Esas No
E. 2024/2977
Karar No
K. 2024/9391
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2024/2977 E.  ,  2024/9391 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2017/297 E., 2018/158 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık ...'nın yokluğunda verilen hükümlere, yönelik 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 12.12.2019 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı da anlaşılmıştır.

Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2013 tarihli kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında müşteki ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan, 2 yıl 4 ay hapis ve 8.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına; sanıklar ... ve ... hakkında müşteki ...'a yönelik dolandrıcılık suçundan, 1 yıl 2 ay hapis ve 4.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına; sanıklar ... ve ... müşteki ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan, 3 yıl 6 ay hapis ve 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına; sanıklar ... ve ... hakkında müşteki ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan, 1 yıl 9 ay hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2013 tarihli kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 24.05.2017 tarihli ve 2015/9715 Esas, 2017/11526 Karar sayılı kararı ile eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.05.2018 tarihli ve 2017/297 Esas, 2018/158 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri ile 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanıklar ... ve ... hakkında müşteki ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan, 2 yıl 4 ay hapis ve 8.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına; sanıklar ... ve ... hakkında müşteki ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan, 1 yıl 2 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına; sanıklar ... ve ... müşteki ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan, 3 yıl 6 ay hapis ve 12.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına; sanıklar ... ve ... hakkında müşteki ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan, 1 yıl 9 ay hapis ve 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık ...'ın temyiz isteği, kararı temyiz ettiği, hükümlerin bozulmasına ilişkindir.

2.Sanık ...'nın temyiz isteği, kararın bozulmasına ilişkidir.

3.Sanık ...'nın temyiz isteği, kararı temyiz ettiğine ilişkindir.

4.Sanık ...'nun temyiz isteği, kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Sanık ...'nın kimliği tespit edilemeyen Hacı lakaplı şahıs ve diğer sanıklarla banka hesaplarının çeşitli usulsüz işlemlerle para transferinde kullanıldığı yönünde vatandaşların kandırılarak paralarının dolandırılması konusunu görüştüğü, bu görüşmelerde önce sanık ...'nın hesabının kullanılmasının gündeme geldiği, ...'ın 19 yaşında olmasının sorun yaratabileceğinin düşünüldüğü, bunun üzerine sanık ...'nun hesabının kullanılmasına karar verildiği, bu karar doğrultusunda her iki müştekinin telefonla arandıkları, müşteki ...'a Fomora Emniyet Müdürlüğünden aradıklarını, Ziraat Bankası ... Şubesinde bulunan hesabından 50.000,00 TL para çekim işleminin gerçekleştirildiğini söyledikleri, ilgili kişileri yakalatmak için verecekleri hesaba 48.000,00 TL parayı yatırmasını söyledikleri, müşteki Muhammet'in söylenenlere kanarak 48.000,00 TL parayı sanık ...'ın hesabına gönderdiği, sanık ...'ın bu parayı Ziraat Bankası .... Şubesinden çektiği, müşteki ...'a ise telefonda banka hesabından internet üzerinden Avrupadaki terör örgütü hesabına para aktarılmasında kullanıldığını söyledikleri, 28.000,00 TL havale etmesi halinde işlemi gerçekleştirenleri yakalayacaklarını belirttikleri, müşteki ...'in söylenenlere kanarak 28.000,00 TL'yi sanık ...'ın hesabına gönderdiği, ancak müşteki ...'in parayı gönderdikten sonra kuşkulanarak bankaya haber verdiği, sanık ...'ın parayı çekmek için geldiğinde yakalandığı iddia ve kabul edilen somut olayda temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

1.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;

Sanığın yokluğunda verilen hükümlerin, sanığın bilinen son adresine tebliğ edilmesi, tebligat yapılamaması durumunda bu defa MERNİS adresinin tespitini yaparak tebligat zarfı üzerine söz konusu adresin MERNİS adresi olduğu belirtilerek 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması, MERNİS adresinin bulunmaması halinde ise, kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun'un 35 inci maddesine göre tebligat yapılması gerektiği gözetilmeden, somut olayda, sanığın bilinen son adresine 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca çıkarılan tebligatın muhatabın taşındığından bahisle iade edilmesi üzerine aynı adrese aynı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca tebligat yapılmasına karar verildiği, bu tebliğ işleminin daha önce adli mercilerce bu adrese usulüne uygun tebligat yapılmamış olması nedeniyle usulsüz olduğu anlaşılmış ise de; 7201 sayılı Kanun'un 32 nci maddesine göre "tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır" hükmü uyarınca, sanık hakkında mahkumiyet hükümlerine ilişkin adli para cezalarının 28.12.2018 tarihinde infaz edildiği anlaşıldığından, sanığın en geç 28.12.2018 tarihinde öğrendiği karara karşı, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 12.12.2019 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmiştir.

2.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

1.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.05.2018 tarihli ve 2017/297 Esas, 2018/158 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,

2.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;

Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.