Esas No
E. 2022/1622
Karar No
K. 2022/1622
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22.

HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1622 - 2024/1161 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 24/02/2022

ESAS-KARAR NO : 2021/648 E - 2022/183 K

KARAR TARİHİ: 14/10/2024
YAZILDIĞI TARİH: 23/10/2024

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili; müvekkilinin borçlu dava dışı ... Dış Ticaret A.Ş'den dört adet çek aldığını, çeklerin davalı bankaya süresinde ibraz edildiğini, banka tarafından imza tutmadığı gerekçesiyle çeklerin ödenmediğini, karşılıksızdır işleminin de yapılmadığını, daha sonra gerekli hukuki yollara başvurulduğunu ancak bugüne kadar hiçbir tahsilat yapılamadığını, karşılıksızdır şerhi düşülmediğini "karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme" suçu bakımından şirket yetkililerinin şikayet edilemediğini, imzaya itiraz davasında gelen adli tıp raporu ile de imzaların dava dışı keşideci şirketin yetkili temsilcisine ait olduğunun ve bankanın şerhinin gerçeğe aykırı olduğunun ortaya çıktığını, davalı bankanın yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkilinin zararından bankanın sorumlu olduğunu davalı bankaya teslim edilen çeklerin zamanında tahsil edilmemesinden dolayı uğranılan zararın tahsili gerektiğini belirterek, şimdilik belirsiz alacak davası olarak 3.000 USD'nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili; TTK.'nun 812. maddesi gereğince bankaların kendilerine ibraz edilen çek ile ilgili işlem yapmadan önce çekin şekil şartlarını ve unsurlarını kontrol etme yükümlülüğü olduğunu, özellikle çekte bulunan keşideci imzası, çekin zorunlu unsurlarından olup, kontrol edilmesi gerektiğini, davacı şirketin tazminat talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu bildirerek unsurları gerçekleşmeyen tazminat davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece; bankanın kanundan doğan özen yükümlülüğünü yerine getirirken uyguladığı işlem nedeniyle sorumlu tutulmayacağı, kaldı ki banka çalışanlarının kriminal uzman olmadığı için kendilerinden beklenenin ilk bakışta veya herhangi bir teknik destek almadan yaptıkları incelemeyle senedin sahte olup olmadığını belirlemeleri gerektiği, nitekim dosya kapsamında bulunan Büyükçekmece 6. Noterliği'nin 18.03.2016 tarihli ve 12739 yevmiye numaralı olan İmza Sirküleri'nde yer alan imza örnekleriyle, çekler üzerindeki imzaların bu kapsamda yapılacak bir inceleme sonucu benzeşmediğinin görüldüğü, davacı bankanın karşılıksızdır şerhi düşmemesinde ağır bir kusuru ya da kötü niyetinin ispatlanamadığı gibi, karşılıksız işleminin yapılması ile çeklerin tutarının tahsil edilmesi arasında uygun illiyet bağı da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davalı bankanın tahsil edilmeleri amacıyla verilen çeklerin, davalı tarafından tahsil edilmemeye sebebiyet verdiğini, çeklerde bulunan imzaların sahte olmadığını, karşılıksızdır işleminin yapılmayarak alacaklı tarafın tahsilat imkanını ortadan kaldırdığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık 5941 sayılı yasa kapsamında davalı bankanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve var ise kapsamı noktasında toplanmaktadır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, 5941 sayılı yasa kapsamında davalı bankanın sorumlu olduğu iddiasına dayalı alacak davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Dava, kendisine ibraz edilen çeklerdeki keşideci imzasının çekte tespit edilememesi nedeniyle bankanın çek bedelini ödememesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece bankanın kusurunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İbraz tarihlerinde çekin bankada karşılığı olmamasına karşın davalı banka tarafından çeklere karşılıksız şerhi verilmediği çeklerin tahsilatının geciktirildiği tahsilatı geciktirdiği ileri sürülmüştür.

Muhatap banka çek anlaşması dolayısıyla, keşideciye karşı, ödenmek üzere kendisine ibraz edilen çekleri, imzanın gerçek ve içeriğinde tahrifat olup olmadığı açısından kurallara uygun ve itinalı şekilde kontrol etmek borcunu yüklenmiştir. Keşidecinin imzasının gerçek olup olmadığı ise bankada mevcut imza örneğiyle karşılaştırma yapılarak tespit edilir. Muhatap banka, kendisine yüklenen kontrol görevini kusurlu bir davranışla ihlal ederek, sahte veya tahrif olunmuş bir çekleri öderse anılan yasa maddesi uyarınca, keşideciye karşı, çek anlaşmasının ihlali sebebiyle, sorumlu olur ve yapılan ödemeden doğan zararı tazmin borcu altına girer.

Çeklerin bedelinin, davalı bankadan tahsiline karar verilebilmesi için davalı bankanın kusuru sonucu çek bedelinin asıl borçludan tahsilinin olanaksız hale gelmiş olması, bu nedenle davacının zararının doğması gerekmektedir. Bu durumda öncelikle davacının ticari ilişkide bulunduğu çekleri keşidecisi şirkete karşı temel ilişkiye dayalı olarak dava veya takip yoluna gitmek suretiyle alacağını tahsile çalışması, yapılan takip veya açılan dava sonucu davacının alacağını tahsil edememesi halinde bu kez davalı banka aleyhine dava açma hakkının doğacak olması karşısında, bu husus yerine getirilmeden doğrudan banka aleyhine açılan davada, davacının bankadan talepte bulunabilmesi için gereken zararın doğmuş olması şartı henüz gerçekleşmediği, davalının eylemi ile zarar arasında uygun illiyet bağının davacı tarafından hukuken geçerli, kesin ve yeterli delillerle ispat edilemediği, davalı bankanın çekin keşidecisinin imzasının sıhhatini sorgulaması gerektiği, davacının zararını keşide edenden talep edebileceği görülmekle davanın reddi kararında bir usulsüzlük görülmemiştir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/3694 Esas 2014/10571 Karar)

Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3.İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5.HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

6.Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 14/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Katip

(e-imzalıdır)

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.

"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog