Esas No
E. 2022/7333
Karar No
K. 2024/5033
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

8. Hukuk Dairesi

E. 2022/7333 K. 2024/5033 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7333, K. 2024/5033, T. 18.09.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7333
Karar No
2024/5033
Karar Tarihi
18.09.2024
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

8. Hukuk Dairesi         2022/7333 E.  ,  2024/5033 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında 472 parsel sayılı 112,125 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar adına tespit edilmiştir.

Davacı Hazine vekili, dava konusu 472 parsel sayılı taşınmazın tespitine yapılan itirazın komisyonca reddedildiğini, tespite dayanak yapılan tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olmadığını, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek, dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2017 tarihli ve 2013/46 Esas 2017/41 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne, dava konusu 472 nolu parselin tespitinin iptali ile fen bilirkişisinin 07.09.2017 tarihli raporuna ek krokisinde (C) harfiyle gösterilen 8.625,69 metrekare yüzölçümüne sahip kısmın aynı adaya son parsel numarası verilmek suretiyle miktar fazlası olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, krokide (A) ve (B) harfleriyle gösterilen ve toplam 103.676 metrekarelik kısmın aynı ada ve parsel numarası ile tespit malikleri ...ve ... adına 1/2'şer hisse ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 25.01.2021 tarihli ve 2018/1376 Esas 2021/292 Karar sayılı ilamı ile ''.. Somut olayda, çekişmeli 472 parsel sayılı taşınmaz, eşit paylarla ...ve ... adına tespit ve tescil edilmiş ve davacı Hazine tarafından da ...ve ... mirasçılarına husumet yöneltilmek suretiyle dava açılmıştır. Ne var ki, dosya kapsamında bulunan nüfus kayıt örneğine göre, tapu kayıt maliki ...'ün mirasçılarından ...' ın yargılama sırasında 02.05.2013 tarihinde, ...'ün ise 12.01.2015 tarihinde vefat ettiği, ancak adı geçenlerin mirasçılarının davada taraf olarak yer almadıkları anlaşılmaktadır. Bu haliyle davada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Taraf teşkilinin sağlanması kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına ilişkin hüküm kurulması hukuken mümkün bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle davacı Hazineye, davasını, dava konusu taşınmazın tapu kayıt maliki ...' ün yargılama sırasında vefat eden mirasçıları ... ve ...' ün mirasçılarına yöneltmek suretiyle taraf teşkilini sağlaması için süre ve imkan tanınmalı, bu yolla taraf teşkilinin sağlanması halinde anılan mirasçılardan savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra tüm delilleri birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu husus göz ardı edilerek usulünce taraf teşkili sağlanmaksızın davanın esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi''nin isabetsiz olduğu gerekçesi ile bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozmaya uyma kararı verilerek yeniden yapılan yargılama neticesinde, keşifte, dava konusu taşınmazların tespitlerine dayanak Şubat 1310 tarih sıra no:134 cilt no:247 sayfa no:38 nolu tapu kaydının tüm tedavülleriyle birlikte uygulamasının yapıldığı, dava konusu taşınmaza bitişik komşu bulunan 473, 474, 371 nolu parsellerin tespitlerine dayanak kayıtların mahalli bilirkişiler marifetiyle uygulandığı, yapılan uygulama neticesinde tespite dayanak tapu kaydının 3 sınırı itibariyle (doğu, güney ve batı olmak üzere) dava konusu parseli kapsadığı, kuzey sınırının ise açıkta kaldığı, komşu parsel dayanak kayıtlarıyla mahalli bilirkişilerin beyanlarının doğruluğunun teyit edildiği, bu sebeple harita plan ve krokiye dayanmayan ve genişletilebilir sınırları haiz olan mezkur tapu kaydının 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) 20-C Maddesi uyarınca miktarı ile kapsamı tayin edildiği, bir başka değişle tapu kaydının sınırlarına değil miktarına itibar edildiği, miktar fazlası kalan bölüm üzerinde ise; davalıların zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin yapılan keşifte irdelendiği, tespite dayanak tapu kaydının miktarının 4 dönüm olup, eski kayıttan yeni miktara tahvil yapıldığında 1 dönüm=919 m2 hesabı üzerinden tapu kaydının miktarı olarak 3676 m2' ye tekabül ettiği ve bu miktarın fen bilirkişisinin rapor ekindeki krokisinde (B) harfiyle gösterilmiş olduğu, bu bölüme bitişik 100000 m2'lik kısmın (A) harfiyle işaretlendiği ve bu kısım üzerinde davalılar lehine iştirak halinde 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) 14. maddesinde aranan zilyetlikle iktisap şartların gerçekleştiği, bozma ilamı doğrultusunda taraf teşkili eksikliğinin de giderildiği gerekçeleri ile, davanın kısmen kabul, kısmen reddine, dava konusu Diyarbakır ili Eğil ilçesi ... köyü 472 nolu parselin tespitinin iptali ile, fen bilirkişisinin 07.09.2017 tarihli raporuna ek krokisinde "C" harfiyle gösterilen 8625,69 m2 yüzölçümüne sahip kısmın aynı adaya son parsel numarası verilmek suretiyle miktar fazlası olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, krokide "A" ve "B" harfleriyle gösterilen ve toplam 103676 m2'lik kısmın aynı ada ve parsel numarası ile tespit malikleri ... oğlu ...ve ... oğlu ... adına 1/2 şer hisse ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog