Esas No
E. 2023/12045
Karar No
K. 2024/4500
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2023/12045 E.  ,  2024/4500 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2022/778 D.İş - 2022/778

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ

SAYISI: KIT/2022-1296
HÜKÜM/KARAR: Davanın Reddi/İtirazın Kabulü

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ

SAYISI: K-2016/13838

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılamasında İtiraz Hakem Heyetince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı vekilinin itirazının kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.05.2007 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda müvekkilinin desteğinin vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı olarak şimdilik 41.000,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini 59.816,05 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde;davanın zamanaşımına uğradığını, olayın trafik kazası olmadığını, davacı 3. kişi sıfatı taşımadığından tazminat talep hakkı bulunmadığını, aksi halde alacaklı borçlu sıfatlarının birleşeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "kazanın gerçekleştiği yerin karayolu olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
B. İtiraz Sebepleri

Davacı vekili itiraz dilekçesinde, kazanın gerçekleştiği yerin karayolu olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 13.12.2021 tarihli ve 2021/14380 Esas, 2021/10219 Karar sayılı kararı ile; "...davacının istinaf dilekçesinin süresinde olduğu, istinaf dilekçesi temyiz dilekçesi olarak kabul edilerek işin esasına girildiği, kazanın gerçekleştiği yer olan tarla karayolu sayılan yerlerden olup zararın teminat içinde olduğu ve buna göre değerlendirme yapılması" gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...bozma kararı gerekçeleri doğrultusunda itirazların yeniden incelendiği, aktüer bilirkişiden rapor alındığı, hazırlanan raporun 15.08.2022 tarihinde taraf vekillerine iletildiği, davalı tarafın rapora itiraz veya beyanda bulunmadığı, bilirkişi raporunun denetime elverişli ve gerekçeli olduğu" gerekçesi ile davacı vekilinin itirazlarının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, 59.816,05 TL'nin 16.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; desteğin kendi kusuru ile gerçekleşen kazanın poliçe teminatı dışında olduğunu, kazanın gerçekleştiği yerin karayolu olmadığını, 2 ve 8 yıllık süreler geçmiş olduğundan davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, ayrıca ıslah tarihi itibarı ile her halükarda 15 yıllık sürenin de geçtiğini, raporların ve ıslah dilekçesinin tebliğ edilmediğini, istinaf başvurusunun süresinde olmadığını, eşin yeniden evlenip evlenmediğinin araştırılması gerektiğini, hesaplamada PMF Yaşam Tablosunun kullanılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılacak ise %1,65 teknik faizin esas alınması gerektiğini, temerrüdün gerçekleşmediğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesi.

3.Değerlendirme

Bozma sonrası İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin yeniden inceleme yapılması olanağı bulunmamasına ve ıslah dilekçesinin tebliğine rağmen davalı vekli tarafından ıslaha karşı zamanaşımı def'i ileri sürülmemiş olmasına göre; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,

Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,

09.05.2024 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) Davalı

4.086,04 TL 0.H.

1.022,00 TL P.H.

3.064,04 TL Kalan KARŞI OY Mahkemenin tek taraflı ve yüzde yüz kendi kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücünün mirasçılarının destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini kabul kararı vermiş ve Sayın Çoğunluk bu kararı onamış ise de bu karara katılmıyorum. Şöyle ki;

Davacıların desteği kendisinin sevk ve idaresindeki aracı ile kendisinin yüzde yüz kusuru ile kendisinin ölümüne neden olmuştur. Mirasçıları aracın kendi zorunlu mali sorumluluk sigortasına destekten yoksun kalma tazminatı talep etmişlerdir. Bu talebin değerlendirilmesi açısından zorunlu mali sorumluluk sigortasının sorumluluk kapsamını doğru bir şekilde belirlemek gerekir.

Sorumluluk sigortası bir zarar sigortası olmakla birlikte bir mal sigortası değildir. Sorumluluk sigortasında sigortacı sigorta ettirenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğu riskini teminat altına almaktadır. Bu nedenle mal sigortalarında sigortalı ve sigortacı şeklinde ikili bir taraf bulunurken sorumluluk sigortalarında sigorta ettiren/sigortalı, sigortacı ile birlikte birde sigortalının zarar verdiği üçüncü kişi bulunmaktadır. Bir başka ifade ile zorunlu mali sorumluluk sigortası bir sorumluluk sigortası olarak işletenin veya sürücünün zararlarını değil işleten ve eylemlerinden sorumlu olduğu sürücüsünün üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına alır.

Burada ki üçüncü kişi kavramı doğrudan trafik kazası nedeniyle ölen kişi ile ilgilidir. Yani destekten yoksun kalma zararından sorumluluk sigortacısının sorumlu olabilmesi için trafik kazası sonucu ölen kişinin sigortalı ve sürücüsünün dışında üçüncü bir kişi olmalıdır. Zira sorumluluk sigortası sigortalının üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu teminat altına alır. Ancak işleten veya onun eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü üçüncü kişi olmadığı için onların zararlarından sorumluluğu bulunmamaktadır.

Karayolları Trafik Kanunu 91. maddesine göre zorunlu mali sorumluluk sigortası araç işleteninin aynı kanun 85/1. maddesindeki sorumluluğu yani bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda bu sorumluluğunu teminat altına alır. Burada açıkça belirtildiği gibi ölen kişi “bir kimse” yani işleten ve sürücünün dışında üçüncü bir kişi olmalıdır. Ölen kişi işleten ve sürücü ise sorumluluk sigortacısı bu zararı karşılamaz.

Diğer taraftan zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar aynı Kanun’un 92. maddesinde tahdidi olarak sayılarak, a bendinde; “İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler” sigorta teminatı kapsamı dışında bırakılmıştır. Vurgulamakta yarar vardır ki, bu hüküm işletenin eyleminden sorumlu olduğu kişilere yönelik kendi zararına dayalı talepleri noktasında önem arz etmektedir. Kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yasal düzenlemelere göre, salt sigorta şirketinin dava edildiği ve üçüncü kişinin zararının söz konusu olduğu durumlarda bu hükmün uygulama alanı bulamayacağı açıktır. Nitekim aynı ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.11.2013 tarihli ve 2013/17-72 E., 2013/1558 K.; 02.03.2021 tarihli ve 2017/1718 E., 2021/180 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.

Kazanın meydana geldiği ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de; “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” hükmüyle sözleşmenin kapsamı ve amacı net olarak belirlenmiş, tazminat kapsamında kalan hususlar da A-6. maddede sayılarak “İşleten tarafından ileri sürülecek tazminat talepleri” sigorta teminatı kapsamı dışında bırakılmıştır.

Görüldüğü gibi, karayolları zorunlu mali mesuliyet sigortasında, sigorta ettirenin zarar verdiği kişi, sigorta sözleşmesinin tarafı olmadığı hâlde bu sigortadan yararlanmaktadır (Karasu, R: Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, Ankara 2016, s. 23). Zira zorunlu trafik sigortası motorlu araç işleteninin KTK’nın 85/1. maddesinde yer alan üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu belirlenen limitler dâhilinde üstlenir.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; aracın sürücüsü olan desteğin yüzde yüz kendi kusuru ile trafik kazasında vefat etmesi nedeniyle davacıların nasıl kendi kusuru ile ölen destekten tazminat talep edemeyeceklerse sigorta şirketinden de bu tazminatı talep edemeyeceklerdir. Zira sigorta şirketinin üstleneceği işletenin bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu gerekçelerle mahkemenin kabul kararı bozulması gerekirken kararının onanması yönünde verilen çoğunluk kararına katılmamaktayım.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.