11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/15261 E. , 2012/21530 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/11/2007 gün ve 2006/185-2007/533 sayılı kararı onayan Daire’nin 28.01.2010 gün ve 2008/4516 - 2010/943 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, ÖYK kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınan, dava dışı şirketlerde davacı Banka'nın (B) grubu hissedar olduğunu, davalının müvekkili banka ile aralarında imzalanan 30.12.2004 tarihli Anonim Şirket Hisse Devri Sözleşmesi uyarınca toplam 2.267.387.460.000 TL nominal bedelli (B) grubu hisseleri 78.847.925 USD ödeyerek aldığını, davalının dava dışı devredilen şirketlerin 2004 yılı faaliyetlerinin kârla sonuçlanması halinde müvekkili banka hisseleri içinde 30.06.2006 tarihinde kâr payı ödemeyi kabul ettiğini, dava dışı şirketlerden Ataköy Otelcilik A.Ş. ile Ataköy Marina ve Yat İşletmeleri A.Ş.’nin 2004 yılını zararla kapattığı ve bu şirketler bakımından kâr ödemenin söz konusu olmadığı, Ataköy Turizm Tesisleri ve Tic. A.Ş.’nin 5.198.642,39 YTL tutarındaki dönem kârının ise 29.03.2005 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan karar doğrultusunda enflasyon düzeltmesi sonucu 2003 yılı bilançosunda oluşan geçmiş yıl zararına mahsup edildiğinin anlaşıldığını, bu şirketin geçmiş dönem zararının bulunmadığını ileri sürerek, davalının 2004 yılındaki toplam 5.198.642,39 YTL tutarındaki dönem kârından müvekkili Banka'nın davalıya devrettiği %40,58 oranındaki hisseye tekabül eden miktarın tespiti ve ıslah ile 1.928.089,32 YTL'nın avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Ataköy Turizm Tesisleri ve Tic.A.Ş.’nin 29.03.2005 tarihli genel kurul kararı ile enflasyon muhasebesi yapılmasına ve bu muhasebe sonucunda çıkan zararın kârdan mahsup edilmesine karar verilmesi nedeniyle kâr doğmadığını, şayet temettü alacağı doğmuş olsaydı dahi dava dışı şirketin mamelekinde doğacağını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır. Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.