Esas No
E. 2021/15851
Karar No
K. 2024/6480
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/15851 E.  ,  2024/6480 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2018/917 Esas, 2019/60 Karar
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2013 tarihli ve (Birleşen 2013/158 Esas) 2013/112 Esas ve 2013/444 Karar sayılı kararı kararı ile; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 24.10.2018 tarihli ve 2015/11439 Esas, 2018/7151 Karar sayılı ilâmıyla; "Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra ve 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma üzerine Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2018/917 Esas ve 2019/60 Karar sayılı kararı kararı ile; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyizi; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın müşteki ... ile irtibata geçip müştekinin vasiliğini yaptığı annesine ait arsanın komisyon karşılığında satışını yapabileceğini söylediği ancak hissedarlardan birinin izale-i şuyu davası açtığını söylediği, bu nedenle, sanığın katılandan 1.200,00 TL vergi borcu, 2.700,00 TL harç, 1.500,00 TL şerhin kaldırılması, 500,00 TL ve 1.700,00 TL noter masrafı aldığını, katılanın vasi dosyasına sunmak için makbuz istemesine rağmen sanığın hiçbir makbuz sunmadığı, yapılan harcamaları el notu ile katılana verdiği ancak sanığın geçen süre içinde katılanın annesine ait gayrimenkulün satışına ilişkin işlemleri yapmadığı gibi, diğer varolduğunu söylediği sorunları da gidermediği, bu sebeple üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2.Mahkemesince sanık hakkında dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;

1.Sanığın farklı zaman dilimlerinde menfaat sağlaması karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;

3.Somut olayda zincirleme olarak gerçekleşen son eylemin işlendiği tarih olan 13.12.2012 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 2012 şeklinde hatalı gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuş, bu husus Yargıtay tarafından düzeltilmiştir. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazan kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği gerekçeli karar başlığında yer alan suç tarihinin "2012" yerine "13.12.2012" ibaresinin yazılması, suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.05.2024 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden Başkan Vekili ...'ün 30.08.2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden düşülen işbu şerhin altı imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.