ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2016/728
- Karar No
- 2016/728
- Karar Tarihi
- 04.01.2018
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2016/728 Esas - 2018/9
T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM
Davacı vekili 05/08/2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; İş sağlığı ve güvenliği konusunda hizmet vermekte olan müvekkili firma ile davalı şirket arasında iş sağlığı ve güvenliği alanlarında hizmet alımını içeren 01.01.2016 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli sözleşme akdedildiğini, sözleşme konusu iş karşılığında hizmet alımı yapan davalı firmanın müvekkili firmaya aylık 2.336,00 TL ödeyeceğini, davalı firmanın davacı firmaya aldığı hizmet karşılığında 2016 yılı, Ocak, Şubat, Mart, ve Nisan aylarına ilişkin ödemeleri gerçekleştirdiğini, 2016 yılı Mayıs ayında ise davalı firma hiçbir sebep bildirmeksizin ve gerekçe belirtmeksizin müvekkili firmanın iş güvenliği hizmetini veren çalışanlarını sistem üzerinden 02.05.2016 tarihinde iptal edildiğini, ayrıca aynı gün iptalden haberi olmayan müvekkili firma çalışanlarının davalı şirketin işyerine alınmadıklarını, müvekkili firma temsilcisi ile davalı firma temsilcisi arasında yapılan görüşmelerde davalı şirket temsilcisinin müvekkili firma temsilcisine sözleşmeyi feshettiğini, başka bir firma ile anlaştığını bildirdiğini, davalı şirkete ... Noterliğinin 16.05.2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarname ile sözleşmenin haksız, gerekçesiz ve sözleşmede belirlenen usüle uyulmaksızın fiilen feshedildiği, sözleşmenin haklı bir sebep gösterilmeksizin feshedilmesi nedeniyle sözleşmenin 6. Maddesinin 2 nolu paragrafında belirtilen madde gereğince sözleşmenin kalan süresine ilişkin ücretin müvekkili şirkete defaten ödeneceğinin kararlaştırıldığı bildirilerek sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle bu meblağın 2 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiğini ancak ihtarnamede belirtilen sürede ödeme yapılmadığını, sözleşmeyi haksız fesheden davalı şirketin ihtar üzerine davalı tarafından hazırlanıp imzalanan sözleşmenin karşılıklı feshi ve ibraname başlıklı belgeyi müvekkiline getirerek imzalama konusunda baskı kurmaya çalıştığını ancak belgenin müvekkili firma temsilcisi tarafından imzalanmayarak iade edildiğini, davalı şirket tarafından belge tarihinin kasıtlı olarak geriye atıldığını, sözleşme gereğince ödenmeyen alacak tutarının tahsili için Samsun 9. İcra müdürlüğünün 2016/110867 esas sayılı icra takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı yanca haksız ve kötüniyetli olarak takibe ve borca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek davalı aleyhine başlatılan Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2016/110867 esas sayılı icra takip dosyasına davalının vaki itirazının iptaline, takibin devamına, davalının itirazında haksız ve kötüniyetli olmsaı münasebetiyle alacak tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilerek müvekkiline verilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili 01/09/2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava dilekçesinde müvekkili şirket ile aralarında akdedilen hizmet sözleşmesinin müvekkili tarafından haksız bir şekilde feshedildiği belirtilmekte ise de bu durumun asılsız olduğunu, müvekkili şirket tarafından hizmet akdinin davacının belirttiği şekilde feshedilmediğini, aksine davacının haksız kazanç elde etme gayesi ile müvekkili şirketi sözleşmeyi feshetmiş gibi göstererek hak etmediği ve hizmet vermediği dönemlerin ücretlerini talep ettiğini, iş sağlığı ve güvenliği konusunda yapılan çalışmalar doğrultusunda şirketin durumunun tespit edilmesi, atlanan, eksik veya hatalı yapılan bir durum olup olmadığının belirlenebilmesi ve ihtiyaç duyulduğu takdirde eksikliklerin kapatılması düşüncesi ile bir iç denetim yaptırılmasına ihtiyaç duyulduğunu, bu doğrultuda çalışmakta olduğu davacı ... firmasının müvekkili şirket üzerindeki çalışmalarının incelendiğini ve bir takım hatalı işlemler tespit edildiğini, bu tespitler üzerine başka eksiklikler varsa tespitinin yaptırılması ve yasal yükümlülüklerin kaldırılması amacıyla dava dışı başka bir ... firması ile görüşüldüğünü ve o firmadan bu konularda danışmanlık hizmeti alındığını, müvekkili şirketin başka bir ... firmasından destek hizmeti almasının tamamen kendi yönetim hakkı kapsamında bir işlem olduğunu, davacı firmayı ilgilendiren bir husus olmadığını, yasal mevzuatların iş sağlığı ve güvenliği konusunda birden fazla firmadan hizmet almayı mümkün kıldığını ve bu hususu işverenin takdirine bıraktığını, davacı tarafın her ne kadar aksini iddia ediyor olsa da ispata yarar hiç bir hüküm sunmadığını, gerek 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanununda gerekse de iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri yönetmeliğinde işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak yerine getirebilecekleri belirtilmiş olup kanun ve yönetmelik metninde kullanılan çoğul ifadelerden birden fazla firmadan hizmet alımının mümkün olduğunun anlaşıldığını, davacı firma olan ...den işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı hizmeti alan müvekkilinin yapmış olduğu iç denetim sırasında sağlık tetkikleri yapıldığı halde işyeri hekimi tarafından sağlık raporları oluşturulmadığını, davalıya ait bir başka firma olan ve yine davacı ... nin iş güvenliği hizmetini üstlendiği ...için hazırlanan ve iş güvenliği açısından son derece önem arz eden acil eylem planında kurtarma ekibi ve kriz yönetimi ekiplerinde ekip başkanı olarak ... isimli çalışan gösterildiğini, oysa ki bu personelin 02.09.2015 tarihinde işe başlamasına rağmen, 18.02.2015 tarihinde düzenlenen evrakta ekip başkanı gösterildiğini, bu hususun davacının geçmiş tarihli evrak düzenlendiğinin kanıtı olduğunu, davacı tarafın, ... lerin yalnızca kuruldukları illerde ve bu illere sınırı olan illerde hizmet verebildiğini davalı tarafa bildirilmediğini ve müvekkilinin bu konudaki bilgisizliğinden faydalanarak, müvekkile ait diğer işyeri olan ve iş güvenliği hizmetini davacının üstlendiği ... nin ... ilinde hizmet veren işyeri şube çalışanlarına ...logolu, iş sağlığı ve güvenliği eğitimine katılım belgesi düzenlediğini, bu hususun davacının, davalıdan usulüz bir kazanç elde ettiğinin örneklerinden biri olduğunu, taraflar arasındaki ticari sözleşmenin 12/07/2016 tarihli feshe kadar yürürlükte olup ortada davacıya ödemekle yükümlü olunan mevcut bir borç bulunmadığını, davacının davalı aleyhine giriştiği bu işlemin tamamen kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini, %20 den az olmamak kaydı ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmişir.
DELİLLER
Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2016/110867 Esas sayılı dosyası, 15/11/2017 havale tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği. KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE: Dava, itirazın iptali davasıdır.
Davacının Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2016/110867 esas sayılı dosyası ile davalı hakkında 46.720,00 TL asıl alacak, 147,84 TL (10,50) değişen oranlarda Reeskont - Avans faizi olmak üzere toplam 46.867,84 TL alacak için icra takibi yaptığı, davalının borcun tamamına itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili 15/02/2017 tarihli dilekçesi ile tanık ismi bildirmiş, davalı vekili de 22/02/2017 havale tarihli dilekçesi ile tanık isimleri bildirmiş taraf tanıkları mahkememizin 27/04/2017 tarihli duruşmasında dinlenmiştir.
Davacı tarafça davalıya ... Noterliğinin 16.05.2016 tarih ve ...yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiği, ihtara tebliğden itibaren iki gün içerisinde cevap verilmesinin talep edildiği, ihtarnamenin davalıya 20/05/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalının ...Noterliğinin 15/06/2016 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevap verdiği anlaşılmaktadır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi için dava dışı ... firmasına, İş Sağlığı Ve Güvenliği Genel Müdürlüğü'ne yazı yazılarak gerekli bilgi ve belgeler celp edilmiştir. Mahkememizin 14/09/2017 tarihli 3 nolu celse ara kararı gereğince iş güvenliği mevzuatına hakim üç bilirkişiden oluşacak heyete dosya tevdi edilmiştir.
Bilirkişiler E. İş Başmüfettişi İş Güvenliği Uzmanı ...'ın 15/11/2017 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasında 01/01/2016 tarihinde İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri sözleşmesi akdedildiğinin görüldüğü, dosya içerisinde bulunan belgelerden ... ile ... arasında düzenlenen İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Sözleşmesine istinaden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğüne bildirim yapıldığı ve çalışanların usulüne uygun olarak görevlendirildiği, yine ISG katip kayıtlarının düzenlenen sözleşmeye paralel olarak düzenlendiği, İş Sağlığı ve Güvenliği bakımından yapılan işlerde bir eksiklik olmadığı, tek taraflı olarak 02/05/2016 tarihinde dava dışı başka bir şirkete işin verildiği, davalı tarafından gerçekleştirilen feshin haklı fesih teşkil edip etmeyeceği ve sözleşmenin 6. maddesi 2. bendi gereğince kalan süreye ilişkin ücretin davacı firmaya ödenmesi gerekip gerekmediği hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, davacı şirket tarafından sunulan hizmetlerde eksiklik tespit edilemediği, bunun karşısında davalı şirketin taraflar arasındaki sözleşmeyi sözlü ve eylemli feshettiği kanaatine varıldığı, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca aylık ücretin 2.336,00 TL, kalan sözleşme süresinin 2016 Mayıs ayından itibaren 31.12.2017 tarihinde kadar 20 ay olduğu, toplam ücretin 20 ay x 2.336,00 TL = 46.720,00 TL olduğu, davacı şirket tarafından da bu miktar icra takibine konu yapılmış olup sözleşmeye göre fazla talep edilen bir miktar bulunmadığı belirtilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 01/01/2016 tarihinde iki yıl süreli iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede aylık ücretin 2.336,00 TL olarak kararlaştırıldığı, yine sözleşmenin 6. maddesinde sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesine ilişkin koşullar ve haksız fesih halinde uygulanacak müeyyidelerin belirlendiği, davalı tarafça 02/05/2016 tarihinde davacının çalışanlarının sistemdeki kayıtlarının kaldırıldığı, davacı tarafın bu işlemi sözleşmenin feshi olarak değerlendirdiği, davalının ise iç denetim yapılırken kaydın gayriihtiyari kaldırıldığını, sözleşmeyi feshetmediklerini iddia ettiği, ancak dava dışı ... ve Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı Ve Güvenliği Genel Müdürlüğü'nden gelen yazı cevaplarına göre davalının 02/05/2016 tarihinde davacının çalışanlarına ilişkin sistem kayıtlarını iptal etmesi, aynı tarihte ... ile bir yıl süreli sözleşme yapması, iş yeri hekimi olan tanığın huzurunda davalı firma yetkilisi tarafından davacı firma yetkilisine mayıs ayından itibaren kendileri ile çalışmayacaklarının dile getirilmesi birlikte değerlendirildiğinde davalının sözleşmeyi sonlandırma iradesi ile hareket ettiğinin anlaşıldığı, dava dışı ... ile davalı arasında imzalanan sözleşme içeriğine ve süresine göre davalının iç denetim amaçlı olarak bu firmadan yalnızca danışmanlık hizmeti aldıkları yönündeki iddiasının doğru olmadığı, alınan bilirkişi raporuna göre davalının sözleşmeyi fiili olarak feshetmesinin haklı bir sebebe dayanmadığı, davalı tarafın sözleşmeyi fiili olarak sonlandırmasının haksız fesih niteliğinde olduğu, haksız fesih nedeniyle davacının sözleşmenin 6/2. Maddesine göre kalan sözleşme süresinin ücretini davalıdan talep etmekte haklı olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne, alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1.Davanın KABULÜ İLE, davalının Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2016/110867 Esas sayılı dosyasındaki takibe yönelik itirazının iptaline, takibin devamına takip konusu asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 10,50 oranında ve değişen oranlarda reeskont avans faizi uygulanmasına,
2.Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3.Alınması gerekli 3.191,44 TL harçtan 563,53 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.627,91 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesaplanan 5.489,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5.Davacı tarafça yapılan başlangıçta ödenen 563,53 TL peşin harç, 157,4 TL tebligat ve posta gideri, 900,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.620,93 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6.Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine,
7.Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde, müracaat etmeleri halinde kalemde, müracaat etmemeleri halinde dosyaya hesap numarası bildirmiş ise hesaba aktarmak sureti ile, hesap numarası da bildirilmemiş ise masrafı gider avansından karşılanmak sureti ile PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karış kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı.04/01/2018 Katip ... Hakim ...