Esas No
E. 2022/207
Karar No
K. 2024/142
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/207 Esas
KARAR NO: 2024/142
DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/11/2022
KARAR TARİHİ: 25/09/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Maddi ve Manevi Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının .. lisansı bulunan lisanslı Youtuber olduğu, davalı şirket tarafından davacıya ait telif hakkı bulunan ... kanalındaki takipçilerini bilgilendirme amacıyla çekmiş olduğu video görüntüsünün, ticari maksatla şirketin ... sayfasında yayınlayarak, haksız kazanç sağladığı ve davacının görüntüsünü izinsiz kullandığının iddiasına dayalı olduğunun görüldüğünü, davalının videoyu kullanırken davacının şahsını ve videoda kullanılan ... isimli ürünü kötüleyerek bu ürünün kalp krizi riski taşıdığı ve iktidarsızlığa neden olduğunun yayınlandığı davacı videosunun haksız yere kötülendiğini böylece davacının takipçilerine karşı küçük düşürüldüğünü hem de tanıtımını yaptığı kendi ürünü lehine haksız kazanç sağladığının iddası, bu şekilde davacının 6.000 takipçisi ve davalının 70.000 takipçisine karşı kişilik hakları, şeref saygınlığı rencide olduğunu, kısaca davacının ... kanalındaki videosundan 3:40 ile 3:45 dakikaları aralığındaki 5 sn. görüntünün izinsiz alıntılandığını, işbu görüntünün 19.02.2021 ile 29.03.2022 tarih aralığında 1 yıldan fazla davalının ... hesabında kaldığını, bu sebeple davalının haksız kazanç sağladığı FSEK hükümlerine göre 1.000 TL maddi, 25.000 TL manevi tazminat talebi ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin de davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Videodaki amaç piyasada çokça reklamı yapılan ve saç sorunu yaşayan kişilerin kullanımına sunulan mavi suyun vadettiği sonuçları gerçekleştirmedi gibi yarattığı sağlık sorunlarına vurgu yaptığını, davacı taraf bahse konu ... ürününün üreticisi, lisans sahibi veya ticaretini yapan bir kişi olmadığını, mavi suyun çok satılıyor olmasından maddi kazanç elde eden yada mavi suyun az satılıyor olması nedeniyle gelir kaybına uğrayan kişi olduğunu, kendi ... sayfasına yüklemiş olduğu ve müvekkili firmanın 5 saniyelik bir kısmını kullandığını belirttikleri videoda ısrarla kendisinin asgari ücretle çalışan sıradan bir vatandaş olduğunu, kesinlikle bu ürünün reklamını yapmadığını, sadece bu ürünün kullanıcısı olduğunu ve kullanmak isteyen kişilerle deneyimlerini paylaşmak için bu videoyu çektiğini açık açık ve defalarca belirttiğini, davacı sadece ürünün son kullanıcısı Dolayısıyla müvekkilin ... ile ilgili yapmış olduğu paylaşımın davacı ile ve davacının paylaşmış olduğu video ile kesinlikle bir ilgisi bulunmadığıını, müvekkilinin davacıyı kötülemek gibi bir amacı olmadığını, davacının herhangi bir ticari kaybı da söz konusu olamayacağından huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesine ilişkin beyanda bulunmuştur.

CEVABA CEVAP:

Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalının dava konusu taleple ilgisi bulunmayan hukuki mesnetten yoksun cevaplarının reddi ile davalının; davacının lisanslı ... kanalındaki videosunu izinsiz olarak kendi ticari sosyal medya hesabından yayınlayarak elde ettiği kazancın tespiti ile manevi hakları ihlal edilen müvekkiline uygun bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilerek davanın kabulüne karar verilmesine ilişkin beyanda bulunmuştur. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; 5846 sayılı FSEK kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili delil olarak davacıya ait ... kanalında lisanslı telif hakkı sahibi olduğunu gösterir ekran kaydı, davacının izinsiz olarak yayınlanan videonun kullanıldığı görüntü ve video kaydı, davacı tarafından davalıya gönderilen ...

21.Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ve davalı tarafından davacıya gönderilen cevabi ihtarnamelere dayanıldığı görülmüştür. Talimat mahkemesi marifeti ile dinlenen davacı tanıklarının beyanları tetkik edilmiştir.

Mahkememizce görevlendirilen FSEK Uzmanı bilirkişi ... ve Mali Müşavir Uzmanı bilirkişi ... ve Bilişim alanında uzman - akademisyen bilirkişi ...'in 18/03/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmından özetle; Mali incelemede, Ciro analizinde davalının 2020 yılında 71.452,31 TL ciro yaptığı (kuruluş yılı) , 2021 yılında 1.672.224,31 TL ciro yaptığı , 2022 yılında 1.515.035,98 TL ciro yaptığı, ihlal tarihinin 19.02.2021 ile 29.03.2022 aralığında olduğu, 29.03.2022 tarihinden sonra davalının ihlali sona erdiği halde, 2022 yılında cirosunun düşmediği ve 2022 yılı sonunda yaklaşık olarak 2021 yılı cirosuna yakın bir cironun elde edildiğini, davacının iddiasının, ticari defter/belgeler üzerinden ispatına yönelik somut veriler elde edilemediğini, ... adresinde davalının ... sayfasında davaya konu yayının devam ettiği yayından kaldırılmadığını, incelenen paylaşımda “...” ibaresinin yer aldığını, incelenen sayfanın davalıya ait olduğu, sayfanın Şubat 2020'de oluşturulduğunu, inceleme tarihi olan 18.12.2023 tarihi itirbariyle sayfada 10.046 adet paylaşımın yapılmış olduğunu, 81.773 kişinin sayfayı takip etmekte olduğunu, davacının görüntüsünün izinsiz olarak kullanımının FSEK m.86/1 ve MK 24 vd hükümlerine aykırı olduğunu, Davacının manevi tazminat talep etme koşulları gerçekleştiği, ancak dava konusu ihlallerle ilgili olarak maddi tazminatta zarar görme koşulunun davacı tarafça ispatlanamadığının sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır. Huzurdaki davada maddi ve manevi tazminat isteminin, davacının ... kanalındaki takipçilerini bilgilendirme amacıyla çekmiş olduğu video görüntüsünü davalı şirketin ... sayfasında yayınlayarak, haksız kazanç sağladığı ve davacının görüntüsünü izinsiz kullandığı iddiasına dayalı olduğu görülmektedir.

Davacı tarafından, davalının videodaki görüntüsünü kullanırken davacının şahsını ve videoda kullanılan ... isimli ürünü kötüleyerek bu ürünün kalp krizi riski taşıdığı ve iktidarsızlığa neden olduğunun yayınlandığı, böylece davacının kötülendiği ve küçük düşürüldüğü iddiası ile maddi ve manevi tazminat talep edildiği görülmüştür. Davacının görüntüsünün davalının ... sitesinde yayınladığı hususunda ihtilafın bulunmadığı anlaşılmıştır. Nitekim davalı şirket cevabi ihtarnamesinde linkin mevcut olduğunu, ancak kaldırıldığını açıklamıştır.

Davalı taraf videodaki amacın davacıyı küçük düşürme odaklı olmadığını savunmuştur. Bu hâli ile somut olaydaki uyuşmazlığın; davacının kendi ... hesabında yayınladığı ve görüntüsünün yer aldığı ... isimli ürün tanıtımına ilişkin video çekiminin davacı görüntüsü ile birlikte davalının ... hesabında yayınlanmasının hak ihlaline sebebiyet verip vermediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

Hukukun uygulanması başlıklı 6100 sayılı HMK'nın 33. maddesi uyarınca Hâkim, Türk hukukunu resen uygulamakla yükümlüdür. Dolayısıyla br davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme ise hâkime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile hâkim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur.

Bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde davacının görüntüsünün izni dışında teşhir edilmesi ve umuma arz edilmesi eyleminin, FSEK'in D) Resim ve portreler başlıklı 86. maddesinin; ''Eser mahiyetinde olmasalar bile, resim ve portreler tasvir edilenin, tasvir edilen ölmüşse 19 uncu maddenin birinci fıkrasında sayılanların muvafakati olmadan tasvir edilenin ölümünden 10 yıl geçmedikçe, teşhir veya diğer suretlerle umuma arz edilemez. Birinci fıkradaki muvafakatin alınması:

1.Memleketin siyasi ve içtimai hayatında rol oynayan kimselerin resimleri;

2.Tasvir edilen kimselerin iştirak ettiği geçit resmi veya resmi tören yahut genel toplantıları gösteren resimler;

3.Günlük hadiselere mütaallik resimlerle radyo ve filim haberleri; için şart değildir. (Değişik üçüncü fıkra: 23/1/2008-5728/145 md.) Birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi ile koşulları varsa, Türk Ceza Kanununun 134, 139 ve 140 ıncı maddeleri hükümleri uygulanır. (Değişik dördüncü fıkra: 23/1/2008-5728/145 md.)Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yayımın caiz olduğu hâllerde de Türk Medenî Kanununun 24 üncü maddesi hükmü saklıdır. '' şeklinde ifade edilen düzenleme alanına girdiği saptanmıştır. Anılı yasal düzenleme gereğince davacının, bir diğer ifade ile görüntüde tasvir edilenin, muvafakati olmadan teşhir edilmesi nedeni ile işbu maddeye dayalı olarak istemde bulunabileceği saptanmıştır. Uygulanacak atıf maddesi dava tarihi itibari ile yürürlükte olmayan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49. maddesine yapılmış olup işbu maddede şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişinin, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar paranın ödenmesini dava edebileceği düzenlenmiştir. Anılı maddenin karşılığı ise dava tarihi itibari ile yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 58. maddesinde düzenlenmiş olup kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceği ifade edilmiştir. Dolayısıyla anılı yasal düzenleme gereğince davacının yalnızca manevi tazminat isteminde bulunması mümkündür. Bu nedenle mali inceleme yapılmasına yer olmadığı anlaşılmakla davacı yanın aksi yöndeki mali incelemeye ilişkin taleplerinin ve maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Kabul edilen ve saptanan hukuksal olgu gereğince somut olayda davacının kişilik hakkının hukuka aykırı eylemle zedelenip zedelenmediği, manevi zarara uğrayıp uğramadığı hususlarında değerlendirme yapılması gerekmiştir. Davalının, davacının görüntüsünün bulunduğu videonun altına yazdığı "..." yönündeki yazı nedeniyle dinlenen tanık beyanları da göz önünde bulundurulduğunda ifadenin niteliği ve iletilen çevrenin boyutu da göz önünde bulundurulduğunda izinsiz şekilde görüntünün teşhir edilerek umuma iletilmesine dayalı hukuka aykırı kusurlu eylem nedeni ile davacının kişilik hakkının zedelenmesine sebebiyet verildiği anlaşılmıştır.

TBK'nın 51. maddesi gereğince tazminatın kapsamı ve ödenme biçiminin, durumun gereği ve özellikle kusurun ağırlığı göz önünde bulundurularak zarar görenin, uğradığı manevi zarara karşılık taktir edilmesi gerekmekle davalı taraf tüzel kişi tacir olup 6102 sayılı TTK'nın 18/2 maddesi gereğince ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğinden kusurlu eylemin ağırlığı itibari ile takdiren 20.000-TL manevi tazminatın davalının cevabi ihtarname tarihi ile en erken kaldırma tarihi olarak tespit edilen temerrüt tarihi olan 29/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Her ne kadar davacı taraf tahkikat aşaması tamamlandıktan sonra sözlü yargılama aşamasında manevi tazminat miktarının ıslah edilmesi için süre talep etmiş ise de manevi tazminat istemi niteliği itibarıyla tek ve bölünemez nitelikte olup fazlaya ilişkin talep saklı tutulmak suretiyle bölümler halinde de istenemeyecektir. Sonradan gelişen bir olgunun varlığı iddia edilip kanıtlanmadığı sürece başlangıçta talep edilen manevi tazminat miktarı ıslahla artırılamaz. Sonradan gelişen bir olgu olsa dâhi ıslah işleminin,

HMK'nın 177. maddesi gereğince tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilmesi mümkündür. Bu nedenlerle de tahkikat sona erdikten sonra ileri sürülen ıslah talebine cevaz verilmesi mümkün olmamıştır. Tüm bu gerekçeler ışığında; davanın kısmen kabulü ile, maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 20.000 TL manevi tazminatın 29/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair isteminin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda belirtildiği üzere;

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile,

A-Maddi tazminat isteminin REDDİNE,

2.Manevi tazminat isteminin Kısmen Kabulü ile,

20.000 TL manevi tazminatın 29/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair isteminin reddine,

3.Alınması gereken 1.366,20 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 922,18 TL harcın davalıdan tahsiline,

4.Reddedilen Maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7.Davacı tarafın yaptığı 80,70 TL başvuru harcı, 444,02 peşin harç, 835 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 12.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.357,72 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 12.021,00 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ödeyen iadesine, Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/09/2024

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.