Esas No
E. 2023/1498
Karar No
K. 2024/1584
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2023/1498
KARAR NO: 2024/1584

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 30/05/2023

NUMARASI : 2022/421 Esas - 2023/320 Karar

İSTİNAF YOLUNA

BAŞVURAN DAVACI : ... - ...

VEKİLLERİ: Av. ... [16144-41533-09991] UETS

Av. ... [16592-95553-89621] UETS

Av. ... [15798-97868-33352] UETS

DAVALI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... [16177-71177-97175] UETS
DAVALI: AK SİGORTA A.Ş.
VEKİLLERİ: Av. ... - ...

Av. ... [16639-36682-15125] UETS

Av. ... [16848-48633-18981] UETS

DAVALI: ...
VEKİLLERİ: Av. ... [16432-34378-06759] UETS

Av. ... [16943-49347-75929] UETS

Av. ... [16194-91383-23073] UETS

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)
BAŞVURU TARİHİ: 16.06.2023
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 28.09.2023
KARAR TARİHİ: 02.10.2024
YAZIM TARİHİ: 02.10.2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.04.2021 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacının yaralandığını bu süreçte çalışamaması ve tedavi sürecinin zor geçmesi nedeniyle manevi yönden zarar gördüğünü, meydana gelen olayda davalının kusurlu olduğunu beyan ederek HMK md. 107 uyarınca fazlaya ilişkin tüm dava ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000,00 TL maddi tazminatın davalı ...'dan olay tarihi olan 08.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; buna karşılık diğer davalı ...Ş.'den (trafik sigortası teminat İimitleriyle sınırlı olmak üzere) ve diğer davalı ...Ş.'den (yapılacak yargılama sonucunda mahkemenizce tespit edilecek zararın AKSigorta A.Ş. ile yapılmış olan zorunlu trafik sigorta poliçesinde yer alan maddi zarar sorumluluğunu aşan miktarı yönünden) maddi tazminat istemi nedeniyle yapılan ön başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan olay tarihi olan 08.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte; buna karşılık diğer davalı ...Ş.'den ise (Kasko poliçesindeki teminat limitleriyle sınırlı olmak üzere) manevi tazminat istemi nedeniyle yapıları ön başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde;Davanın zamanaşımına uğradığını, olayın oluşumunda davalının sorumlu olmadığını , istenilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ...Ş.vekili cevap dilekçesinde;Davanın zamanaşımı uğradığını, olayın oluşumunda davalının sorumlu olmadığını, istenilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili 17.06.2024 tarihli dilekçesi ile davacı vekili ile akdedilen 17.06.2022 tarihli ibraname çerçevesinde sulh olunduğunu, davacı taraf ile sulh ibranamede belirlenen ödemenin yapılması ile birlikte davadan feragat ve davalı, dava konusu ihtilaf bakımından ibra ettiklerini beyan etmiştir.

İlk derece mahkemesi tarafından Maddi tazminat yönünden sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, Manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan olay tarihi olan 08.04.2021 tarihinden, davalı ...Ş. Yönünden ise 12.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, davalı ...Ş. Yönünden Kasko Poliçesindeki limitlerde sınırlı olmak üzere bu davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiştir.

Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Yerel mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat bedelinin somut olay göz önünde bulunduğunda oldukça düşük miktarda olduğunu, Yargıtay'ın genel içtihatları ışığında; manevi tazminat miktarı belirlenirken somut olayın özelliği, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumu, paranın alım gücü, maluliyet oranı, beden gücü kaybı ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetilmesi gerektiğini, davacının bu süreçte tek başına günlük ihtiyaçlarını dahi yardım almadan gideremeyecek şekilde yatağa bağımlı yaşadığını, kaza sonrasında takılan platinlerin çıkarılması için 14.12.2021 tarihinde bir ameliyat daha olduğunu, yerel mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının somut olayın gerçekleri göz önünde bulundurulduğunda oldukça düşük miktarda olup davacının yaşadığı üzüntü, elem ve yıpranmanın yol açtığı manevi zararların giderilmesine elverişli nitelikte olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, 08.04.2021 tarihinde, davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalıların sürücüsü, zorunlu trafik ve kasko sigortacısı olduğu aracın karıştığı çift taraflı kaza sonucunda davacı yaralanmıştır. Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinde alınan rapor da davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.

Yine dosyada mevcut maluliyet raporuna göre trafik kazası ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğu, davacının dava konusu yaralanma nedeniyle tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %10 olduğu, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.

Davacı vekili, istinaf dilekçesinde manevi tazminat miktarının düşük olduğunu belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. Bu istemle sınırlı yapılan istinaf incelemesinde; 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Manevi tazminat miktarı belirlenirken tarafların sosyal ve ekonomik durumların yanında olayın sebebi oluş şekli karşı tarafın haksız tahrik oluşturacak eylemlerinin bulunup bulunmadığı ve varsa mahiyeti ile eylemin ve sonuçlarının mahiyetinin ve özellikle hakkaniyete uygunluğunun gözetilmesi gerekir.

Somut olayda; olay tarihi, olayın oluş şekli, kusur durumu, yaralanmanın mahiyeti, tarafların sosyal ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen manevi tazminatların az olduğu, davacı için 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyetli olacağı kanaatine ulaşıldığından davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazının kabulü gerekmiştir.

Mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarları az bulunmuş ise de; anılan yanılgının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30.05.2023 tarih ve 2022/421 Esas, 2023/320 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2.HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden, A)Maddi tazminat yönünden sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,

B)Manevi tazminat yönünden Davanın Kabulü ile, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan olay tarihi olan 08.04.2021 tarihinden, davalı ...Ş. Yönünden ise 12.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, (davalı ...Ş. Yönünden Kasko Poliçesindeki limitlerde sınırlı olmak üzere) bu davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

C) Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereği alınması gerekli 6.831,00 TL harçtan peşin olarak alınan 348,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.482,61‬ TL harcın davalılar ... ve Allianz Sigorta A.Ş.'den ( Sigorta şirketi 3.241,30 TL sinden sorumlu olmak kaydıyla ) müşterek ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, D)Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 348,39 TL peşin harç olmak üzere toplam 429,09‬ TL'nin davalılar ... ve Allianz Sigorta A.Ş.'den (sigorta şirketi 214,55 TL sinden sorumlu olmak kaydıyla ) müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, E)Davacı tarafından yapılan toplam 5.821,50 TL yargılama giderinin davalılar ... ve Allianz Sigorta A.Ş.'den (sigorta şirketi 2.910,75‬ TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacı tarafa verilmesine, F)Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan 1.360,00 TL ücretin davalılar ... ve Allianz Sigorta A.Ş.'den alınarak Hazineye irat kaydına, G)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve Allianz Sigorta A.Ş.'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, H)Davalı ...Ş. İle davacı sulh olduklarından yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunmadıklarından bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına, İ)Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleşmesi ve talep halinde yatırana iadesine, J) 05.05.2022 tarihli ihtiyati haciz kararı sebebiyle 09.05.2022 tarihinde yatırılan 13.050,00 TL, 10.05.2022 tarihinde yatırılan 2.250,00 TL nakdi teminatların HMK'nın 392/2. maddesi uyarınca karar kesinleştikten 1 ay sonra talebi halinde davacıya iadesine, K)Kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, L)İlk derece mahkemesince düzenlenen 11.07.2023 tarih ve 2023/266 - 267 sayılı harç tahsil müzekkerelerinin infaz edilmesinin iadesinin istenmesine,

3.Davacının yatırmış olduğu istinaf karar harcının talebi halinde iadesine,

4.Davacı tarafından yapılan 240,00 TL istinaf giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (sigorta şirketi 120,00 TL lik kısmından sorumlu olmak kaydıyla) davacıya verilmesine,

5.Harcanmayan istinaf gider avanslarının hesaplanarak yatıranlara iadesine,

6.Karar tebliği, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02.10.2024 Başkan ...

(e-imzalıdır)

*Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.