Danıştay 2. Daire Başkanlığı
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6798 E. , 2024/1299 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem : Dava; Şanlıurfa ili, Halfeti İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapan davacının, "Amirin emrini yapmamak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. ve 15. maddeleri uyarınca 10 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Şanlıurfa Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu'nun … günlü, … sayılı kararının, maddi ve manevi zararlarının tazmini hakkı saklı kalmak kaydıyla iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının görev yaptığı Emniyet Müdürlüğü'ne "Küçük yaştaki kıza cinsel istismar" şikayetiyle başvuran mağdur küçük kızın ve annesinin korunması için grup amir vekili tarafından davacıya talimat verilmesine rağmen, koruma talimatını yerine getirmeyerek, amirinden yazılı emir istediği ve emri yerine getirmekten imtina ettiği yolunda düzenlenen rapora istinaden açılan soruşturma sonucunda, "Amirin emrini yapmamak" suçunun sübut bulduğundan bahisle dava konusu disiplin cezasıyla cezalandırıldığı, 01/05/2012 tarihli Adli Kolluk Cumhuriyet Savcısı Görüşme Tutanağına göre, "mağdur ve annesinin Şelaleli Konağa bir memur nezaretinde konaklamalarının sağlanması" yönünde talimat verildiği, bu talimatın gereği sabaha kadar koruma görevini ifa etmekle davacının görevlendirildiği, bu esnada vatandaşlardan "Mağdurenin yakınlarının olayı öğrendiğini, bu nedenle ilçeye gelebileceklerini, herhangi bir saldırıda bulunabilecekleri" bilgisinin alınması üzerine grup amir vekilince (07/06/2012 tarihli Bilgi Alma Tutanağı) Polis Merkezi amiri başkomiserden alınan yeni talimatla polis sayısının ikiye çıkartıldığı, polis memurlarının şahısları da alarak kalacakları yere götürmeleri ve ekip otosuyla çevresinde koruma görevi ifa edeceklerinin bildirildiği, grup amirinin çevre koruma görevi olarak talimat verdiği ve bunun alınan tüm ifadelerde sabit olduğu, grup amirinin Polis Merkezi amiri başkomiserden aldığı talimat gereği; "polis memurlarının konak çevresinde ekip otosuyla çevre güvenliği sağlaması" yönündeki emrinin günün nöbetçi Cumhuriyet Savcısının "müşteki anne ve kızının Şelaleli Konak adlı konaklama yerinde polis memuru nezaretinde konaklatılması" talimatından farklı olduğu, nezaret görevinin mağdurun kaldığı oda içinde bulunmayı da gerektirebileceği, adli kolluk amiri olan Cumhuriyet Savcısının talimatının değiştirilemeyeceği, açık ve net değil ise ikinci bir talimat alınarak açıklığa kavuşturulabileceği, dolayısıyla davacının emrin değiştirilemeyeceğine aksi halde yazılı emir verilmesine dair yaptığı itirazın yerinde olduğu, grup amiri ile adli kolluk amiri olan Cumhuriyet Savcısının emirleri arasında farklılık bulunduğu, davacının nöbetçi savcının talimatına aykırı olan emre karşı yazılı emir verilmesini istemesinde mevzuata aykırılık bulunmadığından, amirin emrini yapmamak fiili nedeniyle cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; polis memuru olan davacının, amirinin emri açık ve net olmasına rağmen koruma görevini yerine getirmemekte ısrar etmesi sonucu, sübut bulan eylemine uyan disiplin cezasıyla cezalandırıldığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI: Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: … DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesi tarafından, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesine; anılan Daire tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca Danıştay Beşinci Dairesine; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY:
Şanlıurfa ili, Halfeti İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi uyarınca "Amirin emrini yapmamak'' fiilini işlediğinden bahisle "24 ay uzun süreli durdurma cezası'' ile cezalandırılması gerekmekte ise de, sicilinin olumlu olması ve cezasının bulunmaması nedeniyle anılan Tüzüğün 15. maddesi uygulanmak suretiyle "10 ay kısa süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Şanlıurfa Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu'nun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT:
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesinde yer alan "Amirin emrini yapmamak" fiilinin 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirdiği hüküm altına alınmış olup, aynı Tüzüğün 15. maddesinde, "Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir." kuralına yer verilmiştir. 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Disiplin cezaları" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında, "Kurumda geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir." hükmü yer almış, 8/5-ç-4. maddesinde de, "Amirin usulüne göre verdiği emri yerine getirmemek" fiilinin 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirdiği düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının görev yaptığı Halfeti İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne 01/05/2012 tarihinde saat 00:30 sıralarında bir anne ve kızının "Küçük yaştaki kıza cinsel istismar" şikayetiyle başvurduğu, mağdur küçük kız ve annesinin korunması için grup amir vekili tarafından davacıya talimat verilmesine rağmen, koruma talimatını yerine getirmeyerek, amirinden yazılı emir istediği ve emri yerine getirmekten imtina ettiği yolunda tutulan 01/05/2012 tarihli rapora istinaden davacı hakkında başlatılan soruşturma sonucunda, verilen emri yerine getirmemekte ısrar ettiği, polislik mesleğinin gereği olan koruma görevini, saldırı riskini bahane ederek yerine getirmediğinden bahisle dava konusu disiplin cezasının tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Olayda, dava konusu işlemin dayanağı niteliğindeki soruşma raporu ve ekleri incelendiğinde; şikayetçi mağdur küçük kız ve annesinin yaptığı başvuru sonrasında bilgi verilen nöbetçi Cumhuriyet Savcısı tarafından 01/05/2012 tarihli Adli Kolluk Cumhuriyet Savcısı Görüşme Tutanağı ile "delillerin tespiti, şüpheli şahsın yakalanarak beyanının alınması ve gözaltına alınması, mağdurun sabah mesai başlangıcında uzman hekimin bulunduğu Birecik İlçesi veya Şanlıurfa İli Devlet Hastanesine sevkinin sağlanarak raporunun alınması, anne ve babasının müşteki sıfatıyla beyanının alınması, mağdure ile annesinin ilçedeki Şelaleli Konak isimli konaklama yerinde bir memur nezaretinde konaklamalarının sağlanması" talimatlarının verildiği, grup amir vekili A.Y.'nin, Cumhuriyet Savcısının talimatının gereğini yerine getirmek üzere davacıyı, Şelaleli Konak adlı yere mağdure ve annesinin yerleştirilmesi ve sabaha kadar korunmasıyla ilgili görevlendirdiği, emri alan davacının olayın hassasiyeti ve mağdurun kadın olması nedeniyle kadın polis memuru görevlendirilmesi gerektiğini, kendisinin iftiraya maruz kalabileceğini söylediği, bu esnada Polis Merkezi nöbetçisi polis memurunun Polis Merkezi önünde bulunan vatandaşlardan aldığı "Mağdurenin yakınlarının olayı öğrendiğini, bu nedenle ilçeye gelebileceklerini, herhangi bir saldırıda bulunabilecekleri" bilgisini grup amir vekili A.Y.'ye ilettiği, davacının bir kişinin yeterli olmayacağını, mağdurenin yakınlarının gelebileceğini ve bayan memur görevlendirilmesi gerektiğini tekrar dile getirdiği, grup amir vekili A.Y.'nin, alınan bilgiyi Polis Merkezi amiri başkomiser O.Y.'ye ilettiği ve yapılan değerlendirme sonrasında görevlendirilen polis memuru sayısının ikiye çıkarıldığı ve davacıyla birlikte polis memuru M.B.'nin görevlendirildiği, mağdurenin annesi yanında olduğundan bayan memur görevlendirmeye gerek görülmediği, Polis Merkezi amirinin de talimatının bu şekilde olduğu, ekip otosuyla mağdure ve annesini Şelaleli Konak'a intikal ettirmeleri ve orada korunmaları için gerekli tedbirlerin alınması emrinin verildiği, polis memuru M.B.'nin verilen emre "Tamam" diyerek görevi yerine getirdiği, ancak davacının emri yerine getirmekten imtina ettiği ve kendisine acil bir durumda yaklaşık 100 metre ileride Kaymakamlık konutunda görevli iki polis memurundan yardım isteyebileceği söylenmesine rağmen emri yerine getirmemekte ısrar ettiği, grup amir vekili A.Y.'nin bu konuyu rapor edeceğini bildirmesi üzerine davacının yazılı emir talep ettiği, amirin, yazılı emir verilmesini gerektirir herhangi bir durum bulunmadığını belirterek davacı yerine başka bir polis memurunu görevlendirdiği görülmüştür.
Olayda, polis memuru olan davacının, mesleğinin niteliği ve önemi gereği amirleri tarafından verilen emirleri yerine getirmesi gerektiği açık olup, amirin verdiği emirde yazılı emiri gerektiren bir durumun bulunmadığı, emrin açık ve anlaşılabilir nitelikte olduğu sonucuna vardığından, sübut bulan fiili nedeniyle tesis edilen dava konusu disiplin cezasında hukuka aykırılık, aksi yöndeki temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2.… İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3.Aynı Kanun maddesinin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4.2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.