Danıştay 8. Daire Başkanlığı
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4370 E. , 2024/2319 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Mad. İnş. Enerji Medikal Danışmanlık Lojistik Dış Tic. Ltd. Şti.
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Adıyaman ili, Merkez ilçesi dahilinde Maden İşleri Genel Müdürlüğünce verilen S:… sayılı ve II (b) Grubu maden ocağı işletme ruhsatının, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünce tesis edilen … tarih ve … sayılı kararı ile iptali işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 7201 sayılı Kanun'da bir kişinin adresinin meçhul olarak kabul edilmesi için, tebligatı yapacak idare tarafından ilanen tebliğin düzenlendiği 28. maddeden önce gelen maddelerde düzenlenen tebliğ yöntemlerinden muhatabın durumuna uygun olanlar çerçevesinde tebligatın yapılmasının gerektiği, buna rağmen tebligat yapılamaz ve davacının adresi tespit edilemezse, 28. madde çerçevesinde adresinin meçhul kabul edilmesi ve ilanen tebligatın yapılmasının öngörüldüğü, yani ilanen tebligatın ancak 7201 sayılı Kanun uyarınca adresin meçhul olduğuna kanaat getirilmesi durumunda nihai olarak başvurabilecek bir yöntem olduğu, dolayısıyla, mevzuat hükümleri çerçevesinde, davalı idarenin, davacının adresinin meçhul olduğu sonucuna varabilmesi ve ilanen tebliğ yapılabilmesi için, 7201 sayılı Kanun'un 28. maddesi uyarınca Tebligat Kanunu'nda yer alan tebliğ yöntemlerinden muhatabın hukuki durumuna uygun olanlar çerçevesinde tebligatın yapılması için girişimde bulunması ve davacının bilinen en son adresinin tespit edilmeye çalışılması gerektiği, olayda, davalı idarece tesis edilen idari para cezası ile ruhsat bedelinin 3 aylık süre içerisinde yatırılması ihtarını içerir … tarih ve … sayılı Maden İşleri Genel Müdürlüğü işleminin, davacı şirketin ilgili Adıyaman Ticaret Sicil Memurluğuna beyan ve tescil ettirdiği adresine 7201 sayılı Kanunun 35. maddesi hükmü uyarınca tebliği yapılmaksızın doğrudan ilanen tebligat yoluna gidildiği, bu durumda, davalı idarece, davacı şirkete ait adresin resmi veya hususi müessese ve dairelerden gerekli görülenlere sorulması ve zabıta vasıtasıyla tahkik ettirilmesi suretiyle tespiti sonrasında bulunan adreslere tebligat yapılmasının denenmesi ve yine şirket adresine 7201 sayılı Kanunun 35. maddesi hükmü uyarınca tebliğ yapılması hukuken mümkünken, belirtilen şekilde bir araştırma yapılmadan ve elde edilen sonuçlara göre bulunan adreslere tebligat yapılması denenmeden ilanen tebligat yapılması usul ve yasaya aykırı olduğundan, dava konusu işlem ile davacı şirkete ait ruhsatın iptali işleminde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ruhsat iptali işleminin 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13/1. maddesi kapsamında olduğu, işlemin mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 10. maddesinde, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." düzenlemesine; "Hükmî şahıslara ve ticarethanelere tebligat" başlıklı 12. maddesinde, "Hükmî şahıslara tebliğ, salâhiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir." düzenlemesine; "Hükmî şahısların memur veya müstahdemlerine tebligat" başlıklı 13. maddesinde, "Hükmî şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir hâlde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerine yapılır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Kanunun ''Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina'' başlıklı 21. maddesinde, ''Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/5 md.) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir. 7201 sayılı Kanunun "Kazaî tebligat" başlıklı bölümünde yer alan 34. maddesinin birinci fıkrasında, kazaî tebligat hükümlerinin adlî ve idarî kaza mercilerince yapılacak tebligat işlerinde uygulanacağı;
35.maddesinde, kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usûllere göre tebliğ yapılmış olan kimsenin, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza mercine bildirmeye mecbur olduğu, bu takdirde bundan sonraki tebliğlerin bildirilen yeni adrese yapılacağı, adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılacağı ve asılma tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı, (...) daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adreslerinin esas alınacağı ve bu madde hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
Muhatabın tüzel kişi olması hâlinde tüzel kişilerin adresleri bir sicil veya resmi kayıtta olacağı için adreslerinin meçhul olduğundan söz edilemez. Tebligat Kanunu’nun 28. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen adresi meçhul olanlar ancak gerçek kişi muhataplar olabilir. Tüzel kişilerin adresi meçhul olamayacağından adres araştırması yapılamaz. Nitekim bu hususlar Hukuk Genel Kurulunun 16/04/2019 tarihli ve E:2015/10-2878, K:2019/456 sayılı kararında da benimsenmiştir. Bu nedenle, İdare Mahkemesinin … tarih ve … sayılı ihtar yazısının davacı şirketin ilgili Adıyaman Ticaret Sicil Memurluğuna beyan ve tescil ettirdiği adresine tebliğ yapılmaksızın doğrudan ilanen tebligat yoluna gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Ancak, İdare Mahkemesince, davacı şirketin Ticaret Sicil Memurluğuna beyan ve tescil ettirdiği adresine 7201 sayılı Kanunun 35. maddesi hükmü uyarınca tebligat yapılması gerektiği belirtilmektedir. 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesinin sadece yargı organlarınca yapılacak tebligatlara ilişkin özel hükümler ihtiva ettiği ve mahkemeler tarafından çıkarılacak tebligatlar için uygulanabileceği dikkate alındığında, kazaî bir merci olmayan davalı idarece 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca tebligat yapılması gerektiği yolundaki gerekçede yasal isabet görülmemekle birlikte, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. madde hükümlerince tebligat yapılması gerektiğinden dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda, dava konusu işlemin iptaline dair karara yönelik istinaf isteminin reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,
1.Temyiz isteminin reddine,
2.… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4.2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5.Kesin olarak, 25/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.