Esas No
E. 2014/15779
Karar No
K. 2014/26283
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

21. Hukuk Dairesi

E. 2014/15779 K. 2014/26283 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2014/15779, K. 2014/26283, T. 04.12.2014
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/15779
Karar No
2014/26283
Karar Tarihi
04.12.2014
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

21. Hukuk Dairesi         2014/15779 E.  ,  2014/26283 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 9. İş Mahkemesi

TARİHİ : 04/07/2013

NUMARASI : 2012/216-2013/571

Davacı, çalıştığı işyeri ve yaptığı iş itibariyle 2098 ve 3395 sayılı yasalarla eklenen hükümleri gereğince itibari hizmet süresinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R Dava, davacının davalı işverenin E. ve M.Şeker Fabrikasındaki çalışmaları kapsamında itibari hizmet süresinin tespiti ve sigortalılık sürelerine eklenmesi istemine ilişkindir. Mahkeme, kararında belirtilen gerekçelerle 1.10.1987 ile 1.10.2008 tarihleri arasında davanın kabulüne karar vermiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; Davacının 23.9.1985 ile 15.6.1993 tarihleri arasında M.Şeker Fabrikası'ndan, 15.6.1993 tarihinden itibaren de E. Şeker Fabrikası tarafından adına hizmet bildiriminin bulunduğu, davacının davalı işyerinin hangi bölümünde hangi tarihler arasında çalıştığına dair detaylı araştırma yapılmadığı, mahkemece, davalı işverenin E. Şeker Fabrikasındaki çalışmaları nedeniyle itibari hizmet süresinden yararlanma istemli emsal davalarda düzenlenen keşif tutanakları ile bilirkişi raporlarını değerlendiren bilirkişi raporunu esas alarak, davacının çalıştığı hiçbir bölüm ayırt edilmeden 1.10.1987 – 01.10.2008 tarihleri arasındaki çalışmalar yönünden davanın kabulüne dair hüküm kurulmuştur.

Mahkemece, itibari hizmet süresinden faydalanma şartlarının irdelenmesinde, bilirkişi raporu ile emsal dava dosyalarındaki bilirkişi raporları ve keşifler değerlendirilmiş, ancak davacının çalıştığı bölümler tespit edilmeden, ayrıca çalışılan bölümlerin de 506 sayılı Yasanın Ek 5. maddesi kapsamında belirtilen koşulları taşıyıp taşımadığının somut olarak araştırılıp irdelenmediği anlaşılmıştır.

O nedenle davacının, davalı işyerindeki (M. ve E.Şeker Fabrikaları'ndan ayrı ayrı bilgi istenip, gerektiği takdirde her iki şeker fabrikası için de ayrı ayrı keşif yapılarak) hangi bölümdeki hangi tarihler arasında hangi işi yaptığının dökümlü olarak bildirilmesi için davalı işverenden bilgi istenmeli, davacının çalıştığı bölümündeki çalışma koşullarının belirlenmesi için mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılmalı, davacının gördüğü işin türü ve niteliği, kapsamı, diğer bir anlatımla yaptığı işin geçtiği yerin sözü edilen olumsuz fiziksel dış etkenlere maruz kalan yerlerden olup olmadığı, açık ve kesin biçimde ortaya konulmalı, ilgili madde hükmüne göre sınırlı olarak sayılan iş kolunda çalışanların itibari hizmet süresinden yararlanabileceği de gözetilerek denetlemeye elverişli, çelişkiden uzak olarak düzenlenecek rapora göre karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik araştırma ve incelemeye karar verilmiş olması, usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Kabule göre ise; Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüş olup, 506 sayılı Yasanın Ek 5. maddesinin 3. fıkrasının “… Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0,25) formülü uygulanır.” hükmü gereği, kurulan hükümde, kabul edilen dönemler yönünden işveren tarafından bildirilen çalışma gün sayısı ve buna isabet eden itibari hizmet gün sayısının açık ve net olarak belirtilmemesi; Usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan Türkiye Ş. Fabrikaları A.Ş.'ne iadesine

04.12.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Sigorta Hukuku K506 md.5
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog