11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2011/13370 E. , 2013/6681 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Gerekçeli karar başlığında 11.11.2004 olarak yanlış gösterilen suç tarihinin, dolandırıcılık suçu bakımından, suçun en son haksız menfaatin elde edildiği tarihte işlendiği kabul olunduğu cihetle, müştekinin araç satışı karşılığı olmak üzere 8.000,00 TL'yi 12.11.2004 tarihinde sanığın hesabına yatırdığını belirtmesi ve resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise, suça konu noter vekaletnamesinin 10.11.2004 tarihli olması karşısında; suç tarihinin dolandırıcılık suçu yönünden 12.11.2004, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise 10.11.2004 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. I-Sanık hakkında ''resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde ;
Dosya içinde bulunan suça konu sahte noter vekaletnamesi ve motorlu araç tescil belgesi asıllarının heyetçe yapılan incelemesinde; iğfal kabiliyetlerinin bulunduğunun gözlemlenmesine, mahkemece de suça konu noter vekaletnamesi aslının getirtilerek 22.05.2008 tarihli duruşmada incelenmesine göre, mahkemenin yapılan sahteciliğin iğfal kabiliyetini haiz olduğunu kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, koşulları oluştuğu halde zincirleme suç hükmünün uygulanmamasındaki isabetsizlik, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca 765 ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümleri somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre kurulan hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında "dolandırıcılık" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının, suçun işlendiği 12.11.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/l. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 18.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.