15. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1498
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/08/2024
NUMARASI: 2022/836 Esas,
DAVANIN KONUSU: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen ara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; Asıl dava; terditli olarak taraflar arasında düzenlenen inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil, mümkün olmaması halinde tazminat, birleşen dava ise, 29 parsel sayılı taşınmazın inşaat bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece asıl davada davalılar vekilinin ihtiyati haciz talebine itirazının kısmen kabulüne dair verilen ara karara karşı davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili, mahkemece 27/03/2024 tarihli davalı .... Ltd. Şti'nin 07/03/2024 tarihli ihtiyati haciz kararına itirazın kısmen kabulüne dair karara itiraz ettiklerini ve bu itiraz doğrultusunda kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece 01/08/2024 tarihli ara kararı ile; mahkememizin 27/03/2024 tarihli ara kararın davacı tarafa 08/04/2024 tarihinde e tebligat yolu ile tebliğ edildiği davacılar vekilinin yasal süreden sonra 30/07/2024 tarihinde iş bu karara karşı itiraz ettiğine dair dilekçe sunmuş olduğu görülmüş ise de, itirazın yasal sürede sunulmadığı anlaşılmakla, davalıların 30/07/2024 tarihli talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, yerel mahkemece davalı şirket yönünden ihtiyati haczin kısmen kaldırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira birleşen davalar davalı şirket ortaklarına karşı açılmış kefalet sözleşmesinden kaynaklanan davalar olup, şirket ortakları yönünden ihtiyati haczin devam etmesine karşın, davalı şirket yönünden kısmen kaldırılmasına karar verilmesinin son derece hatalı olduğunu, İstanbul Anadolu 10.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/76 Değişik İş sayılı dosyası ve İstanbul Anadolu 10.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/80 Değişik İş sayılı dosyasının tetkikinde davaya konu kaba nitelikteki inşaatın tamamının, Üsküdar ... Noterliği'nin 12.12.2017 gün ve ... yevmiye sayılı davalılar arasındaki Arsa Payı Karşılığı İnşaat sözleşmesi veKartal ... Noterliği'nin 01.07.2020 günlü ve davalı arsa maliklerinin muvazaalı olarak davalı ... Ltd.Şti ile yapmış bulundukları değişiklik sözleşmesi gereği inşaatının yapıldığının açık olduğunu, yine davalı gerçek kişilerin, davalı ... isimli şirket ile Kartal ...Noterliğinin sözleşme ile yaptırdıkları başka bir inşaat da söz konusu olmayıp, dava dilekçesine cevaplarında da böyle bir iddiada bulunmadıklarını, keza, taraflar arasındaki 10.03.2020 ve 23.06.2020 günlü sözleşmeler ile dava konusu bağımsız bölümlerin ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve bu şirketin tek sahibi ...'a devir ve tescilinin kararlaştırıldığının açık olduğunu, yerel mahkemenin ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin kararının hatalı olduğunu, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/836 Esas sayılı dosyasında talebimiz hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 01/08/2024 tarihli kararın kaldırılmasına, yerel mahkemenin, 27/03/2024 tarihli Davalı ... ... Ltd. Şti.'nin 07/03/2024 tarihli ihtiyati haciz kararına itirazının kısmen kabulüne dair karara karşı itirazlarımız doğrultusunda bu kararın kaldırılması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl davada davacılar taşeron, davalı şirket yüklenici, davalı gerçek şahıslar ise arsa sahipleridir. İstinaf dilekçesinde de açıkça belirtildiği üzere mahkemenin 27/03/2024 tarihli ara kararına itiraz edilmektedir. Söz konusu karar davacı vekiline 08/04/2024 tarihinde tebliğ olunmuş itiraz ise 30/07/2024 tarihinde yapılmıştır. İtirazın süresinden sonra yapıldığı bu nedenle mahkemenin 01/08/2024 tarihli ara kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.