3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2024/16686 E. , 2024/10996 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2024 tarihli ve 2024/349 Esas, 2024/352 sayılı kararı ile Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 16.01.2024 tarihli ve 2023/16726 Esas, 2024/549 sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle;
İlk derece mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafii Av. ...'ın duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE
Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2024 tarih ve 2024/349 Esas, 2024/352 sayılı mahkûmiyet hükmünün, Dairemizin önceki 04.10.2022 tarih ve 2022/23951 Esas, 2022/5411 sayılı kararı ile “... İddianamedeki anlatım ve mahkemenin bozma üzerine yapılan yargılama sonucundaki kabulüne göre; ..., ..., ..., ..., ... , ... ve ... hem kovuşturma aşamasında Mahkeme önünde hem de savcılıkta tanık olarak dinlenilmişler, tanık ... ise sadece Mahkeme önünde dinlenilmiştir. Bunlardan ... 21.10.2008 tarihinde, ... 21.10.2008 tarihinde, ... 28.10.2008 tarihinde ve ... 19.01.2009 tarihinde, soruşturma aşamasında tanık sıfatıyla alınan beyanlarını mahkeme önünde inkar etmişler, soruşturma aşamasında alınan beyanlarının incelenmesinde ise adı geçenlere CMK’nın 55 inci maddesinde belirtilen şekilde yemin ettirilmediği anlaşılmıştır. Mehmet Kaplan ve Mehmet Güzel de, gerek savcılıkta 21.01.2009 ve 15.01.2009 tarihli tanık sıfatıyla alınan beyanlarında ve gerekse mahkeme önünde yine tanık sıfatıyla alınan beyanlarında sanığın örgütsel faaliyetine tanık olmadıklarını anlatmışlardır. Soruşturma aşamasında beyanı alınanlardan son olarak ...’ın savcılık önünde iki beyanının olduğu ve her iki beyanında da yemin ettirildiği görülmüştür. Bunlardan, 10.10.2008 tarihli beyanında sanığın örgütsel faaliyetlerini ayrıntılı olarak anlattığı anlaşılmış, 22.01.2009 tarihli beyanında da ise sanığın örgütsel faaliyetlerde bulunduğuna dair görgüye dayalı bilgisinin bulunmadığını söylemiş, önceki beyanıyla arasındaki çelişki ise giderilmemiştir. Adı geçen tanık mahkeme önünde önceki beyanlarını kabul etmemiş, sanığın terör örgütü ile bağlantısının bulunmadığını anlatmıştır. Soruşturma aşamasında beyanı bulunmayıp ilk kez mahkeme önünde beyanı alınan tanık ... ise, sanığı en son 1995 yılında gördüğünü söylemiştir. Sanık aleyhinde dosya kapsamında başkaca hukuka uygun olarak elde edilmiş delil bulunmamaktadır. Bu itibarla, sanığın silahlı terör örgütüne üye olduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil edilememesi karşısında atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,” ve yine Dairemizin 16.01.2024 tarih ve 2023/16726 Esas, 2024/549 sayılı kararı ile “Sanık ... silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2 nci maddesi uyarınca Yerel Mahkemece verilen mahkûmiyet hükmünün Dairemiz tarafından, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozulması üzerine Dairemiz bozma nedeninin sanığın lehine olduğu, bozmadan sonra yapılan ve sanık müdafilerinin hazır bulunduğu 28.03.2023 tarihli oturumda; Cumhuriyet savcısının görüşü alındıktan sonra sanık müdafilerine bozma ilamına karşı diyeceklerinin sorulduğu, ardından duruşmanın bitirildiği ve direnme hükmü kurulduğu, bozmadan sonra yapılan yargılama sırasında direnme yönünde hüküm kurulmadan ve bu hükme karşı sanığın ve müdafiinin beyanı alınmadan yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması, 5271 sayılı CMK'nın 216 ncı ve 307 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı bulunmuştur." gerekçeleriyle bozulmasına karar verildiği, bozma ilamı üzerine Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2024 tarih ve 2024/349 Esas, 2024/352 sayılı hükmü ile eski kararda direnilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyet kararı verildiği, yapılan incelemede ise Dairemizin bozma ilâmının yerinde olduğu görülmüştür.
II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Dairemizin bozma ilâmının yerinde olduğu görüldüğünden, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 307/3-2 nci cümlesinde yapılan değişiklik uyarınca dosyanın Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMEK üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.