4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2023/3876 E. , 2023/6639 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.05.2013 tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMMS) poliçesi olmayan motosikletin direksiyon hakimiyetini kaybetmesine bağlı gerçekleşen tek taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini ıslah ile toplam 164.991,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı aracın dava tarihinde Allianz Sigorta A.Ş.'ye sigortalı olduğunu, sorumluluklarının olmayacağını, kusur oranlarını kabul etmediklerini, maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, davalı şirketin kazaya karışan aracın ZMSS poliçesi olmaması nedeniyle işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmesi nedeni ile sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 164.991,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 06.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dava konusu aracın kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesi bulunduğu, kendilerinin bu nedenle sorumluluklarının olmadığını, maluliyet raporunun karar vermeye yeterli olmadığını, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, uzlaşma sağlandığını, temerrüt tarihinin yanlış belirlendiğini, davacının hatır için taşındığını, müterafik kusuru bulunduğunu, Tarifeye göre hesaplanacak ücretin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini savunarak,
Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tarihinde kazaya karışan aracın geçerli sigorta poliçesinin olmadığı, kaza tarihi itibari ile düzenlenen maluliyet raporunda hata olmadığı, başvuranın soruşturma aşamasında şikayetçi olmadığı, davacının hatır için taşınmadığı, müterafik kusurunun da olmadığı, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesine göre beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçeleri ile davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe:
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınmayan motosikletin tek taraflı kazası sonucu motosiklette yolcu olan davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği.
3.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. Davacının motosiklette seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.
Somut olayda; davalıya sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, kazaya ilişkin soruşturma evrakı içerisindeki ifade tutanakları ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
17.05.2023 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY
1.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94. maddesinde, sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişinin 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorunda olduğu, sigortacının ise sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihi itibariyle 15 gün içinde feshedebileceği, sigorta poliçesinin fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerli olacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 95. maddesinde ise, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurulabileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Somut olayda; davaya konu aracın 02.06.2012-02.06.2013 tarihlerini kapsar şekilde dava dışı Allianz Sigorta A.Ş nezdinde zorunlu trafik sigortası ile sigortalattırıldığı, 22.01.2013 tarihinde ise aracın satıldığı, buna göre dava konusu araç ile ilgili işleten değişikliğinin 22.01.2013 tarihinde gerçekleştiği, ancak aracın eski işleteni ve sigortalısının KTK'nın 94 üncü maddesinde öngörülen ve zorunlu olan işleten değişikliği bildirimini anılan Kanun maddesinde belirtilen 15 gün içinde dava dışı Allianz Sigorta AŞ’ye bildirmediği ve fesih sürecinin başlamadığı, 05.05.2013 tarihinde ise davaya konu kazanın gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
KTK'nın 94/1. ve 2. maddesi gereği, işleten değişikliği durumunda sigortalının bu değişikliği sigortacısına bildirme yükümlülüğü ve sigortacının poliçeyi iptal hakkının bulunduğu gözetilerek somut olaya bakıldığında, eski işleten sigortalı tarafından dava dışı sigorta şirketine işleten değişikliği olduğu yönünde bir bildirimde bulunulmadığı, 2918 sayılı KTK'nın 94/3. Maddesi gereğince, trafik sigortacısı tarafından yapılmış bir feshin de bulunmadığı, buna göre KTK'nın 94. maddesi uyarınca mülkiyet değişikliğinin sigortacıya bildirilmemesi nedeniyle anılan maddede düzenlenen fesih sürecinin gerçekleşmediği ve poliçenin geçerli olduğu anlaşılmakla, KTK'nın 95/2. maddesi gereğince, işleten değişikliği nedeniyle poliçenin feshi hakkının doğmasının zarar gören 3. kişi konumundaki davacıya karşı ileri sürülemeyeceği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının yolcu olduğu aracın ZMSS poliçesinin geçerliliğini koruduğu her türlü izahtan varestedir.
Açıklanan maddi ve hukuksal olgulara göre, 63 VZ 874 plakalı araç için, Allianz Sigorta A.Ş’nin 02.06.2012-02.06.2013 tarihleri arasındaki ZMMS poliçesi kapsamındaki sorumluluğunun devam ettiği, davaya konu 05.05.2013 tarihli kazanın ise söz konusu poliçenin geçerli olduğu süre içerisinde meydana geldiği, dava dışı Allianz Sigorta AŞ tarafından düzenlenen ZMSS poliçesinin geçerli olduğu ve davaya konu kazada oluşan zararın poliçe teminatında olduğu; aracın olay tarihini kapsar zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunması halinde davalı ...'na husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı gözetilerek; davalı ...'nın davaya konu kazada oluşan zarardan sorumluluğu bulunmadığı yönünde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun kararına katılamıyoruz.
2.Ayrıca, somut olayda davacı motosiklette yolcu olarak bulunmaktadır. Hükme esas alınan rapordan ise davacının maluliyetinin diz bölgesinde olduğu anlaşılmaktadır. Kask takılmaması ile davacının maluliyeti bulunan yaralanma bölgesi arasında illiyet bağı bulunmadığından kararın müterafik kusur indirimi yapılması yönündeki 2.bendindeki bozma gerekçesine katılmadığımız gibi yukarıda açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun kararına katılamıyoruz.