12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2024/1497 E. , 2024/6370 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet (İcra Memur Muamelesi)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı vekilince icra müdürlüğüne 27.01.2023 tarihinde sunulan takip talebiyle 10.497.706,40 USD üzerinden takibe geçildiği, takip talebinde harca esas TL değerinin yazılmadığı, daha sonra yine alacaklı vekilince 30.01.2023 tarihli taleple ilk takip talebinde maddi hata sonucu alacak miktarının yanlış bildirildiğinden bahisle 30.01.2023 tarihli TL değerinin de yazılı olduğu ikinci bir takip talebinin dosyaya sunulduğu bunun üzerine harca esas miktarı gösteren ödeme emrinin borçluya tebliğe çıkartıldığı anlaşılmaktadır. Alacaklı vekilince ilk sunulan takip talebi neticesinde fazla ödenen harcın iadesi için icra mahkemesine yaptığı başvuruda, mahkemesince şikâyetin reddine karar verildiği, bu kez yine alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
İİK'nın 58. maddesinin 3. fıkrası; "Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi gösterilir" hükmünü içermektedir. Anılan hüküm gereğince alacak miktarının Türk Lirası ile gösterilmesi zorunludur ve bu husus kamu düzeninden olup mahkemece re'sen gözetilir. Ayrıca aynı takip dosyası üzerinden İİK 58/3'e göre ilk takip talebi iptal edilmeden, alacaklının talebi ile yeni bir takip talebi sunularak ödeme emrinin çıkarılması da mümkün değildir. O halde mahkemece; takip talebinin iptali gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.