Esas No
E. 2023/2715
Karar No
K. 2024/5040
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2023/2715 E.  ,  2024/5040 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2263 Esas, 2023/497 Karar
HÜKÜM: Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/24 E., 2022/462 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.06.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin dava dışı Semaş Yapı Tur. ve İnş. San. AŞ ile yaptığı 05.12.2018 tarihli sözleşmenin 2/g maddesi uyarınca, müvekkili şirkete 21.12.2018 tarihinde, İstanbul Beyoğlu 747 ada 13 nolu parsel üzerinde 9 ay süreli ikinci dereceden 200.000,00 USD bedelli ipotek verdiğini, sözleşmenin 2/g maddesinde 200.000 USD'nin ödenmesi veya ödenmeme halinde icra takibi başlatılması, sözleşmenin 1. maddesinde bahsi geçen Beşiktaş ilçesindeki 4 nolu binada bulunan 3, 5 ve 6 nolu dairelerin tümünün tapuda CCS A.Ş.'ye veya üçüncü bir şahsa satış yoluyla geçmesi şartına bağlandığını, bu şartların ayrıca ipotek sözleşmesi ve resmi senette de belirtildiğini, sözleşmede bahsi geçen dairelerin üzerinde İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2018/5212 Esas sayılı dosyasında alacaklısı davalı CCS...AŞ'nin olduğu hacizler bulunduğunu, icra dosyasındaki satış işlemlerinin ardından ihalenin feshi davaları açıldığını ve ihalenin feshi davalarının İstanbul 25. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/616 E. ve 2020/619 E. sayılı dosyaları ile derdest olduğunu, yani sözleşmedeki şartın henüz gerçekleşmediğini, 2. maddede belirtilen dairelerin tümünün tapusunun davalıya veya üçüncü bir şahsa henüz intikal etmediğini, ipoteğin şarta bağlı olması ve şartın gerçekleşmemesi nedeniyle ipotek alacağının muaccel hale gelmediğini, müvekkilinin ilgili davaları sonuçlandırıp daireleri davalı CCS...A.Ş.'nin uhdesine geçmesini müteakip borcunu ödemesi beklenirken ipoteğin 24.11.2020 tarihinde, 7181 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 19. maddesi ile TMK'nın 883. maddesinde yapılan değişik üzerine terkin edildiğini, davalının borcunu ödemediği halde yeni yasal düzenleme ile dava konusu ipoteğin kaldırıldığını, müvekkilinin ipoteğin düzenlendiği tarihten çok sonra 01.01.2020 tarihinde yürürlüğe giren yeni düzenlemeyi bilmesinin beklenemeyeceği gibi, ipotek akdinde kararlaştırılan 9 ay sonunda icra takibine konu yapılması halinde "ödeme şartının gerçekleşmediği" şeklindeki itiraza uğrayacağının açık olduğunu, alacağın tahsili amacıyla İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün 2020/27842 E. sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili, 13.07.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek, 05.12.2018 tarihli sözleşme kapsamındaki İstanbul 3. Tüketici Mahkemesinin 2013/500 E. sayılı davadaki hak sahibi... ile İstanbul 1. Tüketici Mahkemesinin 2014/1468 E. sayılı dosyasındaki alacaklı ...'ın daha önce dosyaya sunulan dilekçe ekinde ibraz edilen belgelerle ibra edildiklerini, bu nedenle 3 ve 5 nolu daireler ile ilgili ibranamelerin alınarak bu iki dairenin parasının, binanın Zafer Saat ve Kuyumculuk San. Tic. Ltd. Şirketi'ne satılmak suretiyle alındığını, 3 nolu dairenin doğrudan devrinin yapıldığının tapu kaydı ile görüleceğini, davalı CCS'nin 05.12.2018 tarihli sözleşmede belirtilen İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2018/5212 E. sayılı takip dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattığını, 5 ve 6 nolu dairelerinin satışının yapıldığını, açılan ihalenin feshi davalarının icra hukuk mahkemesince reddedildiğini, verilen kararların istinaf aşamasında olduğunu, 6 nolu daire ile ilgili davacının sözleşmedeki edimini yerine getirmediğinden ve bu daire ile ilgili ibranameyi alamadığından tüketici mahkemesinde hak sahibi olan... tarafından İstanbul 6. Tüketici Mahkemesinin 2020/784 E. sayılı dosyası tapu iptal tescil davası açıldığını, davalı şirketin 6 nolu daire ile ilgili ödenen ve ibranameyi alma yükümlülüğünü kötüniyetli olarak yerine getirmeyerek davacı şirket lehine düzenlenen 200.000,00 USD'nin ödenmesiyle ilgili sözleşme edimlerinden kaçınmak istediğini, 3 ve 5 nolu dairelerle ilgili sözleşmede düzenlenen şartların gerçekleştiğini belirterek, itirazın iptali davasını tam ıslah suretiyle alacak davasına dönüştürerek 200.000 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsile karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Tekirdağ'da sattığı taşınmazının geliri ile yatırım yapmak istediğini, bu kapsamda dava dışı Semaş Yapı Tur. ve İnş. A.Ş. (Eski unvanı Göğüş Yapı Tur. ve İnş. San. AŞ) yetkilisi Arif ... ile tanıştığını, dava dışı Semaş AŞ ile bu şirkete ait Beşiktaş ilçesi 1455 ada 7 nolu parselde bulunan 12 adet bağımsız bölümün satışı konusunda anlaştıklarını, satıcı Semaş A.Ş.'nin bu bağımsız bölümlerden 3, 5 ve 6 numaralı daireler haricindekilerin mülkiyetinin müvekkiline devrettiğini, ancak 3, 5 ve 6 nolu bağımsız bölümler üzerinde çeşitli mahkemelerce konulan ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacizler bulunduğundan bu dairelerin mülkiyetinin müvekkiline devir edilemediğini, bunun üzerine müvekkili ile satıcı Semaş A.Ş. arasında 05.12.2018 tarihli sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşme uyarınca müvekkilinin, söz konusu taşınmazlar üzerindeki şerhlerin kaldırılması için taşınmazlardaki tedbir ve hacizlerin lehtarı olan üçüncü kişilerle görüşüp anlaşarak gerekli ödemeleri üçüncü kişilere yaparak ve taşınmazlar üzerindeki şerhleri kaldırarak Semaş AŞ adına ibraname alacağı, Semaş...AŞ'nin ise anılan taşınmazlar hakkında devam eden davalara dair temyiz taleplerinden feragat edeceği, akabinde de tedbirlerin kaldırılması için mahkemelere gerekli dilekçeleri vereceği, sonrasında da 3, 5 ve 6 nolu taşınmazların müvekkiline devrini sağlayacağı, yine 3, 5 ve 6 nolu bağımsız bölümlerin üzerinde müvekkili lehine ipotek bulunduğunu ve müvekkilinin bu ipoteğin paraya çevrilmesi için de İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2018/5212 Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattığını, tarafların bu takibin ancak 3, 5 ve 6 nolu bağımsız bölümlerin müvekkiline devrinin sağlanması amacıyla kullanılabileceği, bu taşınmazların cebri icra yolu ile satış yapıldıktan sonra müvekkilinin, bu taşınmazlar konusunda Semaş...A.Ş.'den başkaca hiçbir hak ve alacak talebinde bulunmayacağı konusunda anlaştıklarını, dava dışı Semaş A.Ş. yetkilisinin 05.12.2018 tarihli sözleşmenin 2/g maddesiyle, anılan taşınmazların cebri icra yolu ile satılması neticesinde müvekkiline devredilmesi yahut üçüncü kişilere devredilmesi ve satış bedelinin de müvekkili tarafından alınması sonrasında, kendisine anılan taşımazlara dair bir bedel ödenmemesi ihtimaline binaen kendini garanti altına almak için Semaş....A.Ş.'nin borç batağında olması nedeniyle göstereceği üçüncü şahıs lehine, müvekkili CCS'ye ait İstanbul ili Beyoğlu İlçesi. 747 ada 13 parsel sayılı taşınmaz üzerine 200.000 USD bedelli ipotek tesis edilmesi talebinde bulunduğunu, müvekkili ile dava dışı Semaş AŞ'nin 3, 5 ve 6 nolu bağımsız bölümlerin devrinin 9 ay gibi bir sürede tamamlanacağını öngörmekle ipoteği de 9 ay süreli olarak düzenlediklerini, yine sözleşmenin 2/g maddesinin 2. fıkrasındaki şartların gerçekleşmesinden sonra CCS ile Semaş arasında 3, 5 ve 6 numaralı bağımsız bölümler hususunda borç-alacak ilişkisi kalmayacağı ve tarafların birbirlerini ibra etmiş sayılacakları konusunda anlaştıklarını, yukarıda da belirildiği üzere dava konusu ipoteğin tesis edilmesinin tek nedeninin 3, 5 ve 6 numaralı taşınmazlar konusunda Semaş....A.Ş.'nin kendini koruma altına almak maksadıyla teminat talebine bulunması olduğunu, ipoteğin de müvekkili ile dava dışı Semaş arasındaki sözlemeye konu 3, 5 ve 6 numaralı taşınmazlara dair borç-alacak ilişkisine istinaden Semaş....A.Ş. tarafından gösterilen davacı adına düzenlendiğini, ipotek düzenlenme haricinde müvekkili CCS ile davacı Trend Kule arasında başka bir ticari ilişki bulunmadığını, ipoteğin de kanun değişikliği nedeniyle kaldırılması nedeniyle davacının maddi ya da manevi bir zararının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile ipotek konusu alacağın talep edilmesi yahut ipoteğin icra takibine konu edilmesi için 05.12.2018 tarihli sözleşmenin 2/g maddesinin 1. fıkrasında şartların yerine getirilmeden davacının müvekkilinden talepte bulunmayacağını, davacı şirketin kuruluş kayıtları incelendiğinde tek yetkilisi olan ...'nın dava dışı Semaş A.Ş.'nin muhasebecisi olduğunu, davacı şirket yetkilisi ile dava dışı Semaş AŞ'nin danışıklı bir şekilde müvekkilinden alacak elde etme gayretine girdiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Davaya konu ipotek şartlı olarak düzenlenmiş olup henüz bu şartlar yerine gelmeden kanun değişikliği nedeniyle ipotek tapudan terkin edilmiştir. 3 nolu bağımsız bölüm CCS'ye geçmiş daha sonra CCS tarafından Zafer Saatçilik'e satılmış, 5 ve 6 nolu bağımsız bölümler ise tapu maliki tarafından CCS lehine verilen ipotek neticesinde, CCS tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan (İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2018/5212 Esas) takip neticesinde ihale yoluyla, alacağına karşılık olarak CCS adına 16.06.2020 tarihinde mülkiyeti CCS'ye geçmiştir. TBK 279 ve TMK 705. maddeleri dikkate alındığında cebri ihalelerde mülkiyet ihale anında ihale alıcısına geçer, daha sonra yapılan tescil kurucu değil açıklayıcı niteliktedir. İhalenin feshi davaları red ile sonuçlanmış olup, mülkiyet ihale tarihi olan 16.06.2020 tarihinde CCS'ye geçmiştir. Dolayısıyla 3, 5 ve 6 nolu bağımsız bölümlerle ilgili şartlar yerine gelmiştir. 5 nolu bağımsız bölüm 17.06.2019 tarihinde ...'e diğer parseller ise ihale tarihi olan 16.06.2020 tarihinde CCS'ye geçmiş olup dava tarihinin 13.01.2021 olduğu dikkate alındığında, dava tarihi itibariyle dava konusu alacak muaccel hale gelmiştir. Söz konusu ipotek akit tablosu incelendiğinde belirlenen bedelin kesin ipotek bedeli olduğu anlaşılmakla, ipotek akit tablosunda belirlenen 200.000,00 USD 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.."gerekçesiyle, davanın kabulü ile 200.000,00 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme gerekçesi ile yapılan tespitlerin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin dava dışı Semaş Yapı Turizm ve İnşaat A.Ş.'nden, bu şirkete ait 12 adet bağımsız bölümü satın almak istediğini, 3, 5 ve 6 numaralı bağımsız bölümler haricindeki taşınmazların tapuda devir edilebildiğini, 3, 5 ve 6 numaralı bağımsız bölümlerde çeşitli kısıtlamalar bulunduğundan devir yapılamadığını, bu taşınmazların müvekkiline ne şekilde devredileceği ile devir sonrası dava dışı şirketin taşınmazların bedellerini nasıl alacağına ilişkin olarak düzenlenmeler yapılması için 05.12.2018 tarihli sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşme uyarınca dava dışı şirketin bu şerhleri kaldıracak ekonomik durumu bulunmadığından, müvekkilinin şerhlerin kaldırılması için şerh sahipleri ile anlaşması ve ödeme yaparak şerheleri kaldırılmasına, dava dışı şirket adına ibraname alarak taşınmazı üzerine geçirecek kişilere borçsuz devri ve davalı şirketin takyidattan ari taşınmaz satarak edimini yerine getirmesi için bir takım edimler üstlendiğini, ayrıca müvekkilinin alacaklısı olduğu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip dosyasında taşınmazların satılması hâlinde taşınmazları müvekkilinin veya üçüncü kişilerin alması halinde gelir elde edilmesi hâlinde üçüncü kişilere ödeme yapılacağı, dava konusu ipoteğin ise işbu taşınmazların icra kanalıyla satılarak müvekkili şirket veya üçüncü kişiye devredilmesi, ancak müvekkili tarafından dava dışı şirkete herhangi bir ödeme yapılmaması durumuna karşı, dava dışı şirketin kendini garanti altına almak maksadıyla talep etmesi neticesinde düzenlendiğini, dava dışı şirketin borca batık olması nedeniyle ipoteğin şirket yetkilisinin gösterdiği kişi adına yapıldığını, ipotek alacaklısı şirket yetkilisinin bir dönem dava dışı şirketin mali müşaviri olması nedeniyle dava dışı şirket yetkilisinin talebi ile davacı lehine ipotek kurulduğunu, bu hususu da sözleşmenin 2/g maddesinin birinci fıkrasında açıkça belirtildiğini; müvekkili ile dava dışı şirket arasında düzenlenen 21.02.2020 tarihli protokol ile 05.12.2018 tarihli sözleşmenin 2. maddesi c bendinde yer alan "CCS A.Ş.'nin 1. Tüketici Mahkemesinin 2013/1328 E. sayılı dosyasındaki hak sahibinden ibraname almak zorundadır." ifadesinin, "CCS AŞ Dosya hak sahibi yerine, Arif ...'e İstanbul 10. İcra Müd. 2018/5212 E. sayılı dosyadaki İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, Dikilitaş Mah. Cedidiye Sokak No:4 adresinde mukim 246DY2B pafta 1455 ada 7 parseldeki 5 ve 6 nolu bağımsız bölümlerin icra satışı yapılıp ZAFER SAAT VE KUYUMCULUK SAN. TİC. LTD. ŞTİ. Yada bir başkasına satışı gerçekleştiğinde 400.000,00 TL ödeyeceğini kabul ve taahhüt etmiştir. İşbu alacak için tapuda satışlar yapılmadan hiçbir türlü işlem yapılamaz, icraya konulamaz. ...Bu ödeme gerçekleştiğinde CCS A.Ş. 05.12.2018 tarihli sözleşmedeki 1. Tüketici Mahkemesi 2013/1328 E. sayılı dosya için yukarıda 1. maddede açıklanan ibra alma yükümlülüğü kalkmış olacaktır." maddesiyle değiştirildiğini, bu maddenin sadece 6 numaralı bağımsız bölüm için geçerli olduğunu, düzenleme ile 05.12.2018 tarihli sözleşmenin dava konusu taşınmazların müvekkili veya müvekkili aracılığıyla üçüncü kişiye devri sonrası dava dışı şirketin taşınmazların bedellerini nasıl alacağına ilişkin olarak düzenlendiğini, ipoteğin de dava dışı şirketin alacağını teminat altına almak maksadıyla verildiğinini, sözleşmenin tamamının bu maksatla hazırlandığı ve dava konusu 3, 5 ve 6 numaralı bağımsız bölümlerin müvekkil veya üçüncü kişilere devri ve bunun sonrasında dava dışı Semaş Yapı'nın alacaklarının garanti altına alınması maksadıyla imzalandığını, bu nedenle davacının değil dava dışı şirketin müvekkil şirketten alacak talep etme hakkı bulunduğunu, buna rağmen mahkemece sözleşme kapsamında verilen ipoteğin üçüncü kişi yararına verilmiş bir ipotek gibi değerlendirilerek karar verildiğini; müvekkilinin sözleşme kapsamında da borcu bulunmadığını, 3 nolu taşınmazın açılan dava sonucu taşınmazı adına tescil ettiren ...ile müvekkilinin anlaşması ve bu şahsa ödeme yaparak ibraname alması neticesinde ....şirketine satıldığını, müvekkilinin ödeme yapması nedeniyle dava dışı şirkete yeniden ödeme yapması gerekmediğini, 6 numaralı bağımsız bölümün ise dava dışı Semaş Yapı'ya karşı İstanbul l1. Tüketici Mahkemesinin 2013/1328 E. sayılı dosyasında açılan davada... adına tescil edildiğini, bu nedenle taşınmazın üçüncü kişiye satışı konusunda müvekkilinin yetkisinin kalmadığını, 5 numaralı bağımsız bölüm halen dava dışı şirket adına kayıtlı olduğunu, 5 ve 6 numaralı bağımsız bölüm hakkında İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2018/5212 Esas sayılı dosyasında ihale yapıldığını, ihalenin müvekkili şirket lehine neticelendiğini, İstanbul 25. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/616 E. ve 2020/619 E. sayılı dosyalarında açılan ihalenin feshi ile... tarafından İstanbul 6. Tüketici Mahkemesinin 2020/784 E. sayılı dosyasındaki tescil davası nedeniyle taşınmazın tescilinin bugüne kadar sağlanamadığını, 21.02.2020 tarihli protokol ile 5 ve 6 numaralı taşınmazlara dair ibra alma koşulu kaldırıldığını ve dava dışı şirket tarafından bu taşınmazlar için sadece 400.000 TL talep edilmişse de satış işlemlerini önünü açabilmek için bir kısım işlemler yapıldığını, davacı şirketin kuruluşundan itibaren tek yetkili ve temsilcisi olan ...'nın dava dışı Semaş Yapı A.Ş.'nin mali müşaviri olduğunu, bu nedenle davacı ile dava dışı şirketin danışıklı işlemlerle müvekkilini borç altına sokmaya çalıştıklarını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı şirket arasında herhangi bir temel borç ilişkisi bulunmadığı, davanın dayanağı olan ipotek akit tablosunun incelenmesinde; davalıya ait Beyoğlu ilçesi 747 ada 13 parsel sayılı taşınmaz üzerinde, 21.12.2018 tarihinde dokuz ay süreli ikinci derecede ve serbest dereceden istifade edecek şekilde teminat ipoteği düzenlendiği, bu ipoteğin kayıtsız şartsız bir borç ikrarı içeren ana para ipoteği niteliğinde olmayıp, davalı ile dava dışı CCS...A.Ş. arasında düzenlenen 05.12.2018 tarihli sözleşmenin teminatı niteliğinde olduğu, dokuz ay süreli olarak kurulan teminat ipoteğinin, sürenin dolması nedeniyle terkin edildiği anlaşılmakla, davacının ipotek sözleşmesi kapsamında bir alacağının bulunduğundan söz edilemeyeceği, dava konusu edilen ipotek üç adet bağımsız bölümün her türlü takyidattan ari olarak davalı veya üçüncü kişi tarafından her ne şekilde olursa olsun iktisap edilmesinden kaynaklı olarak dava dışı Semaş A.Ş.'nin muhtemel risklerine teminat teşkil etmek üzere ve süreli olarak düzenlendiği, ipotek sözleşmesinin kayıtsız şartsız borç ikrarı içerdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu, davalı ile dava dışı Semaş Yapı Tur. ve İnş. AŞ arasında düzenlenen 05.12.2018 tarihli sözleşmeden kaynaklanan hakların ise ancak sözleşmenin tarafınca ileri sürülebileceği, bu sözleşmede üçüncü kişi davacı yararına bir edim üstlenildiğine ve kayıtsız şartsız olarak davacı üçüncü kişiye ödeme yapılacağına dair bir hüküm bulunmadğı, sözleşmenin üçüncü kişi yararına sözleşme niteliğinde olmadığı, sözleşmeden doğan alacakların davacıya temlik edildiğinin de iddia edilmediği, davacının tarafı olmadığı ve kendi lehine bir edim içermeyen sözleşmeye (davalı ile Semaş arasında imzalanan sözleşmeye) dayalı bir talep hakkı bulunmadığı gibi, süresi dolarak sona ermiş olan bir teminat ipoteğine dayanarak alacak talep etmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve neticede davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ihtiyati hacze ilişkin karar sonrası yapılan başvuru neticesinde aynı heyet tarafından sözleşmenin niteliği itibari ile üçüncü şahıs yararına sözleşme olduğunun tespit edildiğini, temyize konu kararda sözleşmenin üçüncü şahıs lehine bir sözleşme olmadığı yönündeki gerekçenin farklı olması durumu karşısında ve farklı gerekçenin neden kaynaklandığının belirtilmediğini, çelişki oluştuğunu, ipotek akit tablosunda alacaklının davacı Trend Kule Ltd. Şti. borçlunun C.C.S. A.Ş. Olduğunun açık bir şekilde belirlendiğini, davalı C.C.S. A.Ş. tarafından, davacı lehine mevcut ipoteği 05.12.2018 tarihli sözleşmenin 2g maddesinde belirtilen Semaş A.Ş. nin yetkilisi ...'ün gösterdiği üçüncü şahıs lehine verilen ipotek olduğu, 05.12.2018 tarihli sözleşmenin 2g maddesi ve herhangi bir bölümünde davacı lehine verilecek ipotek ile ilgili hiçbir şekilde teminat ibaresinin olmadığı, üçüncü şahıs ile ilgili emaneten ipotek verileceğine dair hiçbir hüküm olmadığı, 05.12.2018 tarihli sözleşmenin 2g maddesi ve bu madde gereğince davalı şirketçe davalı şirketi alacaklı göstermek suretiyle vermiş olduğu ipotek karşısında ipoteğin paraya çevrilme şartının sadece 3, 5 ve 6 nolu dairelerin davacı şirket veya göstereceği şahıs veya şirket adına her hangi bir şekilde geçme şartına bağlanmış olması durumu karşısında; 05.12.2018 tarihli sözleşme ve bu sözleşme gereği davacı lehine verilen ipotek ile üçüncü şahıs yararına yapılmış sözleşme olduğunun sabit olduğunu, İstinaf Mahkemesinin çelişkili ve yetersiz gerekçelerinin kabulünün mümkün olmadığını, 05.12.2018 tarihli sözleşmenin 2g maddesi gereğince dava dışı ve davaya ihbar edilen Semaş A.Ş. yetkilisi ...'ün gösterdiği davacı şirket lehine doğrudan kurulan alacak ipoteğinin icraya konulması şartında belirtilen 5, 6 ve 6 nolu bağımsız bölümler ile ilgili sözleşme şartlarının yerine gelmesi ile icra işlemini kim yapacaktı sorusu karşısında tereddütsüz lehine ipotek verilen davacı şirket olduğunu, İpotek akit tablosunda ve 05.12.2018 tarihli sözleşmede davacı şirkete 200.000,00 USD. miktarlı alacak borç ilişkisi niteliğinde ipotek verileceği şartı ile ilgili lehine ipotek verilen şirketin yani davacı şirketin emaneten veya Semaş A.Ş. nin geçici olarak üçüncü şahsa ipotek verileceği yönünde hiç bir kayıt ve şart bulunmadığı, 05.12.2018 tarihli sözleşmenin 2g maddesinin 2. fıkrasında davalı şirket ile dava dışı ve davaya ihbar edilen Semaş A.Ş.'nin ibralaşma şartlarından birinin sözleşmenin 2g maddesinin 1. fıkrasında belirtilen Semaş A.Ş. yetkilisi ...'ün göstereceği üçüncü şahıs yararına verilen ipotek bedelinin ödenmesi olduğunu, bu açık hüküm karşısında sözleşmede kararlaştırılan 200.000,00 USD. nin lehine ipotek kurulan davacı şirkete ödeneceği ve davacı şirket yararına bir sözleşme olduğunun tartışmasız olduğunu, davalı şirketin Medeni kanundaki değişiklik sonrası kötü niyetli olarak davacı şirket lehine verilen ipoteği tek taraflı feshetmesinin mevcut ipotek bedelinin ödenmiş sayılacağı veya 05.12.2018 tarihli sözleşmedeki ipotekte alacaklı olarak gösterilen davacı Trend Kule Ltd. Şti.'nin alacağının bertaraf edildiği anlamına gelmeyeceğini, ihbar olunan dava dışı Semaş A.Ş.'nin davaya katılma ve davacı şirketin alacak hakkı olmadığı yönünde herhangi bir beyan ve iddiasının olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ipotek sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır (İtirazın iptali davası olarak açılan dava, ıslah sonucu alacak davasına dönüştürülmüştür).

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanansebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.