Esas No
E. 2011/911
Karar No
K. 2012/19316
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2011/911 E.  ,  2012/19316 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/10/2010 tarih ve 2010/83-2010/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin Bursa Palas Oteli'ni Özelleştirme Kurumu'ndan ihale yoluyla satın aldığını, satış öncesi davalı kurumca hazırlanan tanıtım dokümanı ve ihale şartnamesinde otelin bir bütün halinde satılmasına ilişkin koşulların belirtildiğini, varlık satış sözleşmesinin imzalanmasından sonra söz konusu oteli hasılat kira sözleşmesi ile kullanan davalı şirketin oteli ve içindeki demirbaşları müvekkiline devrettiğini, devir sözleşmesinde hiçbir hakkın saklı tutulmadığını, bu sözleşmenin aksi kararlaştırılmadıkça işletmeye dahil olan bir unsur olan markanın devrini de kapsadığını, müvekkilinin oteli işletmeye başladıktan kısa bir süre sonra davalı şirketin “HOTEL ÇELİK PALAS” markasının kendi adına tescilli olduğunu bildirerek satış yapılacağına ilişkin bir yazıyı müvekkiline gönderdiğini, anılan markanın tarihsel bir simge olup otelden ayrı düşünülemeyeceğini ileri sürerek, “HOTEL ÇELİK PALAS” ibaresine müvekkilinin tecavüzünün bulunmadığının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı kurum vekili, dava konusu edilen markanın diğer davalıya ait olması nedeniyle müvekkili hakkındaki davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, satış sözleşmesinde söz konusu isim ile ilgili bir hükmün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, dava konusu edilen ibarenin müvekkili adına tescilli marka olduğunu, davacının oteli almasına ilişkin sözleşmede müvekkilinin taraf olarak bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının varlık satış sözleşmesiyle devraldığı otelin adının bu devre dahil olup olmadığı ve “HOTEL ÇELİK PALAS” ibaresinin kullanımına yönelik davacı eyleminin davalı şirketin marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmayacağı noktasında toplandığı, anılan tanıtım işaretinin, işletme adı niteliğinde bulunduğu, davalı şirketin söz konusu işletmeyi diğer davalı ile aralarındaki sözleşme uyarınca işletmeye başladıktan sonra “Emek İnşaat ve İşletme A.Ş.-Çelik Palas Otel Bursa Şubesi” adıyla Bursa Ticaret Siciline tescil ettirdiği, ayrıca davalı şirketin bu işlemlerden çok daha evvel 08.11.1999 tarihinde “HOTEL ÇELİK PALAS” ibaresini 43 ve 44. sınıfta yer alan hizmetler için marka olarak tescilini yaptırdığı, varlık satış sözleşmesiyle anılan otelin davacı şirkete devrolunduğu, bunun üzerine davalı şirketin işletme adını ticaret sicilinden terkin ettirdiği, davacının satın aldığı otelle ilgili satışı gerçekleştiren SGK'ın herhangi bir ticari faaliyeti bulunmadığı, dolayısıyla bir ticaret unvanı tescilinin de olmadığı, davalı kurumun yargılama konusu işletmeye esas bir ticaret unvanı tescili bulunmaması sebebiyle yargılama konusu olaya ticaret unvanının korunması, işletmenin devriyle birlikte unvanının devri gibi hususları düzenleyen TTK'nın 51 vd madde hükümlerinin uygulanamayacağı, satışa konu tesisin sadece mülkiyetinin davalı kuruma ait bulunduğu, işletmecilik hakkı ile ticari işletmenin mal varlığı içerisinde düşünülen işletme adı gibi gayri maddi varlıkların ise davalı şirkete ait olduğu, bu durumda söz konusu tesisin davacıya satış yoluyla devredilmesiyle anılan işletmenin tescilsiz biçimde kullanılan adının davacıya devredilmiş bulunduğunun kabulüne imkan olmadığı, zira hiç kimsenin kendisine ait olmayan bir hakkı üçüncü kişiye devredemeyeceği, davalı kurumun dava konusu markayla bir ilgisi olmadığından kendisine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davalı kuruma yönelik davanın husumetten, davalı şirkete yönelik davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog