Aramaya Dön

Danıştay 8. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2020/7745
Karar No
K. 2025/1638
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/7745 E.  ,  2025/1638 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No: 2020/7745
Karar No: 2025/1638
DAVACILAR: 1- ...

2....

VEKİLİ: Av. ...

3....

4....

5....

6....

7....

8....

DAVALILAR: 1- ...

2.... Bakanlığı

VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...

3.... Genel Müdürlüğü

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 05/03/2025 tarihinde, davacı ...'un ve davalı Orman Genel Müdürlüğü vekili Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarelerin usule yönelik itirazları yerinde görülmeyerek işin esası incelendi. ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT: 6831 sayılı Orman Kanunu'nun Ek 16. maddesinde, "Orman ve Su İşleri Bakanlığınca, bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanına dönüştürülmesi de mümkün olmayan yerler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte üzerinde yerleşim yeri bulunan ya da yerleşim yeri oluşturulması uygun olan taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan alanlardan, sınırları Cumhurbaşkanınca belirlenen alanlar, Cumhurbaşkanınca belirlenecek usul ve esaslara göre Orman Genel Müdürlüğünce orman sınırları dışına çıkartılarak tapuda Hazine adına tescil edilir. Orman sınırları dışına çıkartılan alanın iki katından az olmamak üzere Devletin hüküm ve tasarrufu altında veya Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar Orman Genel Müdürlüğüne orman tesis etmek üzere tahsis edilir. Birinci fıkrada belirtilen alanlarda 21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22 nci maddesinin kadastrosu yapılmış olan yerlerin ikinci defa kadastroya tabi tutulamayacağına ilişkin hükmü uygulanmaz. Birinci fıkra kapsamında orman sınırları dışına çıkarılacak alanların tespiti maksadıyla, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca yeteri kadar orman kadastro komisyonu görevlendirilir ve bu tespit sırasında ilan süresi bir hafta, itiraz süresi bir ay olarak uygulanır. Bu Kanunun 1 inci maddesine göre ilk defa yapılacak orman kadastrosu uygulamasındaki işlemlere ilişkin sürelerde de üçüncü fıkra hükümleri uygulanır. (Ek fıkra:21/12/2019-7201/2 md.) Bu madde hükümleri bu Kanunun 16 ncı, 17 nci ve 18 inci maddelerine göre izin verilen orman alanları ile 23 üncü, 24 üncü ve 25 inci maddelerine göre belirlenmiş özel statülü orman alanlarında, 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında sınırları tespit ve ilan edilen kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri, turizm merkezleri, turizm bölgeleri ve turizm alanlarında, Orman Genel Müdürlüğünün bina ve tesislerinin bulunduğu orman alanlarında, tohum bahçesi, tohum meşceresi, gen koruma ormanlarında ve özel ağaçlandırma için tahsis edilmiş orman alanlarında uygulanmaz." kuralı bulunmaktadır. 07/01/2021 tarih ve 31357 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6831 sayılı Orman Kanununun Ek 16 ncı Maddesi Kapsamında Orman Sınırları Dışına Çıkarma İşlemlerine İlişkin Yönetmelik'in 1. maddesinde "(1) Bu Yönetmeliğin amacı;

a)Tarım ve Orman Bakanlığınca, bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanına dönüştürülmesi de mümkün olmayan yerlerden,

b)19/4/2018 tarihli ve 7139 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 28/4/2018 tarihi itibari ile üzerinde yerleşim yeri bulunan alanlardan,

c)Yerleşim yeri oluşturulması uygun olan taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan alanlardan, sınırları Cumhurbaşkanınca belirlenen alanların, Orman Genel Müdürlüğünce orman sınırları dışına çıkartılarak tapuda Hazine adına tesciline ilişkin usul ve esasları belirlemektir." hükmü,

2.maddesinde "(1) Bu Yönetmelik, 1 inci maddede belirtilen ve sınırları Cumhurbaşkanınca belirlenen alanların, tespit ve tefrik işlemlerinin yapılmasına ilişkin orman kadastro komisyonlarının yetki, görev, çalışma usul ve esasları ile Orman Genel Müdürlüğü merkez ve taşra birimlerince yapılacak diğer iş ve işlemleri kapsar." hükmü,

4.maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde "(1) Bu Yönetmelikte geçen;

g)İnceleme heyeti: Bölge Müdürlüğünce oluşturulan ve bölge müdür yardımcısı başkanlığında, kadastro ve mülkiyet şube müdürü, ağaçlandırma şube müdürü, varsa etüt-proje başmühendisi, ilgili işletme müdürü, işletme şefi ve ziraat mühendisi ile harita mühendisinden oluşan heyeti," ifade ettiği hükmü,

9.maddesinde "(1) Talep üzerine Bölge Müdürlüğünce inceleme heyeti oluşturulur. (2) İnceleme heyeti tarafından, talep ile diğer bilgi ve belgeler dikkate alınıp bu Yönetmelikteki esaslar çerçevesinde inceleme yapılarak, talep edilen alanla ilgili rapor düzenlenir. Bu rapora, yerleşim alanına ait harita mühendisi ya da harita teknikerince yapılan yersel ölçüler neticesi belirlenen sınır koordinat değerleri, ham datası ve haritası, amenajman, memleket ve orman kadastro haritaları, uydu görüntüsü ile bu haritaların sayısal olarak aktarıldığı CD/DVD ve benzeri eklenerek, Bölge Müdürlüğünün görüşü de belirtilmek suretiyle Genel Müdürlüğe gönderilir." hükmü bulunmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 6831 sayılı Orman Kanununun Ek 16 ncı Maddesi Kapsamında Orman Sınırları Dışına Çıkarma İşlemlerine İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde, inceleme heyetinin kimlerden oluşacağı sayma usulüyle belirlenmiş olup dava konusu alana ilişkin oluşturulan inceleme heyetinde harita mühendisinin yer almadığı görülmüştür. İnceleme heyetinin Yönetmelik'te belirlendiği şekilde usulüne uygun teşekkül edip etmediğinin tespiti amacıyla Dairemizin 28//12/2021 tarihli ara kararıyla davalı idarelerden, inceleme heyetinde imzası bulunanlar arasında harita mühendisi olup olmadığın sorulduğu; idarece verilen ve 10/03/2022 tarihinde kayıtlara giren cevapta, söz konusu inceleme raporunun düzenlendiği tarihte 6831 sayılı Orman Kanununun Ek 16 ncı Maddesi Kapsamında Orman Sınırları Dışına Çıkarma İşlemlerine İlişkin Yönetmeliğin henüz yürürlükte olmadığı, bu nedenle inceleme heyetinde harita mühendisinin yer almadığı belirtilmiştir. 6831 sayılı Kanun'un Ek 16. maddesinde, belirli özellikteki alanların orman sınırları dışına çıkartılmasını mümkün kılan düzenlemeler bulunmaktadır. Buna göre, bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanına dönüştürülmesi de mümkün olmayan yerler ile Ek 16. maddenin yürürlüğe girdiği 28/04/2018 tarihinde üzerinde yerleşim yeri bulunan ya da yerleşim yeri oluşturulması uygun olan taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan alanlar orman sınırları dışına çıkartılabilecek alanlar olarak kabul edilmektedir. Yönetmelikte ise, bu alanların orman sınırları dışına çıkartılması talebi üzerine Bölge Müdürlüğünce inceleme heyeti oluşturulacağı, inceleme heyeti tarafından da alanla ilgili rapor düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda, dava konusu alana ilişkin oluşturulan inceleme heyetinde harita mühendisinin yer almadığı görüldüğünden, inceleme heyetinin Yönetmelik'te belirlendiği şekilde usulüne uygun teşekkül etmediği anlaşılmakla, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamıştır.

Öte yandan, davalı idarece Yönetmeliğin henüz yürürlükte olmaması nedeniyle inceleme heyetinde harita mühendisinin yer almadığı savunulmakla birlikte, anayasal hükümlerle koruma altına alınan ormanların, orman sınırı dışına çıkarılması sonucunu doğuracak işleme esas alınan inceleme raporunun haiz olduğu önem dikkate alındığında, söz konusu incelemenin harita mühendisinin yer aldığı bir heyet tarafından yapılması gerektiği sonucuna varılmış ve idarenin savunmasına itibar edilmemiştir.

Davacı ... Açısından; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinde; "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükmü bulunmaktadır. Dava dosyasında yer alan nüfus kayıt örneğinden davacı ...'nun 19/01/2024 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakta olup, davacının yalnız kendisini ilgilendiren davada 2577 sayılı Kanunun 26/2 maddesi doğrultusunda dilekçenin iptaline karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Dava konusu işlemin İPTALİNE,

2.Davacı ... yönünden DAVA DİLEKÇESİNİN İPTALİNE,

3.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine,

4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine,

5.Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacılara iadesine,

6.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 05/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.