anayasa’nın verdiği bu yetkiye dayanarak, hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezasını gerektiren bir suçtan mahkum olma veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilme hâllerini, 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinde düzenlemiştir. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir. Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.

Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıya isnat olunan eylemlere ilişkin yapılan soruşturma sonucu, hakkındaki iddiaların doğrulandığı ve eylemlerin sübuta erdiği, ilgilinin görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçundan Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarihli, ... esas ve … sayılı kararı ile TCK'nın 257/3, 62 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 5000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın Yargıtay Ceza Genel Kurulunun … tarihli, … esas, … karar sayılı kararı ile onanarak 07/07/2020 tarihinde kesinleştiği, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 69’uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca “Taksirli suçlar hariç olmak üzere altı aydan fazla hapis cezası almış olmak” halinin meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği anlaşıldığından, davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69'uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara yönelik yeniden inceleme talebinin de aynı Dairenin, ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla reddedildiği, davacının anılan karara yaptığı itirazın Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine dava konusu edildiği anlaşılmıştır.

Bakılan davada, hakkında isnat olunan eylemler yönünden yapılan yargılama sonucu hapis ve adli para cezasına karar verilen davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69'uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :

Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının görevin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçundan yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay ... Ceza Dairesinin (İlk Derece) .. tarih ve E: .. ve K:… sayılı kararıyla 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun .. tarih ve E:... … sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verildiği ve anılan mahkumiyet kararının 07/07/2020 tarihinde kesinleştiği, 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca “Taksirli suçlar hariç olmak üzere altı aydan fazla hapis cezası almış olmak” halinin meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği anlaşıldığından bahisle 2802 sayılı Kanun’un 69. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Meslekten çıkarma cezasının yeniden incelenmesi talebi Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile reddedilmiştir. Bu karara karşı yapılan itiraz başvurusunun da Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., ... sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde, meslekten çıkarmanın, bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesi olduğu, ikinci fıkrasında da taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymenin meslekten çıkarılmayı gerektirdiği hükmüne yer verilmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Davacının, üzerine atılı görevin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçundan yargılandığı davada, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu karar onanarak kesinleşmiştir. Bu nedenle; davacının kesinleşen mahkumiyet kararından dolayı, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca meslekten çıkarılması için öngörülen koşul gerçekleştiğinden, dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Hâkimler ve Savcılar Kurulu 2. Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., ... sayılı kararının iptali istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE,

2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3.Artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,

4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.100,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,

5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog