Aramaya Dön

11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/1827
Karar No
K. 2024/1721
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C.

İSTANBUL

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO:2024/1827

KARAR NO: 2024/1721

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:16/05/2023

NUMARASI:2023/17 Esas - 2023/386 Karar

DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ:07/11/2024

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.04.2013 tarihinde Eskişehir/Odunpazarı ... adresinde müvekkilinin yol kenarında oturduğu sırada plakası tespit edilemeyen aracın kendisine çarpması neticesinde yalandığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 50,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 50,00-TL geçici iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının eldeki davayı açmadan önce aynı taleplerle Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurduğunu, yapılan yargılama neticesinde Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından 03.05.2021 tarihli K-2021/55718 sayılı karar ile başvurunun reddine kesin olarak karar verildiğini, bu nedenle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Davacı tarafından aynı olaya ilişkin olarak davalı Güvence Hesabına aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'ne sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talepli olarak 18/03/2021 tarihinde 2021. E.52597 sayası ile başvuru yapıldığı, Hakem Heyeti tarafından 03/05/2021 tarihli, K-2021/55718 sayılı karar ile başvurunun reddine dair kesin olarak karar verildiği, uyuşmazlığın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdest olmaması) ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğu, ( HMK m.114/1-ı-i) mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi durumunda davanın usulden reddine karar vermesi gerektiği, (6100 sayılı HMK m.115/2)." gerekçesiyle; dava konusu hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen kesin hüküm bulunması nedeniyle davanın HMK 114/1-i ve 115/2 maddeleri gereği dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından; Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 2021.E.52597 sayılı dosyasında verilen 03.05.2021 tarihli K-2021/55718 sayılı kararın davanın esasına girilmeksizin verilmiş bir usulden ret kararı olduğu, usulden ret kararlarının maddi anlamda kesin hüküm oluşturmayacağı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, kaldırılması gerektiği belirtilerek, istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Dava; trafik kazasına bağlı cismani zarar sebebiyle tazminat istemine ilişkindir.Bilindiği üzere, kesin hüküm ilişkin olduğu konuda uyuşmazlığı ortadan kaldırır. Bu yüzdendir ki açılan bir davada kesin hüküm bulunmaması bir yargılama koşulu olup, mahkemece resen gözetilmesini gerektirir. Bir hükmün diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. (HMK.m.303)Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş bir karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi gerek ise şekli anlamda kesin hüküm, dava şartlarından olmakla hakim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hüküm nedeniyle sonradan açılan davanın reddi gerekir.Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; her ne kadar ilk derece mahkemesince, Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasının iş bu dava dosyasına teminin sağlanmamış ise de, dosyada mevcut Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına göre, davacının eldeki davayı açmadan önce Sigortacılık Kanunu'nun kendisine tanıdığı seçimlik hakkını kullanarak, kendisi yönünden ihtiyari çözüm yolu olan Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalı Güvence Hesabından tahsili için 18/03/2021 tarihinde başvuruda bulunduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince 03/05/2021 tarihli, K-2021/55718 sayılı karar ile başvurunun reddine kesin olarak karar verildiği, ne var ki bu karara karşı Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'ne başvurulup başvurulmadığı, kararın usulünce kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılmadığı görülmüştür. Eksik araştırma ve incelemeyle karar verilemez.Hal böyle olunca; Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 03/05/2021 tarihli, K-2021/55718 sayılı kararına karşı Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itirazda bulunulup bulunulmadığı, kararın; kararı saklamakla görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilip gönderilmediği, gönderilmiş ise mahkemece saklama kararı yazılıp yazılmadığı ve yazılmış ise kararın taraflara mahkemece tebliğ edilip edilmediği, bu suretle usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılıp belirlenmesi, henüz kesinleşmemiş ise talep edilen tazminat kalemleri yönünden derdest dava niteliği taşıyıp taşımadığını değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsizdir. Bu durumda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-a/6.maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca kaldırılmasına, 2/Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde iadesine,4/Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2024

Karar Etiketleri
KALDIRILMASINA ISTINAFHUKUK DIGER Trafik Hukuku 55718 sayılı karar ile başvurunun reddine kesin olarak karar verildiğini, bu nedenle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Davacı tarafından aynı olaya ilişkin olarak davalı Güvence Hesabına aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'ne sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talepli olarak 18/03/2021 tarihinde 2021. E.52597 sayası ile başvuru yapıldığı, Hakem Heyeti tarafından 03/05/2021 tarihli, K-2021/55718 sayılı karar ile başvurunun reddine dair kesin olarak karar verildiği, uyuşmazlığın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdest olmaması) ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğu, ( HMK m.114/1-ı-i) mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi durumunda davanın usulden reddine karar vermesi gerektiği, (6100 sayılı HMK m.115/2)." gerekçesiyle; dava konusu hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen kesin hüküm bulunması nedeniyle davanın HMK 114/1-i ve 115/2 maddeleri gereği dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından; Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 2021.E.52597 sayılı dosyasında verilen 03.05.2021 tarihli K-2021/55718 sayılı kararın davanın esasına girilmeksizin verilmiş bir usulden ret kararı olduğu, usulden ret kararlarının maddi anlamda kesin hüküm oluşturmayacağı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, kaldırılması gerektiği belirtilerek, istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Dava; trafik kazasına bağlı cismani zarar sebebiyle tazminat istemine ilişkindir.Bilindiği üzere, kesin hüküm ilişkin olduğu konuda uyuşmazlığı ortadan kaldırır. Bu yüzdendir ki açılan bir davada kesin hüküm bulunmaması bir yargılama koşulu olup, mahkemece resen gözetilmesini gerektirir. Bir hükmün diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. (HMK.m.303)Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş bir karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi gerek ise şekli anlamda kesin hüküm, dava şartlarından olmakla hakim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hüküm nedeniyle sonradan açılan davanın reddi gerekir.Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; her ne kadar ilk derece mahkemesince, Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasının iş bu dava dosyasına teminin sağlanmamış ise de, dosyada mevcut Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına göre, davacının eldeki davayı açmadan önce Sigortacılık Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 HMK md.114/1 K52597 md.6 K55718 md.115/2 K6100 md.355
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.