11. Hukuk Dairesi
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/544
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/11/2021
NUMARASI : 2020/397 Esas - 2021/837 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/11/2021 tarih 2020/397 Esas 2021/837 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili, davalının zorunlu mali mesuliyet ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın davacının sevk ve idaresindeki araca çarpması nedeniyle meydana gelen trafik kazası sonucu davacıya ait araçta hasar oluştuğunu, araçta meydana gelen hasardan davalının poliçe limitleri ile sorumlu olduğunu, başvuru neticesinde yapılan ödemenin zararı karşılamadığını, belirterek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00-TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 100.000,00-TL olarak artırmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; meydana gelen trafik kazasında davacıya ait araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde ZMSS ve İMSS poliçeleri ile sigortalı aracın çarpıştığı, kaza nedeniyle davacıya ait araçta hasar oluştuğu iddiası ile bakiye hasar bedelinin tazmini istemi ile iş bu davanın açıldığı, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı şirket tarafından sigortalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğu, davacının ise meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacıya ait araçta dava konusu kaza nedeni ile oluşan hasarın 172.100,00-TL olduğu, aracın ikinci el piyasa rayiç değerinin 262.100,00-TL olduğu dikkate alındığında aracın onarım bedelinin ikinci el piyasa rayiç değerinin % 76'sına ulaştığı, aracın tamirinin ekonomik olmadığı, pert-total işlemine tabi tutulması gerektiği, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi kapsamında davacı tarafa poliçe teminat limiti olan 39.000,00-TL'nin tamamının ödendiği, davalı şirket tarafından düzenlenen özel servis genişletilmiş kasko poliçesi uyarınca bakiye zararın karşılanması gerektiği, anılan poliçede teminat limitinin 100.000,00-TL olduğu, davacının aracının bakiye 133.100,00-TL'lik hasar tutarından 100.000,00-TL'sinin teminat limiti ile karşılanması gerektiği, bu bedele 07/11/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, belirtilerek; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davalı vekili, davacı hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca sigorta dolandırıcılığı sebebiyle soruşturmalar yürütüldüğünü, iş bu davaya konu olayın ceza davasına konu eylemlere benzer şekilde meydana geldiğini, ceza davası sonuçlanana kadar bekletici mesele yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi, üniversitelerin makine / trafik kürsüsünden ya da Karayolları Genel Müdürlüğü trafik / fen alanında uzman kişilerden oluşacak bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, bilirkişi raporunda teknik inceleme yapılmaksızın tazminat tutarı belirlendiğini, belirlenen rayiç bedel hatalı olduğunu, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan hasarın İMMS kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2.Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusurun olayın oluş şeklline ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar tazminatına hak kazanılmasınına, aracın hasarlı ve hasarsız ikinci el ve svotaj bedelinin piyasa rayiçlerine göre tespit edilmesine, kusur ve zarar kalemlerinin benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak hesaplanmasına, aracın tamirinin ekonomik olmaması nedeniyle pert kabul edilerek sovtaj bedeli ile ZMM sigortacısı tarafından yapılan ödemenin aracın kaza tarihindeki ikinci el rayiç bedelinden indirilmesi suretiyle tazminat miktarının hesaplanmasına, bakiye miktar yönünden davalı ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının olay tarihi itibariyle aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısının limitini aşan kısımdan ve temin ettiği İMSS poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak sorumlu sorumluluğunun söz konusu olmasına, bakiye miktarın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememesine, dava konusu kazanın bekletici mesele yapılması istenen ceza dava dosyasına konu teşkil etmemesi nedeniyle ceza davasının sonucunun beklenmesinin yargılamaya bir yenilik katmayacak olmasına, davaya konu kazanın bir ceza soruşturması veya kovuşturmasına konu edildiğine ilişkin doğrudan doğruya ileri sürülen bir iddia ve ispat da bulunmamasına, usul ekonomisi ilkesi ve adil yargılanma hakkı gözetilerek uyuşmazlığı makul sürede sonuçlandırmanın yargının ve nihai olarak devletin yükümlülüğünde olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2.Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 6.831,00-TL'den peşin alınan 1.707,75-TL'nin mahsubu ile bakiye 5.123,25-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 24/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.