9. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.12.2015 günü ... Mah. ... Caddesi Esenler'de saat 14:30 civarında herhangi bir sigorta şirketince Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olmayan ... Plakalı araç sürücüsü yaya olan müvekkilime çarpması ile müvekkilimin ağır yaralanmasına sebep olan tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sebebiyle günlük işlerini yürütemeyecek derecede akli dengesini yitiren müvekkilinin hukuken korunmaya muhtaç olduğundan hakkında vasilik kararı verilmesi talebiyle Bakırköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne dava açılmışdığını, 2016/2440 E. Sayılı dava dosyasında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nden alınan rapora istinaden oğlu ...’in vasi olarak tayin edilmesine karar verildiğini, Söz konusu raporda arızalarının trafik kazası sebebiyle meydana geldiği hususu açıkça ifade edildiğini, KYTK ilgili hükümleri uyarınca tarafımızca davalı kuruma tazminat talebinde bulunulmuş ve başvurumuzu müteakiben ... numaralı hasar dosyası ikame edildiğini,KYTK ilgili hükümleri uyarınca davalı şirkete haricen tazminat ödemesi sebebiyle başvuruda bulunulmuş, başvurumuzu müteakiben davalı şirket nezdinde ... numaralı hasar dosyası ikame edilmişse de davalı kurumca taraflarına bir ödeme yapılmadığı belirtilmiş, müvekkili daimi sakatlığı sebebiyle uğramış olduğu gerçek zararı ve kazaya ilişkin kusur durumu ancak sayın mahkemece tayin edilecek bilirkişi tarafından tespit edilebileceğini beyan ederek yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilerek şimdilik 1.000,00-TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, kaza tarihi 01.12.2015 olduğundan, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren trafik sigortası genel şartlarının işbu davada uygulanması gerekmekte olduğunu, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsar şekilde geçerli trafik poliçesi bulunmadığını, kazaya karışan aracın trafik sigortasının bulunması durumunda husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini belirterek husumet itirazında bulunduğunu beyan ederek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;"1-Davanın kısmen kabulü ile; 5.409,80-TL sürekli iş görememezlik tazminatının davacının davalı kuruma başvuruda bulunduğu tarihten sonraki 8. iş günü olan 12/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 23/05/2023 tarihli aktüer bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına, 2-Fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararları arasındaki çelişki Bölge Adliye Mahkemesi'nin 07.12.2021 tarihli kararı bozarak İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan yeniden maluliyet raporu alınmasına karar verilmesine yönelik kararı sebebiyle meydana geldiğini, İstanbul Adli Tıp Kurumu 21.07.2019 tarihli adli tıp sakatlık raporunda müteveffanın %26 oranında malul kaldığını tespit etmişken, aynı kurum 15.12.2022 tarihinde maluliyet oranının %6 olduğu hususunu tespit ve beyan ettiğini, Yerel Mahkeme 15.12.2022 tarihli raporu dikkate aldığını ancak 21.07.2019 tarihli rapor mütevaffa vefat etmeden önce bizatihi muayene edilmek suretiyle tanzim edilmişken, karara esas alınan malullük raporu ise muayene imkanı olmadığından ötürü evrak üzerinden incelenmek suretiyle tanzim edildiğini, iki rapor arasında çok ciddi çelişki bulunduğunu, bu çelişki giderilmeksizin karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 14/06/2022 tarih, 2022/875 Esas ve 2022/1199 Karar sayılı kararı ile "...Adli Tıp Kurumundan kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak davaya konu trafik kazası nedeniyle davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı kalıcı maluliyet oluşup oluşmadığı ve süresi, kalıcı maluliyet oluşmuş ise maluliyet oranı, maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte rapor alınmalı, tespit edilecek maluliyet oranına göre hükme esas alınan aktüer rapor tarihi itibariyle aktüer bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi olmalıdır. ..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararı doğrultusunda Adli Tıp Kurumu'ndan kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak davaya konu trafik kazası nedeniyle davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı kalıcı maluliyet oluşup oluşmadığı ve süresi, kalıcı maluliyet oluşmuş ise maluliyet oranı, maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte alınan maluliyet raporuna göre ek aktüerya bilirkişi raporuyla tespit edilen tazminata karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacılar vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,
HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/10/2024