Danıştay 8. Daire Başkanlığı
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7513 E. , 2023/7053 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
2.(DAVALI)... Genel Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait Bilecik İli, Merkez İlçesinde bulunan sicil:... numaralı l-b grubu(Marn+çimento kili) maden ruhsatı ve işletme sahasına ilişkin 2015 ila 2017 yıllarına ilişkin eksik beyanda bulunulduğu belirtilen devlet hakkı farkının gecikme faizi ile birlikte yatırılmasının talep edildiği Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davaya konu 2015 ve 2016 yıllarında beyan edilen ve ödenen devlet hakkının tahakkuk ve tahsil tarihi itibariyle yürürlükteki mevzuata ve Komisyon kararına uygun olarak belirlendiği anlaşılmış olup; dava konusu işlemde 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin olarak eksik devlet hakkı ve gecikme faizi tahakkuk ettirilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı kanaatine varıldığı, diğer yandan yukarıda alıntılan mülga Yönetmelikte çimento üretiminde hammadde olarak kullanılacak madenlerin devlet hakkının tespitinde özel bir indirim hali belirlenmişse de; daha sonra yürürlüğe giren Maden Yönetmeliğinde, bu şekilde bir indirime yer verilmediği dikkate alındığında 2017 için tahakkuk edecek devlet hakkının ne şekilde belirlenmesi gerektiği hususunun irdelenmesi gerektiği, Maden Yönetmeliğinin 21.09.2017 tarih ve 30187 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alındığında 2017 yılı için Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihe kadar olan kısmı için mülga Yönetmelik hükümlerinin uygulanabileceği düşünülse de; devlet hakkının tahakkuk edebilmesi için düzenlenerek beyan edilmesi gereken işletme faaliyetine ilişkin işletme faaliyet raporu ile satış bilgi formlarının Yönetmeliğin 36.maddesinde düzenlendiği üzere bir sonraki yılın Nisan ayı sonuna kadar verilmesi gerektiği, davacı şirketçe de 2017 yılına ilişkin faaliyet belgelerinin 2018 yılının Nisan ayı itibariyle verildiği, bu durumda tahakkukun beyan ile gerçekleşeceği dikkate alındığında beyan tarihi itibariyle yeni düzenlemeye tabi olunacağı anlaşılmış olup; dava konusu işlemin 2017 yılına ilişkin olarak eksik devlet hakkı ve gecikme faizi tahakkuk ettirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin olarak devlet hakkı ve gecikme faizi tahakkuk ettirilmesine ilişkin kısmının iptaline, davanın 2017 yılına ilişkin olarak devlet hakkı ve gecikme faizi tahakkuk ettirilmesine ilişkin kısmının ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, maden mevzuatının verdiği yetkiye istinaden Genel Müdürlükçe ocak başı satış fiyatlarının belirlendiği, beyanın bu fiyatların altında olamayacağı, işlemin kanun ve yönetmeliğin amir hükümlerine uygun olduğu iddialarıyla kabule ilişkin kısmının; davacı tarafından ise; yeni yönetmeliğin yürürlüğe giriş tarihi dikkate alınarak eski yönetmeliğin 2017 yılı için kıst dönem uygulanması gerektiği, yeni yönetmeliğin geriye dönük olarak uygulanamayacağı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,
1.Temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4.2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5.Kesin olarak, 12/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.