21. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/93
- Karar No
- 2024/151
- Karar Tarihi
- 06.02.2024
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- KALDIRILMASINA
T. C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/93 Esas 2024/151 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/09/2021
NUMARASI : 2021/422 Esas 2021/509 Karar
GEREKÇELİ KARARIN
Taraflar arasındaki anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 15.11.2017 tarihinde ticaret siciline tescil olup, 2 ortağının da tüzel kişi olduğunu, şirkete ortak olan tüzel kişilerden ...'in ..., ...'nın ... tarafından temsil edildiğini, davalı şirketin tek başına temsil ve ilzama yetkili temsilcisinin ise ... olduğunu, davalı şirketin 09.04.2021 tarihinde yapılan 2020 yılı Olağan genel kuruluna davacıyı temsilen ...'ın iştirak ettiğini, alınan kararlara aleyhe oy kullanıp, muhalefet şerhi koyduğunu, genel kurulun (3) numaralı kararı ile alınan yönetim kurulunun ibrası ve yeniden seçilmesi kararının TTK. 436/1 ve 2. maddeleri uyarınca geçersiz olduğunu, yine muhalefet şerhinden de açıkça anlaşılacağı üzere yönetim kurulunun ibra edilmemesi gerektiğinin en büyük gerekçesinin yetkili temsilcinin şirket ile işlem yapma yasağına ısrarla aykırı davranması olduğunu, yönetim kurulunun ibrasına dair kararın açıklanan gerekçe ile geçersizliğinin başkaca bir araştırmaya hacet kalmaksızın belirgin olduğunu, bu belirginlik karşısında ibra edilmemiş bir yönetim kurulunun şirketi idare etmeye devam etmesinin pay sahipleri ve şirket mal varlığının korunması amacını zedeleyeceğini, yine ibra edilmemenin doğal sonucu olarak yönetim kurulu üyesi hakkında sorumluluk davası açılacağını, bu nedenle şirkete yönetim kayyımı atanmasının somut olayın özelliğine uygun düşeceğini, ibra edilmeyen, genel kurulda aydınlatıcı bilgi vermeyen yönetim kurulunun görevde kalmasının beklenemeyeceğini, toplantının (6) numaralı bendinde sermaye artırımına karar verildiğini, sermaye artırım ile TTK.
395.maddesine aykırı olarak şirket işlem yapma yasağına sürekli aykırı davranan ve ısrarla bilgi vermekten kaçınan yönetim kurulu başkanına fon aktarımı sağlayacağını, karar ile amacın şirketin mali yapısını güçlendirmek yahut yeni işlere finans sağlamak olmadığını, kar dağıtımı yapılmamasına ilişkin kararın ana sözleşmenin 13. maddesine aykırı olduğunu, sözleşmede değişiklik yapılmadığı sürece hükme uyulması gerektiğini, kar dağıtmama kararının hiçbir objektif ve nesnel nedene dayanmadığını, toplantının 7. Maddesi ile alınan yurt dışında ve yurt içinde bayilik, acentelik, know-how sözleşmeleri yapmak üzere yönetime yetki verilmesine karar verildiğini ancak alınan karara ilişkin bir şirket ihtiyacının olmadığını, amacın Ar-Ge çalışmaları sonucu elde edilecek know-how'larının yönetim kurulu üyesinin ortağı olan ve Amerika'da yaşayan ortağına transfer olduğunu, 8. madde ile yönetim kuruluna huzur hakkı ödenmesine karar verildiği, 19.08.2020 tarihli genel kurul ile yönetim kurulu üyesinin tek kişiye düşürülmesine karar verildiğini ve yönetim kurulunun tek kişiye düşürülmeden önce müvekkilinin yönetim kurulu başkan vekilliği görevini ifa ettiğini ve herhangi bir huzur hakkı almadığını, gelinen durumda çoğunluk hissedarın şirket amaç ve hedefleriyle bağdaşmayan bir şekilde üstelik temsilciye değil doğrudan şahsa huzur hakkı ödenmesi şeklindeki önerinin yine kendi oyunun çokluğuyla kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, huzur hakkının fahiş olup, aynı zamanda TTK. 436/1. maddesi kapsamında oydan yoksunluk halinin madde için bulunduğunu, TTK.
395.maddesine aykırı iş ve işlemlerin tespit edilip fazladan transfer edilen değerlerin şirkete döndürülmesi için yasal yollara başvurulması gerektiğini, halihazırda davacı ve davalı sıfatlarının tek kişide birleşmesi, yönetim hak ve yetkisinin de bu kişide kalması açılması muhtemel davada şirket zararına yol açacağından yönetim kuruluna kayyım atanması gerektiğini beyan ederek, davalı şirketin 09.04.2021tarihinde yapılan genel kurulunda alınan yönetim kurulunun ibrası ve seçimi, sermaye artırımı, kar dağıtımı yapılmaması, yurt dışında ve yurt içinde bayilik, acentelik, know-how sözleşmeleri yapmak üzere yönetim kuruluna yetki verilmesi, yönetim kuruluna huzur hakkı ödenmesi kararlarının öncelikle yürütülmesinin geri bırakılmasına, akabinde iptaline, yasaya ve ana sözleşmeye bariz aykırılık nedeniyle yönetim kurulu yetkilerinin kaldırılarak şirkete kayyım atanması yönünde tedbir kararı verilmesine, yönetim kurulu başkanının şirketle kendisi yahut da şirketle başkası adına işlem yapmasının tedbir yoluyla engellenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının şirkete kayyım atanmasına dair talebinin başka bir davanın konusu olabileceğini, davacının 2020 yılı olağan genel kurulunda alınan kararların geçersizliğine hasrettikten sonra genel kurul sonrasında yaşandığı iddia edilen kötü yönetim fiillerini dayanak göstermek suretiyle kayyım talebinde bulunmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, nitekim genel kurul kararının iptali ile birlikte kötü yönetim fiilinden kaynaklı kayyım talebinin aynı davada birlikte ileri sürülemeyeceğini, aynı zamanda yönetim kayyımının ancak yönetim yetkisine haiz organının işleyemez hale geldiğinde atanabileceğini, yönetim kurulunun ibrası ve yeniden seçim kararının iptaline gösterilen gerekçenin kötü niyetli olarak ileri süsüldüğünü, iddiaların herhangi bir temeli olmadığını, iddiaların delile dayanmayan mesnetsiz iddialar olduğunu, sermaye artırımı ve kar payı dağıtılmaması kararına ilişkin kararın çoğunlukla oy çokluğuyla alındığını, kararın şirketin gelişen iş hacminin gerektirdiği fonları karşılamak amacıyla ve dağıtılmamış karın sermayeye dönüştürmek suretiyle alındığını, nitekim şirketin maliyetlerinde ciddi artışlar olduğunu, yurt dışında ve yurt içinde bayilik, acentelik, know-how sözleşmeleri yapmak üzere yönetim kuruluna yetki verilmesi şeklindeki kararın oy çokluğu ile alınabileceğini, toplantıda oy çokluğu ile kararın alındığını, davacı iddialarının soyut olduğunu, şahsi yorumlar ile bir dizi iddialara öne sürüldüğünü ve delil sunulmadığını, yine huzur hakkı ödenmesine ilişkin kararında yasaya uygun olarak oy çokluğu ile alındığını beyan ederek, davanın ve tedbir talebinin reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; Yönetim kurulunun ibrası ve yeniden seçilmesi kararının iptali istemi yönünden yapılan değerlendirmede; 09.04.2021 tarihli 2020 yılı olağan genel kurul toplantısının 4. maddesi ile yönetim kurulunun ibrasına, 5. maddesi ile yönetim kurulu üyeliğine ... Savunma...A.Ş. Adına temsilen ...'ın seçilmesine ilişkin istemin reddine, yeniden yönetim kurulu üyeliğine ...'ın seçilmesine oy çokluğu ile karar verildiği, davacı şirket temsilcisinin yönetim kurulunun ibra edilmemesine ilişkin karara muhalefet şerhi koyduğu, 5. madde ile alınan karara ise olumsuz oy vermesine rağmen muhalefet şerhi yazmadığı, yönetim kurulunun ibrası yönünden; TTK. 436/2 maddesine aykırı olarak yapılan oylama sebebiyle muhalefet şerhinin aranmayacağı, 6102 sayılı TTK'nın 436/2 maddesi "Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz. '' hükmünü haiz olup, yönetim kurulu üyesinin vesayeten yahut da temsilen kullandığı oyların TTK. 436/2 maddesi kapsamında kalmadığı, somut olayda ...'ın davalı şirket ortağı olmadığı, bu suretle temsilen kullanmış olduğu oy nedeniyle TTK. 436/2 maddesi uyarınca anılan kararın batıl olduğundan bahsedilemeyeceği, yine davalı şirket ortağı ......Ltd. Şti.'yi temsilen oy kullanan ...'ın davalı şirket ortağı olmadığından TTK. 436/1 maddesinin somut olayda uygulanamayacağı, anılı maddenin iptali için TTK.
447.maddesi kapsamında butlan sebeplerinin var olmadığı, yeniden yönetim kurulu üyesinin seçimine ilişkin karar yönünden; TTK.
446.maddesi uyarınca iptal davasını toplantıda hazır bulunarak karara olumsuz oy veren ve muhalefetini tutanağa geçen pay sahibinin açabileceği, oylamadan önce (karar almadan önce) muhalefet edilmesinin, olumsuz görüş bildirmesinin pay sahibine dava hakkı vermeyeceği dikkate alındığında, davacı ortağın yönetim kurulunun seçilmesine ilişkin kararda olumsuz oy kullanmasına rağmen muhalefet şerhi yazmadığı ve bu suretle dava açma hakkının bulunmadığı nazara alınarak, yeniden yönetim kurulu seçilmesine ilişkin kararın iptali yönünden açılan davanın reddi gerektiği,
Sermaye artırımı, kar dağıtımı yapılmaması, yurt dışında ve yurt içinde bayilik, acentelik, know-how sözleşmeleri yapmak üzere yönetim kuruluna yetki verilmesi, yönetim kuruluna huzur hakkı ödenmesi kararlarının iptali istemi yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu 09.04.2021 tarihli olağan genel kurul toplantısının 6. maddesi ile sermaye artırımı ve kar dağıtımı yapılmaması, 7. maddesi ile yurt dışında ve yurt içinde bayilik, acentelik, know-how sözleşmeleri yapmak üzere yönetim kuruluna yetki verilmesi, 8. Maddesi ile yönetim kuruluna huzur hakkı ödenmesine, davacı şirket temsilcisinin ret oyuna karşılık oy çokluğu ile karar verdiği, davalı şirket yetkili temsilcisinin ret oyu vermesine rağmen anılı kararlara muhalefet şerhi koymadığı, TTK.
446.maddesi uyarınca iptal davasını toplantıda hazır bulunarak karara olumsuz oy veren ve muhalefetini tutanağa geçen pay sahibinin açabileceği, oylamadan önce (karar almadan önce) muhalefet edilmesinin, olumsuz görüş bildirmesinin pay sahibine dava hakkı vermeyeceği, bu suretle dava açma hakkının bulunmadığı, yine anılı kararlar yönünden TTK.
447.maddesi kapsamında butlan sebeplerinin var olmadığı, yönetim kuruluna huzur hakkı ödenmesine ilişkin kararda davacı iddiasının aksine ......A.Ş.'nin temsilcisi-yönetim kurulu üyesi ...'ın pay sahibi olmaması nedeniyle TTK. 436/1. maddesinin uygulanamayacağı nazara alınarak, anılı kararların iptali yönünden açılan davanın reddi gerektiği,
Davacının davalı şirketin 09.04.2021 tarihli 2020 yılı genel kurulunda alınan davaya konu kararların tedbiren yürütmesinin geri bırakılmasına ilişkin talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
TTK'nun 449.maddesi uyarınca davalı şirket yönetim kurulu üyesi ...'ın mahkemelerinin 23.09.2021 tarihli celsesinde tedbir talebi yönünden dinlenilmesine müteakip yukarıda açıklanan gerekçelere istinaden davaya konu kararların iptali ve butlanına karar verilmesini gerektirecek bir hal bulunmadığı gözetilerek tedbir talebinin reddi gerektiği,
Davacının davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması istemi yönünden yapılan değerlendirmede; öncelikle, dava dilekçesi sonuç bölümünden anlaşılacağı üzre davacının davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasının davanın esası yönünden değil tedbiren talep ettiği, TMK'nun 426. ve devamı maddelerinde hangi hallerde kayyım atanacağının belirtildiği, TMK'nun 426. maddesinde temsil kayyımlığı, 427. maddesinde ise yönetim kayyımlığının düzenlendiği, bir şirketin yasal temsilcisinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunduğu taktirde kendisine o iş için temsil kayyımı atanabileceği, şirketin zorunlu organlarından olan yönetim kurulunun mevcut olmaması halinde de TTK'nun 530. maddesi gereğince bu durumun feshe sebep olabileceği de gözetilerek bir yönetim kayyımı atanabileceği, somut olayda davalı şirket yönetim organının bulunduğu bu suretle tedbiren yönetim kayyımı atanmasına yasal olanak bulunmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
İlk derece mahkemesince davalı şirketin ortaklarının tüzel kişi olduğunu, yönetim kurulunun da tüzel kişiliğe haiz ... şirketi olduğunu göz ardı ettiğini, tüzel kişinin gerçek kişiler aracılığıyla yönetim kurulunda iradesini açığa vurduğunu, bu nedenle mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu, ...'ın genel kurulda davalı şirketin çoğunluk hissedarı ve yönetim kurulu başkanı olan ... ...Limited Şirketi'nin iradesini ortaya koyduğunu, kullanmış olduğu oyun şirket adına kullanıldığını ve ... ...Limited Şirketi için bağlayıcı olduğunu, bu nedenle genel kurulda ...'in ibrası için oy veren ...'ın kendi ibrasında oy kullanamayacağından alınan kararın batıl olduğunu,
TTK'nun 436.maddesi gereğince ibra oylamasında kullanılan oydan ötürü oydan yoksunluk nedeniyle iptal kararı verilmesi gerekirken hatalı şekilde reddinin yerinde olmadığını, ilk derece mahkemesince yönetim kurulu seçimi, sermaye artırımı, kar dağıtımı yapılmaması, yurt dışında ve yurt içinde bayilik, acentelik, know-how yapmak üzere yönetim kuruluna yetki verilmesi, yönetim kuruluna huzur hakkı verilmesine yönelik kararlarda müvekkillerinin olumsuz oy kullanmasına rağmen muhalefet şerhi yazmadığı gerekçesiyle reddedilmesinin yine usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin genel kurul kararlarına olumsuz oy kullandığı gibi muhalefet şerhini de yazdırdığını, genel kurul tutanağının 8.bendinde açıkça muhalefet şerhinin geçirildiğini, mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
09.04.2021 tarihli 2020 yılı olağan genel kurulun;
Gündemin 4.maddesinde; Yönetim kurulu üyelerinin ibrasının görüşüldüğü, davalı şirketin ortaklarından ...Anonim Şirketi adına temsilen ...'ın 245 ret oyuna karşılık ... Elktronik ...Limited Şirketine temsilen ...'ın 255 kabul oyu ile oy çokluğuyla yönetim kurulunun ibrasına karar verildiği, davacı şirket temsilcisi ...'ın yönetim kurulunu ibra edilmemesini istiyorum dediği,
Gündemin 5.maddesinde; Yönetim kurulu üyelerinin seçiminin görüşüldüğü, her iki şirket ortağı tarafından da gelecek 3 yıl için görev yapmak üzere yönetim kurulu üyeliğine aday olduğu, yapılan oylama sonucu ...Anonim Şirketi adına temsilen ...'ın yönetim kuruluna seçilme talebinin oy çokluğuyla reddedildiği, diğer ortak ... Elektronik ...Limited Şirketine temsilen ...'ın oy çokluğuyla yönetim kurulu üyesi seçilmesine karar verildiği,
Gündemin 6.maddesinde; Kar dağıtımının görüşülmesi, yönetim kurulunun dağıtılabilir kardan sermaye artırım önerisinin görüşülüp karara bağlanmasının görüşüldüğü, şirketin 50.000,00 TL olan sermayesinin 2020 yılı karından karşılanmak üzere 1.950.000,00 TL sermayesi artırılıp 2.000.000,00 TL'ye çıkartılmasının görüşüldüğü, yapılan oylamada ...Anonim Şirketi adına temsilen ...'ın 245 ret oyuna karşılık ... Elktronik ...Limited Şirketine temsilen ...'ın 255 kabul oyu ile oy çokluğuyla kabul edildiği, aynı maddede geçmiş yıllar karının sermaye eklenen dışında kalan kısmının şirkete bırakılmasına yönelik yapılan oylamada yine ...Anonim Şirketi adına temsilen ...'ın 245 ret oyuna karşılık ... Elktronik ...Limited Şirketine temsilen ...'ın 255 kabul oyu ile oy çokluğuyla kabul edildiği,
Gündemin 7.maddesinde; Yurt içinde ve yurt dışında bayilik, acentelik ya da know-khow sözleşmeleri ile ilgili hususun görüşülüp karara bağlanmasının görüşüldüğü, yapılan oylamada ...Anonim Şirketi adına temsilen ...'ın 245 ret oyuna karşılık ... Elktronik ...Limited Şirketine temsilen ...'ın 255 kabul oyu ile oy çokluğuyla görüşülen gündem maddesindeki hususlar yönünden yönetim kuruluna sözleşmeler ve bunun gibi yapma yetkisi verilen gündem maddesinin kabul edildiği,
Gündemin 8.maddesinde; Yönetim kuruluna huzur hakkı ödemesinin görüşülmesinin görüşüldüğü, yönetim kurulu üyesine aylık 30.000,00 TL huzur hakkı önerildiği, yapılan oylamada ...Anonim Şirketi adına temsilen ...'ın 245 ret oyuna karşılık ... Elktronik ...Limited Şirketine temsilen ...'ın 255 kabul oyu ile oy çokluğuyla kabul edildiği, maddenin son kısmında ...Anonim Şirketi adına temsilen ...'ın söz alarak "Bu yukarıdaki maddelerde yer alan ve burada sayılmayan her türlü yasal haklarımız saklıdır, haklarımızı arayacağız" denmek suretiyle muhalefet şerhini tutanağı yazdırdığı görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nın "Duruşma yapılmadan verilecek kararlar" başlıklı 353/(1)-a.6.maddesinde de (Değişik: 22/7/2020-7251/35 md.) Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde duruşma yapılmadan karar verileceği düzenlenmiştir.
Somut olaya gelince, davacı yanca davalı şirketin 09/04/2021 tarihinde yapılan 2020 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında alınan kararların iptaline yönelik olarak dava açılmış, ilk derece mahkemesince açılan davada davacı yanın gündem maddelerine yönelik olarak peşin muhalefeti bulunduğu oylamadan sonra muhalefet şerhi bulunmadığından açılan davanın reddine karar verilmiş ise de, yukarıda da belirtildiği üzere 09/04/2021 tarihinde yapılan 2020 yılı Olağan Genel Kurul toplantısının 8.maddesinde; yönetim kuruluna huzur hakkı ödenmesine ilişkin gündem maddesinin oylamasından sonra ...Anonim Şirketi adına temsilen ...'ın söz alarak "Bu yukarıdaki maddelerde yer alan ve burada sayılmayan her türlü yasal haklarımız saklıdır, haklarımızı arayacağız" denilmek suretiyle muhalefet şerhini tutanağı yazdırdığı, bu hale göre davaya konu gündem maddeleri yönünden davacı yanın tüm delillerinin toplanarak mahkemece alanında uzman bilirkişiler marifetiyle davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek suretiyle rapor alınıp sonucuna karar verilmesi gerektiği halde ilk derece mahkemesince tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürülen deliller toplanıp, toplanan deliller kapsamında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğinden Dairemizce denetim yapılmamıştır.
Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikte davaya konu delillerin toplanmadığı ve değerlendirilmediği anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,
2.Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2021 tarih ve 2021/422 Esas 2021/509 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3.Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4.Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya tarafa iadesine,
5.Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g.maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/02/2024 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.