11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3876
- Karar No
- 2024/5970
- Karar Tarihi
- 04.09.2024
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
11. Hukuk Dairesi 2023/3876 E. , 2024/5970 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1.... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl dava tasarıma tecavüzün tespiti, men'i, tazminat, karşı dava tasarımın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1981 yılından bu yana soğuk ve sıcak içecek ürünleriyle ilgili alanda faaliyette bulunduğunu, davacının "çiftli meşrubat soğutucusu" isimli ve 2015/03564 tescil numaralı endüstriyel tasarımı bulunduğunu, davacının ürünlerini "hosk" markası ile sattığını, www.teknocelik.com, www.teknocelik.com.tr, www.hosk.com.tr ve www.teknogastro.com.tr alan adlı internet sitelerinde ürünlerini tanıttığını, davalının, davacıdan izin almaksızın davacı tasarımı ile ayırt edilemeyecek kadar aynı tasarıma sahip ürünü üreterek internet sitelerinde sattığını, davalıya gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek davalı fiillerinin tasarım hakkına tecavüz olduğunun tespitine, tecavüz fiillerinin durdurulması ve önlenmesine, üretilen ürünlere, bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara, kalıplara el konulmasına, davacının uğradığı zararlar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000,00 TL maddi tazminata, 60.000,00 TL yoksun kalınan kazancın tazminine, 10.000,00 TL manevi tazminata ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Karşı davacı dava dilekçesinde; davacı tarafın tasarımının yenilik ve ayırt edicilik koşullarını karşılamadığını, tasarımın tescili için başvuru tarihi olan 11.05.2015 tarihinden önce gerek müvekkilin 2014 yılına ait endüstriyel mutfak ürünleri başlıklı fiyat listesinde, gerekse dünyanın birçok yerinde bu tasarımın kamuya arz edildiğini ve ve bir çok ülkede kullanıldığını ileri sürerek davacıya ait 2015/03564 numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tasarımının tescilinden çok daha önce dünyada bilindiğini ve kullanıldığını, davacı iddialarının mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Karşı davalı cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, her iki tasarımın da ayrıntılı olarak incelendiği, incelemeye esas olan unsurların şekiller üzerinde gösterildiği ve karşılaştırıldığı, davacı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin mevcut olduğu, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davalı ürününün tasarımı ile davacının tescilli tasarımı arasında zorunlu unsurlar dışında belirgin farklılıklar bulunduğu, bu nedenle davalının, davacıya ait tescilli tasarım haklarına tecavüz etmediği gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davada verilen kararın istinaf edildiğini, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, ürünlerin aynı olması nedeniyle tüketici tarafından ürünlerin karıştırılacağının açık olduğunu, benzerlik nedeniyle müvekkillerinin maddi manevi zarara uğradığını, soğutucu açısından seçenek özgürlüğünün dar olmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından davacı ve davalı ürünleri arasında zorunlu unsurlar dışında belirgin farklılıklar bulunduğu gerekçesiyle ürünün davacı tasarımına tecavüz teşkil etmediğine karar verildiğini, ancak farklı ürünleri de bulunmakta iken müvekkilinin tasarımının genel formunun aynen kullanılmasının zorunlu unsur olmadığını, müvekkili tarafından tek bir dava açıldığı halde dört ayrı vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek asıl davanın kabulü yönünde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait tasarımın hükümsüzlüğüne yönelik karşı davada mahkemece gerekli araştırma yapılmadığını, davacı tarafın ürününün yeni ve ayırt edici özelliklere sahip olmadığını, tasarımın dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olmasının yenilik özelliği için şart olduğunu, tasarımın yeni ve ayırt edici özelliğinin bulunup bulunmadığı ürünün teknik özellikleri bakımından üreticiye seçenek bırakıp bırakmadığı, harcı alem olup olmadığının da değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu ürünün özellikle Çin ve uzak doğu ülkelerinde sıklıkla kullanılan bir ürün olduğunu belirterek karşı davanın reddine ilişkin mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait tasarımın yenilik ve ayırt edici özelliği mevcut olduğundan hükümsüzlük davasının koşullarının oluşmadığı, davalı ürünün tasarımı ile davacının tescilli tasarımı arasında zorunlu unsurlar dışında belirgin farklılıklar bulunduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davalının davacının tescilli tasarımına tecavüz etmediği, asıl ve karşı davanın reddedilmesinin isabetli olduğu, asıl davada objektif dava birleşmesi söz konusu olduğundan her bir dava yönünden mahkemece ayrı ayrı davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalı vekilinin ve davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, tasarımdan doğan haklara tecavüz fiilinin tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile tazminat, karşı dava, endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 3, 5, 6, 7, 48 nci maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı-karşı davacıya yükletilmesine, Aşağıda yazılı harcın istek halinde davacı-karşı davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.