Danıştay 4. Daire Başkanlığı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1049 E. , 2024/2366 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
DAVANIN KONUSU : İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünün … tarih ve E... sayılı "30 Ağustos Zafer Bayramı Etkinlikleri" konulu işleminin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu işlemin, düzenleyecekleri bir takım toplantı, etkinlik ve basın açıklamalarını da kapsadığı ve bütün vatandaşların Anayasa'nın 26. maddesinde yer alan ifade özgürlüğü, 34. maddesinde yer alan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakları ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. ve 11. maddelerinde düzenlenen haklarını ihlal ettiği, temel hak ve özgürlüklerin özlerine dokunulmadan ancak kanunla sınırlanabileceği, davalı idarenin dava konusu işlemde belirtilen gerekçelere ilişkin önlemleri alması gerektiği, barışçıl bir şekilde haklarını kullanmak isteyen kişilerin güvenliğini, haklarını kullanmalarını sağlamak ve bunun önündeki engelleri kaldırmakla görevli olduğu, pandemi sürecinde bir çok etkinliğin, sınavların yapılmasına engel olunmaması nedeniyle işlemin gerekçesinin yerinde olmadığı, dava konusu işlem ile her türlü toplantıya orantısız ve ölçüsüz müdahalenin mümkün kılındığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI: Milli bayramlara ilişkin programların toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, Zafer Bayramı kutlamalarının yasaklandığı mesnetsiz olduğu, zira “30 Ağustos Zafer Bayramı Etkinlikleri” konulu yazı ile koronavirüs salgınına karşı pandemi süreci göz önüne alınarak, çelenk sunma programının ve şehitlik ziyaretlerinin asgari katılımla gerçekleştirilmesi gerektiği ifade edildiği, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu ve devletin herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamakla görevli olduğu, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 257. maddesinde, mülki protokol ve merasim hizmetlerinin düzenlenmesine ilişkin iş ve işlemler İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü'nün görev ve yetkileri arasında sayıldığı, Covid-19 salgınının görüldüğü andan itibaren Sağlık Bakanlığı ve Koronavirüs Bilim Kurulu'nun önerileri, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda salgının/bulaşmanın toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski yönetme, sosyal izolasyonu temin, mesafeyi koruma ve yayılım hızını kontrol altında tutma amacıyla sokağa çıkma ve seyahat kısıtlaması, bulaşma riskinin olduğu işletmelerin/işyerlerinin kapatılması başta olmak üzere birçok tedbir kararı alınarak uygulamaya geçirildiği, bu kapsamda bugüne kadar İçişleri Bakanlığı tarafından 168 adet genelge yayımlanarak söz konusu tedbirler hususunda valiliklerin talimatlandırıldığı, nitekim 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları gibi, 2020 yılı içerisinde gerçekleştirilen 19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü, ile Kurban Bayramı için tedbirler alındığı, ayrıca 13/03/2020 tarih ve 5198 sayılı Koronavirüs (Kovid-19) Tedbirleri konulu yazı ile ülke genelinde icra edilecek programlarda Covid-19 salgınına karşı tedbir mahiyetinde kısıtlamalara gidildiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: … DÜŞÜNCESİ: Davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI: … DÜŞÜNCESİ : Dava; İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünün … tarihli, E... sayılı "30 Ağustos Zafer Bayramı Etkinlikleri" konulu işleminin iptali istemiyle açılmıştır. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 257. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde, mülki protokol ve merasim hizmetlerini düzenlemek İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2. maddesine göre; 30 Ağustos günü Zafer Bayramı resmi bayram günüdür. Kanunun 4. maddesinde, ulusal ve resmi bayramlarda yapılacak törenlerin hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği kuralı getirilmiş ve bu amaçla Ulusal ve Resmi Bayramlar ile Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Tören ve Kutlamalar Yönetmeliği yayımlanmıştır.
Yönetmeliğin "Tören ve kutlama komitelerinin oluşumu ve görevleri" başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasında: “İl ve ilçelerde ulusal bayram, resmi bayramlar, mahalli kurtuluş günleri, Atatürk günleri ve diğer tarihi günlerin kutlanması, vali veya görevlendireceği vali yardımcısı veya kaymakamın başkanlığında; belediye başkanlığı, emniyet müdürlüğü, milli eğitim müdürlüğü, gençlik hizmetleri ve spor müdürlüğü ile mülki idare amirince uygun görülecek diğer kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin katılımıyla oluşan komite tarafından düzenlenir.”;
3.fıkrasında; “Tören ve kutlama programı illerde valinin, ilçelerde kaymakamın onayı ile yürürlüğe girer.";
7.maddesinde; "(1) Zafer Bayramı, 30 Ağustos günü saat 07.00’de başlar ve saat 24.00’te son bulur. Saat 12.00’de Başkentte yirmibir pâre top atışı yapılır. (2) Zafer Bayramı törenleri aşağıdaki şekilde uygulanır:
b)Başkent dışında Zafer Bayramı törenleri:
1.Atatürk anıt veya büstüne mülki idare amiri ve belediye başkanı tarafından çelenk konulur. Mahallin en büyük mülki amirliğine ait çelenk anıtın alt kaidesinin tam ortasına, belediyeye ait çelenk ise soluna konulur. Çelenk konulduktan sonra İstiklal Marşı ile birlikte bayrak göndere çekilir.
2.Mülki idare amiri beraberinde belediye başkanı olduğu halde tebrikatı, ekli (1) sayılı listede yer alan sıraya göre makamında kabul eder.
3.Mülki idare amiri tarafından, beraberinde belediye başkanı olduğu halde, törene katılanların ve halkın bayramı kutlanır, İstiklal Marşı ile birlikte bayrak göndere çekilir.
4.Tören geçişi mülki idare amiri ve belediye başkanı tarafından şeref tribününden selamlanır.
5.Programda yer alan diğer faaliyetler uygulanır.
6.Zafer Bayramı kabul töreni vali tarafından düzenlenir." kuralları; 9. maddesinde ise; "Bu Yönetmeliğin uygulanmasında ortaya çıkabilecek tereddütlerin giderilmesinde; Başkentteki tören ve kutlamalarda Dışişleri Bakanlığı, Başkent dışındaki tören ve kutlamalarda İçişleri Bakanlığı yetkilidir." düzenlemeleri bulunmaktadır.
Dava konusu Genelge ile 30 Ağustos Zafer Bayramının 98. yıl dönümü münasebetiyle il ve ilçelerde yapılacak kutlamalar kapsamında, yukarıda aktarılan Yönetmeliğin 7. maddesinde yer verilen etkinliklerin uygulanması konusunda koronavirüsle mücadele amacıyla genel sağlığın korunmasını teminen mülki idare amirleri başta olmak üzere il ve ilçelerdeki diğer amirler tarafından uyulması gereken tedbirlere yönelik düzenlemeler yapılmıştır.
COVİD-19 salgını ile mücadele kapsamında, kapalı alanlarda program yapılmaması, açık alanlarda yapılacak törenlerde yoğunluk oluşması halinde koronavirüs bulaşması açısından risk oluşturması dikkate alınarak, bulaşıcılığı çok yüksek olan bu hastalığın yayılımını azaltmak için kontrollü bir sosyal hayat sürecinin yaşanması gerekliliği ve genel sağlığın korunması amacıyla alınan tedbirlere yönelik düzenlemeler içeren dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava dilekçesinde Zafer Bayramının Türk Milleti açısından önem ve özelliğine vurgu yapılarak Zafer Bayramı etkinliklerine kısıtlama getirildiği, bazı bayram programlar yönünden farklı uygulama yapıldığı ileri sürülerek iptali istenilmekte ise de; 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarına ilişkin sınırlamanın genel sağlığı etkileyen salgından kaynaklandığı, salgında asıl belirleyici unsurun çok yüksek risk düzeyine sahip COVİD-19, türleri ile bunların bulaşma hızlarının oluşturduğu, diğer hususların salgın riski değerlendirmesine etkisi olmadığından iddialar yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY: Dava, İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünün … tarih ve E... sayılı "30 Ağustos Zafer Bayramı Etkinlikleri" konulu işleminin iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra, ilk inceleme konularının belirlendiği, 14. maddenin 3/c bendinde dilekçenin ehliyet yönünden de inceleneceği, 15. maddenin 1/b bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan ve iptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali", içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel olması idari işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olması sonucunu doğurmamaktadır. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları davacının gerçek kişi, tüzel kişi, belde sakini olması gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle ve her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliği de göz önünde tutularak belirlenmektedir.
Dava konusu uyuşmazlıkta, davacı kamu kurumu niteliğindeki bir meslek kuruluşudur. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının genel nitelikteki düzenleyici işlemlere karşı, kural olarak, kuruluş yasalarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyeti bulunmaktadır. Nitekim, konuyla ilgili yasal düzenlemelerde de, bu kuruluşların amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları açık bir biçimde yer almıştır.
Diğer taraftan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 4667 sayılı Kanun ile değişik 76. maddesinde, Barolar, avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak tanımlanmış; yine aynı Kanun'un Baro Yönetim Kurulunun görevlerinin sayıldığı 95. maddesinin 21. bendinde de, yönetim kurulunun, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmakla görevli olduğu belirtilmiştir.
İçişleri Bakanlığının dava konusu "30 Ağustos Zafer Bayramı Etkinlikleri" konulu işleminin avukatlık mesleği ile ilgili bir düzenleme getirmediği, 1136 sayılı Kanun'un 76. ve 95. maddelerinde barolara verilen "hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak" görevinin ise barolara avukatlık mesleği ile ilgili meşru, güncel ve kişisel olmayan konularda tek başına dava açma imkanı vermediği dikkate alındığında, davacı Baronun bu davada dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4.Posta avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 03/04/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.