11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/13142 E. , 2012/18686 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/05/2010 tarih ve 2009/75-2010/313 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20/11/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av...... ile davalı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin içerisinde Sabah Gazetesi’nin yer aldığı medya sektörünün bir çok saygın markasının sahibi olduğunu, anılan gazetenin uzun süreden beri yayınını devam ettirdiğini, tarafsız ve bağımsız yayın politikasının bulunduğunu, davalıların sorumlu olduğu ‘Habertürk’ adlı televizyonda davalılardan ...’nın sunduğu ‘Olaylar ve Gerçekler’ adlı programda müvekkili gazetenin yayın politikasının, halihazırdaki iktidar partisinin iradesi yönünde değiştiği yönünde kanı oluşacak şekilde gerçek dışı tablo yaratılmaya çalışıldığını, bunun sistemli şekilde gerçekleştirildiğini, müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, kötülendiğini, hakkında yanlış ve yanıltıcı bilgi verildiğini, davalı eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davalılar eyleminin haksız eylem ve haksız rekabet niteliği taşıdıklarının tespitine, 150.000 TL manevi tazminatın tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı C Görsel Yay. A.Ş ile davalı ... vekili, yayınların hukuka uygun olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın. 26 ve 28.maddeleri kapsamında, basına tanınan eleştri sınırları içinde kaldığını, gerçek bulunduğunu, Başbakan’ın damadı ile onun kardeşinin davacı şirketin üst yönetiminde yer aldığını, bu hususun devamlı haber konusu olduğunu, yayınların toplumsal ilgi ve kamu yararı barındırdığını, haksız eylem ve haksız rekabetin bulunmadığını, tazminat isteminin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, iddiaların yerinde olmadığını, yayınların hiçbir hakaret, kötüleme ve karalama içermediğini açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dilekçesinde açıkladığı program çözümlerinin gerçekleştirildiği, davalı ...’nın kendi uslubu içerisinde olayların yorum ve eleştirisinin yapıldığı, anlatılan olaylar ile kullanılan üslup ve sözlerin birbirine uygunluk gösterdiği, haberin verilişinde gerçeğe aykırı eklemeler yapılmadığı, basının haber verme özgürlüğünün gerçeklik, kamu yararı ve toplumsal ilgi, güncellik, konu ile ifade arasındaki düşünsel bağlılık, temel gerçeği ve haberin verildiği andaki beliriş biçimlerine uygunluğu ele alındığında, haberin güncel olduğu, konuyla ifade arasındaki düşünsel bağlılığın bulunduğu, haksız eylem ve haksız rekabetin unusurlarının oluşmadığı, Anayasa’nın 28, BK’nun 49 ve TTK’nun 58. maddeleri uyarınca manevi tazminatı gerektirir durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.