Danıştay 4. Daire Başkanlığı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10959 E. , 2024/2596 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:
Davacı tarafından, yetkilisi olduğu ... Tarım ve Hayvancılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile davalı idare arasında imzalanan IPARD Programı Fonlarının Tahsiline Dair Sözleşme kapsamında hibe olarak ödenen ve sözleşmenin feshedilmesi üzerine geri ödenmesi istenilen borca ilişkin olarak Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Van İl Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen ...tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davalı idarenin alacağının bir kısmını borçlu şirkete ait araç ve taşınmazların satış bedelinden karşılamasının mümkün olduğu, davalı idarece alacağını asıl borçlu şirketten tahsil edebilmek için gerekli işlemlerin eksiksiz bir biçimde yerine getirilmeden, dolayısıyla şirkete ait araçlar ve taşınmazlar üzerinde mülkiyet hakkının sınırlanmasına ilişkin (ipotek, rehin, vs. gibi) hakların lehdarı tarafından kullanılıp idare lehine hacizli araç ve taşınmazların satışı istenilmeden borcun kanuni temsilcisi sıfatıyla davacıdan tahsiline gidilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan iş ve işlemlerin hukuka uygun olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu" başlıklı mükerrer 35. maddesinde; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği düzenlemiştir.
Buna göre, tüzel kişiliğe sahip şirketlerin vergi borçlarından dolayı öncelikle şirket adına tarh ve tahakkuk işlemi yapılacağı, borç ödenmediği takdirde şirket adına ödeme emri düzenleneceği ve ödeme emriyle istenen borcun süresinde ödenmemesi üzerine de şirket hakkında mal varlığı araştırması yapılarak, tespit edilen mal varlığına haciz konulup, borcun tahsil edilmeye çalışılacağı, buna rağmen kamu alacağı borçlu şirketten tahsil edilemezse, şirket kanuni temsilcisi adına ödeme emri düzenleneceği açıktır. 6183 sayılı Kanun'un 3. maddesinde ise; tahsil edilemeyen amme alacağı teriminin, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını; tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı teriminin, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının yetkilisi olduğu ... Tarım ve Hayvancılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile davalı idare arasında IPARD Programının Tarımsal İşletmelerin Yeniden Yapılandırılması ve Topluluk Standartlarına Ulaştırılmasına Yönelik Yatırımlar kapsamında, 500 Baş Süt Keçisi İşletmesi adlı yatırımın uygulanması için 23/07/2014 tarihinde sözleşme imzalandığı, anılan şirketin sözleşme hükümleri gereği bir kısım taahhütlerini yerine getirmediği tespit edildiğinden bahisle … tarih ve … sayılı işlem ile sözleşmenin feshine karar verildiği, fesih nedeniyle sözleşme kapsamında yapılan hibe ödemesinin geri istenilmesine yönelik olarak 10/12/2015 tarihinde geri alım kararı çıkarıldığı ve borcun şirketten tahsili için … tarih ve E-… sayılı borç bildirim mektubu ile … tarih ve E-… sayılı ödeme emri düzenlendiği, şirket adına yapılan malvarlığı araştırması ile haciz işlemleri neticesinde, borcun tamamının şirketten tahsil edilmesine imkan bulunmadığından bahisle şirket yöneticisi olan davacı hakkında … tarih ve … sayılı ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece her ne kadar asıl borçlu şirketin malvarlığı üzerinde davalı idare tarafından yapılan sorgulamada tespit edilerek üzerine haciz konulan şirkete ait araçlar ve taşınmazların üzerinde mülkiyet hakkının sınırlanmasına ilişkin (ipotek, rehin, vs. gibi) hakların lehdarı tarafından kullanılıp kullanılmadığı, idare lehine hacizli araç ve taşınmazların satışının istenilip istenilmediği hususlarının araştırılmasının yapılarak alacağın tamamını karşılayıp karşılamadığının tespit edilmesi ve alacağın tahsil edilmediğinin anlaşılması durumunda da kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidebilmesinin mümkün olduğu, dolayısıyla eksik inceleme ve araştırma neticesinde verildiği anlaşılan kararda hukuk isabet bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin 20/06/2018 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevabın incelenemesinden, asıl borçlu adına bankalar nezdinde malvarlığı araştırmasının yapıldığı, ancak borcu karşılayacak kadar mevduatın bulunmadığı ve şirkete ait ve her biri rehinli olan …, … ve … plakalı araçlar, ipotekli olan Nilüfer/Balat'ta bir mesken, Büyükorhan/Kayapa'da bulunan tarla vasfındaki hayvan işletmesi ile üzerinde ipotek bulunmayan Mustafakemalpaşa'da bulunan bir adet taşınmazın bulunduğunun tespit edildiği, haczedilen … ve … plakalı araçların ve Nilüfer/Balat'ta yer alan meskenin ipotek ve rehin alacaklıları tarafından icra müdürlülükleri aracılığıyla satıldığı ve satış bedellerinin tamamının rehin ve ipotek alacaklılarına aktarıldığından davalı idarece herhangi bir bedelin tahsil edilemediği, … plakalı aracın 2.000.000,00 TL bedelli kredi anlaşması kapsamında rehnedildiği, Büyükorhan/Kayapa'da bulunan tarla vasfındaki hayvan işletmesinin de ipotek alacaklısı banka tarafından icra müdürlüğü vasıtasıyla satışına yönelik işlemlere başlanıldığı, ancak söz konusu taşınmazın tespit edilen değeri ile ipotek alacaklısının alacak miktarı dikkate alındığında satış işlemi neticesinde amme alacağının karşılanamayacağı, üzerinde ipotek bulunmayan Mustafakemalpaşa'da bulunan bir adet taşınmaza ilişkin ise davalı idare tarafından haciz konulduğu, ancak taşınmaz üzerinde başka hacizlerin bulunduğu, bu nedenle taşınmazın satışı ile elde edilecek paranın garameten taksimi durumunda dahi idarece tahsil edilecek tutarın amme alacağını karşılamayacağının açık olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, kamu alacağının şirketten tahsil edilemeyeceği hususunun ortaya konulduğu anlaşıldığından, davacı adına şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık, İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 18/04/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.