11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2023/2931 E. , 2024/5541 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "YEDİTEPE" esas unsurlu tanınmış markalarını mesnet göstererek, davalı şirketin 2016/11569 sayılı "YEDİTEPE OSGB" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından bir takım mal ve hizmetlerin çıkarıldığını, markanın tümden reddi için yaptıkları itirazların ise davalı TÜRKPATENT YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkiline ait “Yeditepe” markalarının Türkiye’de 20 seneye yakın bir süredir tanınan markalar olduğunu, müvekkilinin münhasıran "Yeditepe" ibaresini içeren ve bu ibareyi havi tescilli/başvuru halindeki seri markaların sahibi olduğunu, taraf markaları arasında iltibas oluşturacak derecede benzerlik bulunduğunu ve taraf markalarının benzer olduğuna ilişkin YİDK kararına davalı şirket tarafından itiraz edilmediğini, "OSGB" ibaresinin “Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi”nin kısaltması olduğunu ve herhangi bir marka vasfı taşımadığını, davalı şirketin “YEDİTEPE OSGB” ibaresini kullanması halinde müvekkiline ait markanın tanınmışlığından haksız yararlanacağını ve tanınmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyeceğini, dava konusu markanın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükümsüz kılınması gerektiğini, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını, davalı şirketin müvekkilinin varlığından haberdar olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 01.12.2017 tarih ve 2017-M-10288 sayılı kararının iptaline ve 2016/11569 sayılı dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı Şirket, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın 35, 41, 44 ve 45. sınıfta yer alan hizmetler bakımından tescili için başvuruda bulunulduğu, davacının itirazı üzerine 44 ve 44. sınıfta yer alan bir takım hizmetlerin başvuru kapsamından çıkartıldığı, taraf markalarında baskın olan unsurun ortak ibare olan “Yeditepe” ibaresi olduğu, davacı markalarında ayrıca “üniversite”, “ağız ve diş sağlığı” gibi “eğitim” ve “sağlık” ile ilgili tanımlayıcı unsurların dava konusu markada ise bir çırpıda anlam yüklenmesi mümkün olmayan “...g.b.” kısaltmasının yer aldığı, bu ibare nedeniyle markalar arasında bütünsel benzerlik bulunduğu, YİDK kararında “Yeditepe” ibaresinin İstanbul şehrini tanımlamakta yaygın olarak kullanılan bir ibare olması nedeniyle ayırt etme vasfının düşük olduğunun belirtildiği, ancak, Yeditepe’nin İstanbul’a eş bir kelime olduğunu söylemek mümkün olmadığı ve bir çeşit telmih yolu ile gerçekleşen anlatıma dayalı olduğu, ayrıca taraf markalarının kapsamlarındaki hukuki hizmetler ile işyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetlerinin Yeditepe ile ilişkilendirilmesi mümkün olmadığından ayırt ediciliğin ileri sürüldüğü gibi düşük olduğunun kabul edilmesinin de mümkün olmadığı, taraf markaları arasında baskın durumda olan ve ortak unsur olan Yeditepe ibaresi nedeniyle bütünsel açıdan benzerlik bulunduğu, dava konusu YİDK kararında davacının marka işlem dosyası kapsamında dayanak yaptığı 2006/16860 ve 2004/08754 tescil numaralı markalar kapsamındaki 42. sınıf: "Hukuki hizmetler: Hukuki araştırma hizmetleri, telif hakları yönetim hizmetleri, sınai ve ... mülkiyet hakları konusunda danışma hizmetleri; marka, patent ve endüstriyel tasarım konularında danışmanlık hizmetleri" açısından var olan kapsam benzerliğinin göz ardı edildiği, bu markaların kapsamındaki hizmetler dava konusu markanın tesciline karar verilen 45. sınıf: "Hukuki hizmetler (sınai ve ... mülkiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri dahil)." ile aynı/benzer olduğu, davacının dava aşamasında dayanak yaptığı markalardan dava konusu markadan önceki tarihli 2015/65142 ve 2015/65144 tescil numaralı markaların kapsamındaki 44. sınıf: "İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri." ile dava konusu markadaki 44. sınıf: "İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri."nin aynı olduğu, dava konusu markanın tescil kapsamındaki 35. sınıfta yer alan “bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi hizmetlerinin” nin, davacının marka işlem dosyasında dayanak markalarından 2006/16860 ve 2004/08754 nolu markaların 09. ve 42. sınıfında yer alan mal ve hizmetlerle benzer olduğu, markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas ihtimali bulunduğu, tanınmışlık iddiasının ve kötü niyetin ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile YİDK'nın 01.12.2017 tarih ve 2017-M-10288 sayılı kararının davacının itirazının reddiyle ilgili kısım yönünden, YİDK aşamasında dayanılan gerekçe markalar göz önünde bulundurularak, 45. sınıfta "hukuki hizmetler (sınai ve ... mülkiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri dahil)" 35. sınıfta "bilgisayar veri tabanındaki bilginin sistematik hale getirilmesi" hizmetleri yönünden iptaline, hükümsüzlük talebinin kısmen kabulü ile davalı şirket adına tescilli 2016/11569 sayılı "YEDİTEPE ...G.B+şekil" ibareli markanın tescilli olduğu, 45. sınıfta "hukuki hizmetler (sınai ve ... mülkiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri dahil)", 35. sınıfta "bilgisayar veri tabanındaki bilginin sistematik hale getirilmesi" hizmetleri ve 44. sınıfta "iş yeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri" yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynılık yönünden değerlendirildiğini, ancak benzerlik yönünden değerlendirilmediğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 16.01.2015 tarih ve 2014/15359 E., 2015/503 K. sayılı kararında aynı alt sınıfta bulunan mal ve hizmetlerin benzer bulunması gerektiğinin belirtildiğini, asgari sektörel tanınmışlık koşulu sağlandığından tanınmış markadan kaynaklanan korumanın verilmesi gerektiğini, başvurunun kötü niyetli olduğunu ve müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlamayı amaçladığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının davanın kısmen reddi yönünden kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzer olduğunu, ancak başvuru kapsamında kalan emtialar yönünden iltibas ihtimali bulunmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında "YEDİTEPE" ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunduğu, dava konusu başvurunun davacı markalarından yeterince farklılaşamadığı, tüketicilerde markaların farklı ticari kaynaktan geldiği algısının oluşmayacağı, bu hali ile aynı mal ve hizmetler üzerinde kullanılmaları halinde aralarında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, her ne kadar başvuruya itiraz aşamasında başvuru kapsamından benzer olan bir kısım hizmetler çıkartılmış ise de, İlk Derece Mahkemesi kararında da tartışıldığı üzere halen dava konusu markanın kapsamında benzer hizmetlerin yer aldığı, öte yandan tanınmışlık ve kötü niyetin ispatlanamadığı anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde belirttiği nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını davanın reddini talep etmiştir.
2.Davacı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını davanın kabulünü talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali, markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri,
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı ve davalı Kurum vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı Kuruma yükletilmesine, Davacı Üniversite harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı Üniversite'ye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.