Aramaya Dön

Danıştay 7. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2021/541
Karar No
K. 2024/2798
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2021/541 E.  ,  2024/2798 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

YEDİNCİ DAİRE

Esas No: 2021/541
Karar No: 2024/2798
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ... Bakanlığı
VEKİLLERİ: Av. ... - Av. ...

DAVANIN KONUSU : 29/12/2020 tarihli 31349 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'de (Seri No:8) yer alan istisna sınırlamasının yürütmesinin durdurulması ve iptali ile bu Tebliğ'e dayanak olan 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Davacının doğuştan %90 engelinin bulunduğu, yalnız yaşadığı, yaklaşık 15 yıldır engelli aracı kullandığı, protez kullandığı için yüksek araçların kendisine daha uygun olduğu, bu nedenle günlük işlerini SUV tipi aracıyla idame ettirdiği, sıfır araçların piyasa fiyatları göz önüne alındığında 2021 yılı için uygulanan ÖTV istisna sınırının engellilerin hayatlarını kolaylaştırmaktan ziyade zorlaştırdığı, yasa koyucunun öngördüğü pozitif ayrımcılığın uygulanmadığı, Engellilerin Haklarına Dair Sözleşme’nin engellinin topluma tam ve etkili katılım ve dahil olması ilkesine dayalı olduğu, engellilerin imkan dahilinde azami ölçüde bağımsız hareket edebilmesini sağlamak için etkili tedbirler alınmasının gerektiği, Engelliler Hakkında Kanun’un 4. maddesi uyarınca engellinin toplumdan tecrit edilmesinin ve ayrı tutulmasının önlenmesinin gerektiği, istisna sınırına ilişkin düzenlemenin anılan hükümlere aykırı olduğu ileri sürülerek iptali ve yürütmenin durdurulması gerektiği ile Anayasa’nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin insan haklarına saygılı ve sosyal bir hukuk devleti olduğunun vurgulandığı, 10. ve 61. maddelerinde engelliler lehine özel hükümlerin bulunduğu, 73. maddesinde de, vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımının maliye politikasının sosyal amacı olduğunun düzenlendiği, bu yönüyle 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 7. maddesinin 2. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Uyuşmazlığa konu edilen Tebliğ’in Resmi Gazete’de yayımlandığı 29/12/2020 tarihinden itibaren 60 gün içerisinde dava açılması gerekirken, 01/03/2021 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesinin (B) bendinde yeniden değerleme oranının tanımlandığı, bu oranın ortalama fiyat artışı dikkate alınarak objektif bir şekilde tespit edildiği, dava konusu Tebliğ’de ise sözü edilen Kanun'da yer alan orana göre matematiksel olarak yapılan hesaplama ilan edildiğinden, ortada kesin ve yürütülmesi gereken bir işlemin bulunmadığı, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 7. maddesinde yer alan engelliler lehine özel düzenlemeler ile pozitif ayrımcılığın benimsendiği, istisnadan yararlanmak için motor silindir hacminden bağımsız olarak aracın bedelinin ÖTV ve KDV gibi vergiler dahil 200.000 TL’yi geçmemesine ilişkin koşulun 05/12/2017 tarihinde getirildiği, malul ve engellilere yönelik istisna düzenlemeleriyle sosyal hayata katılmalarına destek olunduğu, ancak bu yararın lüks araç alımına yönelik kullanılması kamu vicdanını yaralar mahiyette olacağından istisna sınırının sosyal devletin gereği olduğu, davanın açıldığı tarih itibariyle davacının araç iktisabına yönelik vergi dairesince reddedilen herhangi bir başvurusunun bulunmadığı, engelliler tarafından ilk iktisabı yapılan 2020 yılındaki araçların 54.852 adedinden 25.922’sinin ve 08/06/2021 tarihi itibariyle 2021 yılındaki araçların 37.256 adedinden 19.130’unun SUV tipi araç olduğu, dolayısıyla davacının iddia ettiği SUV tipi araçların iktisabının engellenmediği, yapılan tespitlere göre engelliler tarafından ilk iktisabı yapılan araçların yaklaşık %50’sinin SUV tipi araç niteliğine haiz olduğu, davacının istisnadan en son 2016 yılında yararlandığı, yasal olarak 5 yılda bir yararlanabileceği göz önüne alındığında dava tarihi itibariyle istisnadan yararlanma hakkı da bulunmadığından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : 29/12/2020 tarihli 31349 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanan "Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'de (Seri No:8) yer alan tutarların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda düzenlenen yeniden değerleme oranına uygun olarak belirlendiği, Cumhurbaşkanı'nın kanunla kendisine verilen yetkiyi kullanmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla dava konusu Tebliğ'de yer alan istisna tutarlarının kanuni sınırlar içinde artırıldığı anlaşıldığından, davaya konu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Dava, 29/12/2020 tarih ve 31349 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğde (Seri No:

8.yer alan istisna sınırlamasının iptali ve düzenlemenin dayanağı olan 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla başvurulması istemiyle açılmıştır. Davacının, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinin Anayasa'ya aykırı olduğu; davalı idarenin, davanın yasal süre içinde açılmadığı ve davacının Tebliğ'e karşı dava açmakta menfaati bulunmadığı yolundaki itirazları yerinde görülmemiştir.

T. C. Anayasasının 61.

maddesinin 2. fıkrasında, devletin, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alacağı kurula bağlanmış; 03/12/2008 gün ve 5825 sayılı Kanun ile uygun bulunarak 14/07/2009 gün ve 27288 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Engellilerin Haklarına Dair Sözleşmenin 3. maddesinde sözleşmenin engellinin topluma tam ve etkili katılım ve dahil olması ilkesine dayalı olduğu;

19.maddesinde, sözleşmeye taraf Devletlerin tüm engellilerin diğerleriyle eşit seçeneklere sahip olarak toplum içinde yaşama hakkına sahip olduğunun kabul edileceği, taraf devletlerin engellilerin bu haktan tam olarak yararlanmalarını ve topluma tam dahil olmalarını ve katılmalarını kolaylaştırmak için etkili ve gerekli tedbirleri alacağı belirtilmiş;

20.maddesinde, taraf Devletlerin, engellilerin istedikleri şekilde ve zamanda, karşılanabilir bir maliyetle hareket edebilmelerinin kolaylaştırılması da dahil olmak üzere engellilerin imkan dahilinde azami ölçüde bağımsız hareket edebilmesini sağlamak için etkili tedbirler alacağı düzenlenmiş; 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun'un 6518 sayılı Kanun'un 64. maddesi ile değiştirilen 4. maddesinde, bu Kanun kapsamında bulunan hizmetlerin yerine getirilmesinde, engellilerin insan onur ve haysiyetinin dokunulmazlığı temelinde, kendi seçimlerini yapma özgürlüğünü ve bağımsızlığını kapsayacak şekilde bireysel özerkliğine saygı gösterilmesinin; engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanmasının; engellilerin bağımsız yaşayabilmeleri ve topluma tam ve etkin katılımları için erişilebilirliğin sağlanmasının; engellilerin ve engelliliğin her tür istismarının önlenmesinin esas olduğu kurala bağlanmış, engelliliğe dayalı ayrımcılık yapılamayacağı, ayrımcılıkla mücadele engellilere yönelik politikaların temel esası olarak benimsenmiş, engellinin toplumdan tecrit edilmesinin ve ayrı tutulmasının önlenmesi gerektiği kurala bağlanmıştır. Anayasal, yasal ve uluslararası düzenlemeler uyarınca Devlet, engellilerin sosyal yaşama daha rahat uyum sağlamaları için gerekli tedbirleri almakla, onların karşılanabilir bir maliyetle hareket etmelerini kolaylaştıracak düzenlemeleri yapmakla ödevlidir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 73. maddesinin üçüncü fıkrasında; vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı; dördüncü fıkrasında vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisinin Bakanlar Kuruluna verilebileceği kurala bağlanmış, 21/01/2017 tarih ve 6771 sayılı Kanunu'nun 16. maddesiyle, 73. maddenin dördüncü fıkrasında yer alan “Bakanlar Kuruluna” ibaresi, “Cumhurbaşkanına” olarak değiştirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 73. maddesinin üçüncü fıkrasında vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı hükme bağlanmak suretiyle verginin kanuniliği ilkesi benimsenmiştir.

Anayasa Mahkemesinin birçok kararında da vurgulandığı üzere; Anayasanın 73. maddesinin 3. fıkrasında benimsenen bu ilke uyarınca, idarenin takdir yetkisine dayalı uygulamalarının sınırlandırılması amacıyla, vergi yasalarında, vergiyi doğuran olay; matrah; oran; tarh; tahakkuk; tahsil; yaptırım; zamanaşımı; muafiyet ve istisna gibi vergilendirmenin temel ögelerinin kanun ile belirlenmesi zorunludur. Ancak, vergilendirme ile ilgili bütün hususların kanunla kurala bağlanmasının olanaklı bulunmadığı usule ve tekniğe ilişkin konularda,vergi idaresinin etkin ve verimli bir şekilde işlemesini sağlamak amacıyla yasama organı tarafından, yürütme organına açıklayıcı ve tamamlayıcı nitelikte düzenleyici işlem yapma yetkisi verilmesi mümkündür.

Anayasa'nın 124. maddesinde, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, düzenleme yetkisinin bulunduğu kurala bağlanmıştır. İdarenin düzenleme yetkisini kanunlar çerçevesinde ve kanunlara uygun olarak kullanması gereklidir. Bir alanın kanunla düzenlenmiş olması, idarenin düzenleme yetkisini kullanabilmesinin ön koşuludur. Kanunla düzenlenmiş bir hususta normlar hiyerarşisi içerisinde üst norma aykırı olmayan ve uygulanmasına açıklık getiren yönetmelik, tebliğ ve genelgeler, idarenin takdir yetkisinin objektifleştirilmesine hizmet eder. Dolayısıyla, yürütülen kamu hizmetinin ve tesis edilen işlemlerin nesnelleştirilmesiyle ilgililerine hukuki güvence sağlayan genel tebliğ hükümlerinin uygulanacağı tabiidir. Ancak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan genel tebliğlerin, kendisinden üstte bulunan kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı hükümler içermeyeceği, başka bir deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normlarda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı açıktır. 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin (c) bendinde, bu Kanuna ekli (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tâbi olmayanlar tarafından teslimi bir defaya mahsus olmak üzere özel tüketim vergisine tabi tutulmuş; aynı Kanunun 7. maddesinin 2. bendinde, (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi mallardan, münhasıran aracı sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibatı bulunanların malul ve sakatlar tarafından beş yılda bir defaya mahsus olarak bizzat kullanılmak üzere ilk iktisabının vergiden müstesna olduğu kurala bağlanmıştır. Madde hükmü, 16/07/2004 tarih ve 5228 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir: "(II) sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tabi mallardan;

a)87.03 (motor silindir hacmi 1.600 cm³'ü aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³'ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, sakatlık derecesi % 90 veya daha fazla olan malul ve engelliler tarafından,

b)87.03 (motor silindir hacmi 1.600 cm³'ü aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³'ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, bizzat kullanma amacıyla sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve engelliler tarafından, Beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı vergiden müstesnadır." Madde hükmünde, 06/02/2014 tarih ve 6518 sayılı Kanunlun 56'ncı maddesi ile yapılan değişiklikle; 4760 sayılı 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendine, "b) 87.03 G.T.I.P. numarasında yer alan (motor silindir hacmi 2.800 cm3’ü aşanlar, bütün tekerlekleri motordan güç alan veya alabilenler, sürücü dâhil 8 kişiye kadar oturma yeri olan binek otomobilleri, yarış arabaları, arazi taşıtları hariç), yük taşımasında kullanılıp azami ağırlığı 3,5 tonu aşmayan ve yolcu taşıma kapasitesi istiap haddinin % 50’sinin altında olanlar ile sürücü dâhil 9 kişilik oturma yeri olanların engellilik durumlarının araçları bizzat kullanamayacak ve sürekli olarak tekerlekli sandalye veya sedye kullanmalarını gerektirecek nitelikte olduğunu ilgili mevzuat çerçevesinde alınan engelli sağlık kurulu raporuyla tevsik eden ve engellilik derecesi % 90 veya daha fazla olup tekerlekli sandalye veya sedye ile binilmesine ve seyahat edilmesine uygun tertibat yaptıran malul ve engelliler tarafından," şeklindeki (b) bendi eklenmiş; mevcut (b) ve (c) alt bentleri (c) ve (d) alt bentleri olarak teselsül ettirilmiştir. 28/11/2017 tarih ve 7061 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile 4760 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasının; (2) numaralı bendinin (a) ve (c) alt bentlerinin parantez içi hükümlerinde yer alan “motor silindir hacmi 1.600 cm³’ü aşanlar” ibaresi, “hesaplanması gereken özel tüketim vergisi ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 200.000 TL’yi aşanlar” şeklinde değiştirilmiş;

1.fıkranın; (2) numaralı bendinin (a) ve (c) alt bentlerinde yer alan tutarların, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanılacağı; hesaplanan tutarın 100 lirayı aşmayan kesirleri dikkate alınmayacağı; Bakanlar Kurulunun, bu şekilde tespit edilen tutarı %50’sine kadar artırmaya yetkili olduğu" kurala bağlanmış, değişiklik hümünün 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiş, maddede yer verilen “Bakanlar Kurulu” ibaresi 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 143 üncü maddesiyle, “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.

Değişiklik hükümleri, engel oranı % 90 veya fazla olan malul ve engellilerin maddede belirlenmiş araçları, tadilat yaptırılıp yaptırılmadığına bakılmaksızın özel tüketim vergisi ödemeksizin edinebilme imkânı sağlanması, malul ve engellilere yönelik olarak uygulanan vergi istisnasının kapsamının genişletilmesi, çok amaçlı olarak kullanılan araçlar ile ilgili vergileme rejiminin iyileştirilmesi olarak gerekçelendirilmiştir. 18 Nisan 2015 tarih ve 29330 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listede yer alan mallara ilişkin hükümler ile bu hükümlerle ilgili olmak üzeren Kanunun uygulanmasına dair usul ve esaslara yönelik açıklamalar düzenlenmiş, 4760 sayılı Kanunda yapılan değişiklik hükümleri kapsamında 2017 tarih ve 30283 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe giren Özel Tüketim Vergisi (II) sayılı Liste Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 1'inci maddesi ile Uygulama Genel Tebliğinin (II/C/1.2.1) ve (III/C/1.3) bölümlerinin birinci paragraflarında yer alan "1600 cm³ veya altında motor hacmine sahip" ibareleri "motor silindir hacmine bakılmaksızın, hesaplanması gereken özel tüketim vergisi ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 200.000 TL'nın altında olan" şeklinde değiştirilmiş, bu bedelin, aynı Tebliğde değişiklik yapan (5) Seri Nolu Tebliğ ile 2019 yılı için 247.400 TL; (7) Seri Nolu Tebliğ ile 2020 yılı için 303.200 TL; (8) Seri Nolu Tebliğ ile 2021 yılı için 330.800 TL; (9) Seri Nolu Tebliğ ile 450.000 TL olarak uygulanması öngörülmüştür.

Davaya konu yapılan Tebliğin incelenmesinden, düzenlemenin Anayasa, Engellilerin Haklarına Dair Sözleşme, Engelliler Hakkında Kanun ve 4760 sayılı Kanunda benimsenen ilke ve kurallar çerçevesinde; 4760 sayılı Kanunla verilen yetki kapsamında ve yasal hükümlerde yer verilen usul ve esaslara uygun olarak öngörüldüğü, Tebliğ hükümleri ile üst normlarda yer almayan yeni bir düzenleme getirilmediği anlaşılmış olup, 4760 sayılı Kanununun 7'nci maddesinde yer verilen kural uyarınca, yeniden değerleme oranı uygulanmak suretiyle hesaplanan ve 2021 yılında uygulanması öngörülen istisna tutarının açıklanmasına ilişkin Tebliğ hükümleri ile bir hakkın kullanımının ile engellendiği ya da daraltıldığından da söz edilemez. Bu itibarla, dava konusu düzenlemede mevzuata aykırılık görülmemiştir Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, duruşma için belirlenen günde, davacı vekili Av. ...'ın, davalı idareyi temsilen Av. ...'nun geldiği görülerek Danıştay Başsavcılığı tarafından görevlendirilen Danıştay Savcısı ...'ün katılımıyla yapılan duruşmada taraflara usulüne uygun olarak söz verilip, Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : 29/12/2020 tarihli 31349 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'de (Seri No:8) yer alan istisna sınırlamasının yürütmesinin durdurulması ve iptali ile bu Tebliğ'e dayanak olan 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir.

İNCELEME VE GEREKÇE

USUL YÖNÜNDEN:

Davacı tarafından, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; anılan hükümlerde, belirtilen oran ve şartlarda engele sahip olan herkesin vergi istinasından yararlanmasının mümkün bulunduğu, Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesinin eylemli değil, hukuksal eşitliği ifade ettiği, bu suretle, aynı hukuksal (koşul ve nitelik itibarıyla) durumlarda olanların aynı, ayrı hukuksal durumlarda olanların ayrı kurallara tabi olmasıyla Anayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesinin ihlalinden söz edilemeyeceği dikkate alındığında, söz konusu hükümlerin Anayasa'nın anılan ilkesini ihlal eder niteliğinin bulunmadığı anlaşıldığından, Anayasa'ya aykırılık iddiasına itibar edilmemiştir. ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT:

Anayasa'nın ''Vergi ödevi'' başlıklı 73. maddesinin 3. fıkrasında, vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı;

4.fıkrasında ise, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisinin Cumhurbaşkanına verilebileceği;

61.maddesinin 2. fıkrasında, Devletin, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alacağı kurala bağlanmış;

125.maddesinin 4. fıkrasında, yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Maddedeki bu sınırlama, Cumhurbaşkanına tanınan yetki uyarınca yürürlüğe konulan düzenlemelere karşı açılacak davalarda, öncelikle, yasada belirlenen sınırların aşılıp aşılmadığının; belirlenen sınırlar dahilinde kullanılan yetkinin de, yine Anayasa'nın yukarıda yer verilen 73. maddesinde ifade edilen "verginin yasallığı" ilkesi ile aynı maddenin 1. fıkrasında, "herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür" biçiminde ifade edilen "vergilendirmede eşitlik" ilkesine ve 10. maddesinde açıklanan "yasa önünde eşitlik" ilkesine uygunluğu yönünden yargısal denetime tabi tutulmasına engel değildir. 03/12/2008 tarih ve 5825 sayılı Kanun ile uygun bulunarak 14/07/2009 tarih ve 27288 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Engellilerin Haklarına Dair Sözleşmenin 3. maddesinde, sözleşmenin engellinin topluma tam ve etkili katılım ve dahil olması ilkesine dayalı olduğu;

19.maddesinde, sözleşmeye taraf Devletlerin tüm engellilerin diğerleriyle eşit seçeneklere sahip olarak toplum içinde yaşama hakkına sahip olduğunun kabul edileceği, taraf devletlerin engellilerin bu haktan tam olarak yararlanmalarını ve topluma tam dahil olmalarını ve katılmalarını kolaylaştırmak için etkili ve gerekli tedbirleri alacağı belirtilmiş;

20.maddesinde, taraf Devletlerin, engellilerin istedikleri şekilde ve zamanda, karşılanabilir bir maliyetle hareket edebilmelerinin kolaylaştırılması da dahil olmak üzere engellilerin imkan dahilinde azami ölçüde bağımsız hareket edebilmesini sağlamak için etkili tedbirler alacağı düzenlenmiş; 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun'un 4. maddesinde, engellinin toplumdan tecrit edilmesinin ve ayrı tutulmasının önlenmesi gerektiği hükümüne yer verilmiştir. 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun "Diğer istisnalar" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında (II) sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tâbi mallardan; (a) 87.03 (hesaplanması gereken özel tüketim vergisi ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 200.000 TL’yi aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³'ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, engellilik oranı % 90 veya daha fazla olan malûl ve engelliler tarafından; (b) (Ek: 6/2/2014-6518/56 md.) 87.03 G.T.I.P. numarasında yer alan (motor silindir hacmi 2.800 cm3’ü aşanlar, bütün tekerlekleri motordan güç alan veya alabilenler, sürücü dâhil 8 kişiye kadar oturma yeri olan binek otomobilleri, yarış arabaları, arazi taşıtları hariç), yük taşımasında kullanılıp azami ağırlığı 3,5 tonu aşmayan ve yolcu taşıma kapasitesi istiap haddinin % 50’sinin altında olanlar ile sürücü dâhil 9 kişilik oturma yeri olanların engellilik durumlarının araçları bizzat kullanamayacak ve sürekli olarak tekerlekli sandalye veya sedye kullanmalarını gerektirecek nitelikte olduğunu ilgili mevzuat çerçevesinde alınan engelli sağlık kurulu raporuyla tevsik eden ve engellilik derecesi %90 veya daha fazla olup tekerlekli sandalye veya sedye ile binilmesine ve seyahat edilmesine uygun tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından; (c) 87.03 (hesaplanması gereken özel tüketim vergisi ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 200.000 TL’yi aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³'ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, bizzat kullanma amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabının vergiden istisna olduğu belirtilmiş; aynı maddenin son fıkrasında ise; birinci fıkranın; (2) numaralı bendinin (a) ve (c) alt bentleri ile (6) numaralı bendinde yer alan tutarlar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı, hesaplanan tutarın 100 lirayı aşmayan kesirlerinin dikkate alınmayacağı ve Cumhurbaşkanının, bu şekilde tespit edilen tutarı %50’sine kadar artırmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir. 29/12/2020 tarih ve 31349 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:

8.ile engellilere özel tüketim vergisinden istisna araç satışında uygulanan 303.200 TL parasal sınır 330.800 TL olarak yeniden belirlenmiştir. Buna göre, 4760 sayılı Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasının (2) numaralı bendinin (a) alt bendi uyarınca, Kanuna ekli (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi mallardan, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin, 87.03 tarife pozisyonunda yer alan, motor silindir hacmine bakılmaksızın, hesaplanması gereken özel tüketim vergisi ve diğer her türlü vergiler dâhil bedeli 330.800 TL’nin altında olan binek otomobil, panelvan, pick-up, arazi taşıtı, ATV, jeep, steyşın vagon, vb. taşıtlar ile, (c) alt bendi uyarınca, (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi mallardan, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin, 87.03 tarife pozisyonunda yer alan, motor silindir hacmine bakılmaksızın, hesaplanması gereken özel tüketim vergisi ve diğer her türlü vergiler dâhil bedeli 330.800 TL’nin altında olan binek otomobil, panelvan, pick-up, arazi taşıtı, ATV, jeep, steyşın vagon, vb. taşıtların beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı özel tüketim vergisinden istisnadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Dosyanın incelenmesinden; doğuştan % 90 engelli olan davacının protez kullandığı için yüksek araçların kendisine daha uygun olduğu, günlük işlerini SUV tipi aracıyla idame ettirmesi ve bu araçların piyasa fiyatları göz önüne alındığında 2021 yılı için uygulanan özel tüketim vergisi istisna sınırının yeni bir araç almasına imkan vermemesi nedeniyle 29/12/2020 tarih ve 31349 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğde (Seri No:8) yer alan istisna sınırlamasının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. 4760 sayılı Kanun'un 7. maddesinin son fıkrasında, aynı maddenin 1. fıkrasının (2) numaralı bendinin (a) ve (c) alt bentleri ile (6) numaralı bendinde yer alan tutarların, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılacağı düzenlenmiştir. Yeniden değerleme oranı, devletin tahsil ettiği alacaklarda yapılan artış oranını belirleyen önemli bir katsayı olup, 213 sayılı Kanun'un 289. maddesine göre, her yıl Ekim ayı sonunda oluşan bir yıllık ortalama yurt içi üretici fiyat endeksi (ÜFE) artış oranı, bir sonraki yıl için yeniden değerleme oranı olarak belirlenmektedir. Başka bir ifadeyle, Ekim ayındaki enflasyon verileri, Kasım ayının ilk haftasında Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanmakta ve bir sonraki yıl için geçerli olan yeniden değerleme oranı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından Resmi Gazete’de ilan edilmektedir. Anılan Bakanlık tarafından 2020 yılı için yeniden değerleme oranı % 9,11 olarak tespit edilmiş ve 28/11/2020 tarihli ve 31318 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:521) ile ilan edilmiş bulunmaktadır. Ayrıca, 213 sayılı Kanun’da tanınan özel yetki uyarınca, Cumhurbaşkanı, bu oranı ilgili yılın sonuna kadar %50'sine kadar arttırmaya yetkildir.

Dava konusu edilen, Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, yukarıda açıklandığı gibi 4760 sayılı Kanun'da yer alan istisna tutarlarının yeniden değerleme oranında arttırılmasına ilişkin düzenlemelere uygun olup, Tebliğ ile yapılan bu düzenlenme sosyal devlet ve eşitlik ilkeleri ile uluslararası sözleşmelere aykırı hükümler ihtiva etmemektedir. Tebliğ'in yayımı ile amaçlanan kanunda yer alan tutarların yeniden değerleme oranında güncellenerek mükelleflere ilan edilmesi ve mükelleflerin bilgi edinmelerinin sağlanmasıdır.

Bu açıklamalar çerçevesinde uyuşmazlığın çözümü; dava konusu Tebliğ'de yer alan tutarların, 213 sayılı Kanun'la düzenlenen ve Resmi Gazete'de ilan edilmek suretiyle uygulanmaya başlanan yeniden değerleme oranında, Anayasa'nın 73. maddesi ve 4760 sayılı Kanun'un 7. maddesinin son fıkrası ile Cumhurbaşkanına verilen yetki dahilinde belirlenip belirlenmediğinin tespitine ilişkin bulunmaktadır.

Davada iptali istenilen düzenlemeye konu vergi tutarlarındaki artışın 28/11/2020 tarihli ve 31318 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:521) ile ilan edilen yeniden değerleme oranında (% 9,11) yapıldığı ve vergilendirme ilkelerine aykırılık taşımadığı; öte yandan, Kanun'da öngörülen sınırlar içerisinde yapılan değişikliğin ne kadarının, ekonomik göstergelere uygun olduğunun yargısal denetiminin ise, Anayasa'nın 125. maddesiyle bağdaşmayacağı açık olduğundan, davaya konu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.DAVANIN REDDİNE,

2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,

4.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,

5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE DANISTAYKARAR IDARI Vergi Hukuku 29330 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde Özel Tüketim Vergisi Kanunu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 6518 sayılı Kanun 213 sayılı Kanun 31318 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu 5825 sayılı Kanun ile uygun bulunarak 14/07/2009 gün ve 27288 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Engellilerin Haklarına Dair Sözleşmenin 3. maddesinde sözleşmenin engellinin topluma tam ve etkili katılım ve dahil olması ilkesine dayalı olduğu; 19. maddesinde, sözleşmeye taraf Devletlerin tüm engellilerin diğerleriyle eşit seçeneklere sahip olarak toplum içinde yaşama hakkına sahip olduğunun kabul edileceği, taraf devletlerin engellilerin bu haktan tam olarak yararlanmalarını ve topluma tam dahil olmalarını ve katılmalarını kolaylaştırmak için etkili ve gerekli tedbirleri alacağı belirtilmiş; 20. maddesinde, taraf Devletlerin, engellilerin istedikleri şekilde ve zamanda, karşılanabilir bir maliyetle hareket edebilmelerinin kolaylaştırılması da dahil olmak üzere engellilerin imkan dahilinde azami ölçüde bağımsız hareket edebilmesini sağlamak için etkili tedbirler alacağı düzenlenmiş; 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunu 4760 sayılı Kanun 6771 sayılı Kanun 7061 sayılı Kanun 4760 sayılı Kanunda benimsenen ilke ve kurallar çerçevesinde; 4760 sayılı Kanunla verilen yetki kapsamında ve yasal hükümlerde yer verilen usul ve esaslara uygun olarak öngörüldüğü, Tebliğ hükümleri ile üst normlarda yer almayan yeni bir düzenleme getirilmediği anlaşılmış olup, 4760 sayılı Kanunu 5228 sayılı Kanun 5825 sayılı Kanun ile uygun bulunarak 14/07/2009 tarih ve 27288 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Engellilerin Haklarına Dair Sözleşmenin 3. maddesinde, sözleşmenin engellinin topluma tam ve etkili katılım ve dahil olması ilkesine dayalı olduğu; 19. maddesinde, sözleşmeye taraf Devletlerin tüm engellilerin diğerleriyle eşit seçeneklere sahip olarak toplum içinde yaşama hakkına sahip olduğunun kabul edileceği, taraf devletlerin engellilerin bu haktan tam olarak yararlanmalarını ve topluma tam dahil olmalarını ve katılmalarını kolaylaştırmak için etkili ve gerekli tedbirleri alacağı belirtilmiş; 20. maddesinde, taraf Devletlerin, engellilerin istedikleri şekilde ve zamanda, karşılanabilir bir maliyetle hareket edebilmelerinin kolaylaştırılması da dahil olmak üzere engellilerin imkan dahilinde azami ölçüde bağımsız hareket edebilmesini sağlamak için etkili tedbirler alacağı düzenlenmiş; 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunu 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu K213 md.289 K213 md.298 K31318 md.125 K6771 md.16 K5378 md.4 K4760 md.7 K4760 md.1 K7061 md.72 K5228 md.21 K5378 md.64 K5825 md.3 K213 md.73
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog