. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizce verilen 04.02.2020 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 24.02.2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmekle, davanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak, yapılan açık yargılaması sonunda; HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 22.11.2017 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ...'ın 04/08/2012 tarihli sözleşme uyarınca davalı kooperatiften yaptığı hizmet karşılığı J blok 5 Nolu Daireyi kooperatife üye olarak aldığını, daha sonra müvekkilinin, dava dışı ...'dan dava konusu edilen daireyi (J blok 5 nolu bağımsız bölüm) kendisinden kooperatif üyeliğini devralarak satın aldığını, daireyi 3.bir kişiye kiraya vererek ve 2012'den beri söz konusu kiraları tahsil ettiğini, davalı kooperatifin arsa sahiplerine vermiş olduğu 600.000,00 TL'lik bonodan kaynaklı arsa sahiplerinin, davalı kooperatif aleyhine Konya .İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra dosyasından takibe geçtiklerini, söz konusu takip sonrası, davacı müvekkilinin fiili hakimiyetinde bulunan (ancak tapuda davalı kooperatif adına kayıtlı olan) gayrimenkulün ihale yoluyla dava dışı 3.kişilere satıldığını, devamında da müvekkilinin kiracısına tahliye emrinin aynı icra dosyasından gönderildiğini, icra takibinin davalı kooperatif aleyhine yürütüldüğü için müvekkilinin satıştan hiçbir aşamadan haberi ve bilgisinin olmadığını, MK.'nun ilgili hükümleri gereği ihale yolu ile gayrimenkulün satın alınmasından ötürü tescilsiz kazanım elde edildiğini ve iyiniyetli 3.kişilere gayrimenkulü talep edemeyeceklerinden ötürü, davalı kooperatiften tazminat talebinde bulunduklarını, ... daireyi kooperatifin statik projelerini hazırlayarak ödediğini, müvekkiline ait dairenin kooperatif yöneticilerinin kötü yönetimlerinden dolayı 3.kişiye satıldığını ve Yargıtay kararları ile sabit olduğu üzere zararın tazmininden yöneticilerinin müteselsil sorumlu olduklarını, bu nedenlerle davanın kabulü ile HMK.107 gereğince belirsizliğin giderilene kadar 10.000,00 TL'nin davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun tespiti ile belirsizliğin giderilmesine müteakip arttırılacak bedele dava tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacı vekili yargılama aşamasında eksik harcı yatırmak suretiyle talebini 15.10.2019 tarihinde 165.000,00 TL artırarak 175.000,00 TL'ye çıkarmıştır.
Davalılar ..., ... ve ... vekili 03/01/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının haksız ve mesnetsiz davasını kabul etmediklerini, davacının, kooperatifin standart üyesi olduğunu, halen kooperatife ödenmemiş pekçok aidat borcunun bulunuğunu, davacının, dava konusu daireyi 2012 yılında devir aldığını beyan ettiğini, oysaki davacının, kooperatife üyelik tarihinin 2004 yılı olduğunu, davacı tarafın üye olurken ... hissesini devir aldığını, böylece normal bir üye statüsü kazandığını, 2006 yılındaki kura çekimine katıldığını, şuana kadar üyelik aidatlarının hiçbirisini ödemediğini, ...'ın daire karşılığı fenni mesuliyet anlaşmasının olmadığını, sözleşme altındaki imzaların kooperatif yöneticilerine ait olmadığını, bu nedenle kooperatifi bağlamadığını, davacının üyelik süresince hiçbir genel kurul toplantısına katılmayıp yöneticilerin kusurlu olmalarından bahsetmesinin inandırıcı olmadığını, davacının kooperatifin halen üyesi olduğunu ve tazminat talep etme hakkının olmadığını, bu nedenlerle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... vekili 09/01/2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesindeki taleplerinin haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin işbu dava ile talep edilen tazminattan sorumlu olmadığını, Yönetim Kurulu üyelerinin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, görevini layıkı ile yerine getirdiğini, davacının aksi yöndeki iddialarına ilişkin ispat yükünün yine davacıda olduğunu, davacının, davalı kooperatifin üyesi olduğunu, ödenmemiş aidat borçlarının bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemece davacının tazminat alacağı olduğu kanaatine varılırsa takas mahsup yoluyla davacının alacağından aidat borçlarının mahsup edilmesinin gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Tarafların bildirmiş oldukları deliller, Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davalı kooperatifin sicil kayıtları, Selçuklu Tapu Müdürlüğünden dava konusu Konya İli ... İlçesi ... Mah. ... ada ... parsel 5 no'lu bağımsız bölüme ilişkin tapu kayıt ve dayanak belgeleri dosyamız içerisine celbedilmiş, mahallinde gayrimenkul değerleme uzmanı eşliğinde mahkememiz heyeti ile birlikte keşif yapılarak dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce verilen 04.02.2020 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar ..., ... ve ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 24.02.2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile; Davalı ... ve ...'nın istinaf başvuru taleplerinin feragat nedeniyle reddine, diğer davalı ...'un istinaf talebinin kabulüne karar verilerek mahkememiz kararının kaldırılarak dosyamızın mahkememize iade edildiği ve davanın Mahkememizin ... E. sırasına kaydedilerek, duruşma açılmış ve yargılamaya devam edilmiştir. Dava; kendisine konut tahsis edilemeyen kooperatif üyesinin kooperatif ve yöneticilerinden tazminat istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, dava dışı ...'ın 04.08.2012 tarihli sözleşme uyarınca davalı kooperatiften yaptığı hizmet karşılığı J blok 5 Nolu Daireyi kooperatife üye olarak aldığını, daireyi 3.bir kişiye kiraya vererek ve 2012'den beri söz konusu kiraları tahsil ettiğini, davalı kooperatifin arsa sahiplerine vermiş olduğu 600.000,00 TL'lik bonodan kaynaklı arsa sahiplerinin, davalı kooperatif aleyhine Konya .İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra dosyasından takibe geçtiklerini, söz konusu takip sonrası, fiili hakimiyetinde bulunan (ancak tapuda davalı kooperatif adına kayıtlı olan) gayrimenkulün ihale yoluyla dava dışı 3.kişilere satıldığını, devamında da kiracısına tahliye emrinin aynı icra dosyasından gönderildiğini, icra takibinin davalı kooperatif aleyhine yürütüldüğü için satıştan hiçbir aşamadan haberi ve bilgisinin olmadığını, MK.'nun ilgili hükümleri gereği ihale yolu ile gayrimenkulün satın alınmasından ötürü tescilsiz kazanım elde edildiğini ve iyiniyetli 3.kişilere gayrimenkulü talep edemeyeceklerinden ötürü, davalı kooperatiften tazminat talebinde bulunduklarını, dava dışı ...'ın daireyi kooperatifin statik projelerini hazırlayarak ödediğini, kendisine ait dairenin kooperatif yöneticilerinin kötü yönetimlerinden dolayı 3.kişiye satıldığını ve Yargıtay kararları ile sabit olduğu üzere zararın tazmininden yöneticilerinin müteselsil sorumlu olduklarını, bu nedenlerle davanın kabulü ile HMK.107 gereğince belirsizliğin giderilene kadar 10.000,00 TL'nin davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun tespiti ile belirsizliğin giderilmesine müteakip arttırılacak bedele dava tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ettiği, yargılama aşamasında eksik harcı yatırmak suretiyle talebini 15.10.2019 tarihinde 165.000,00 TL artırarak 175.000,00 TL'ye çıkarttığı, davalı tarafın davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
Mahkememizce verilen 04.02.2020 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile;"Mahkememiz dosyasının kooperatifler konusunda uzman bilirkişi S.M.M.M.... 'a tevdi edilerek iddia ve savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesinin istenildiği; S.M.M.M... tarafından düzenlenen 22/05/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda; Dava konusu edilen gayrimenkulün dava tarihi itibari ile rayiç değerinin gayrimenkul değerleme uzmanı tarafından tespit edilmesinin gerektiğini, yine davacının ve davacı emsali üyelerin yatırdığı aidatın tespit edilebilmesi için, davacı kooperatife ait ticari defterlerin özellikle diğer dosyalara sunulan üye kayıt defterlerinin mahkeme dosyasına sunulmasının gerektiğinin bildirildiği görülmüştür.
Mahkememiz heyeti ile birlikte refakate alınan gayrimenkul değerlendirme uzmanı İnşaat Mühendisi ... eşliğinde dava konusu taşınmaz başında 22/06/2018 günü saat 14:00'de keşif yapılmış, keşif sonrası gayrimenkul uzmanı İnşaat Mühendisi ... tarafından düzenlenen 26/10/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda; Dava konusu taşınmazın değerini etkileyen unsur ve nitelikler, emlak alım ve satım rayiçleri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın yayınladığı yapı yaklaşık birim maliyetleri, yıpranma payları, arz ve talep durumlarına göre; Dava konusu Konya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde kayıtlı 1,664,00 m2 alanlı, arsa nitelikli taşınmazın 05/09/2013 tarih ve ... yevmiye ile kat irtifakı tesisi ile cilt:... , sayfa:... , Kat:1, Bağımsız Bölüm No:5 mesken nitelikli taşınmazın tamamının tam hisse oranında ... adına kayıtlı olduğu ve dava konusu dairenin brüt 140,00 m2 alınlı olduğu tespit edilen taşınmazın; Dava tarihi olan (22/11/2017) itibariyle piyasa rayiçlerine göre 175.000,00 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyasının kooperatifler konusunda uzman bilirkişi S.M.M.M.... yeniden tevdi edilerek davalı kooperatifin merkezinde bulunan tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerinde de yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle; Davacının kooperatif üyesi olup olmadığı, üyesi ise üyeliğinin niteliği, aidat borçlarını ödeyip ödemediği v.s.hususlarda inceleme yaparak rapor düzenlenmesinin istenildiği; S.M.M.M.... tarafından düzenlenen 21/05/2019 havale tarihli ek bilirkişi raporunda; Davalı ... Konut Yapı Kooperatifi'ne ait üye kayıt defterinde davacı ...'nın üyeliğinin 65.sayfada yer aldığını, davacının "J Blok 1.Kat 5 no'lu daireyi ... satış" olarak aldığının belirtildiğini, yine ilgili sayfada tahsilat kısmında "Proje karşılığı" yazdığını, davalı kooperatif üye kayıt defterine göre; davacının, davalı kooperatifte normal daire üyesi olduğunu, davacının emsali normal bir üyenin kooperatifin kuruluşundan dava tarihine kadar ödemesi gereken aidat tutarının 115.980,00 TL olduğunu, inşaat mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan 26.10.2018 havale tarihli bilirkişi raporunda dava konusu gayrimenkulün dava tarihi itibariyle güncel değerinin 175.000,00 TL olduğunun belirtildiğini, bunun dışında davacının yatırdığı tutar ile ilgili davalı kooperatif üye kayıt defterinde herhangi bir bilginin yer almadığını, davacının emsali normal daire üyesinin yatırdığı 115.980,00 TL'nin yatırılma tarihlerinden dava tarihine kadar Tefe rakamlarına göre güncellenmiş değerinin 220.670,46 TL olduğunu, davalı kooperatif üye kayıt defterinde, davacının herhangi bir ödemesinin tespit edilemediğini, bu nedenle davacının ödediği tutarların Tefe rakamlarına göre güncellenmesinin yapılamadığının bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporuna itibar edildiği, Davalı Kooperatifin Konya ili ... İlçesi ... Mah... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan J Blok 5 nolu daireyi 04/08/2012 tarihli "Anlaşma" başlıklı sözleşme ile dava dışı ...'a statik projeler karşılığında verildiğinin, kooperatif arasında hiç bir alacak ve borç ilişkisinin kalmadığının kararlaştırıldığı ve dava dışı ...'ın bu şekilde kooperatif üyesi olduğu, davacının da dava dışı ...'dan bahse konu daireyi satın almak suretiyle kooperatif üyesi olduğu, kooperatifin defter kayıtlarına(65. sayfa) göre davacının "J Blok 1. Kat. No:5 nolu daireyi ... satış", yine ilgili sayfa da tahsilat kısmında "proje karşılığı" yazılmak suretiyle üyeliğe ilişkin kayıtların yer aldığı, dava dışı ... bu daireye hak kazanabilmesi için kooperatife karşı edimini yerine getirmiş olmasının gerektiği, (Yargıtay .Hukuk Daire'sinin 30.04.2019 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamında da bu şekilde kabul edildiği), davalı kooperatifin bu yönde bir itirazının bulunmadığı gibi dava dışı ... yapılan 04/08/2012 tarihli anlaşma ile de bu durumun kayıt altına alındığı, davacının da bu daireyi ... satın almak suretiyle kooperatife üye olduğu, Yargıtay . Hukuk Dairesinin 07/02/2019 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamında;".... Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsenmedikçe, 1163 Sayılı Kanun'un 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamaz. Genel kurulca önceden ya da sonradan açıkça alınan bir karar ile üyenin peşin bedelli ortak olarak kabul edilmediğinin belirlenmesi halinde, üyeden inşaat finansmanı için uzunca bir süre aidat istenilmemişse ya da bilançolarda, hesap cetvellerinde, faaliyet raporlarında, genel kurullarda ve üye kayıt defterlerinde bu yönde bir borç kaydı yer almamışsa, üyenin peşin bedelli ortak olduğunun kooperatifçe zımnen benimsendiği ve sadece genel yönetim ve altyapı giderlerinden sorumlu olduğu sonucuna varılması gerekir.
Somut olayda, dava dışı ... üyelik kaydı, davalı kooperatif ile yine dava dışı asansör şirketi arasında yapılan 1998 tarihli protokole dayalı olarak yapılmıştır. Bu protokolde, asansör imalatı bedelinin bir kısmı karşılığı, (A) blok, 7. kat, 13 no.lu dairenin hiç bir fark istenmeksizin, eksiksiz ve tam olarak bütün işleri bitmiş vaziyette yapılıp, asansör şirketi adına .... verileceği kararlaştırılmıştır. Üyelik kayıt defterine ise "...03.10.1998 tarihli asansör yapım sözleşmesine istinaden ortaklık kaydı...", "...asansör sözleşmesinden mahsuplaşılacak..." şeklinde kayıtlar düşülmüştür. ...., üyeliğe kabul edildiği tarihten itibaren, üyeliği devrettiği 2003 yılına kadar yaklaşık 5 yıl boyunca aidat ödemediği, kooperatifin de bu dönemde adı geçenden aidat talep etmediği dosya kapsamı ile sabittir. .... 25.02.2003 tarihinde üyeliği davacı ...'e devretmiştir. Kooperatif asansör imalatındaki bir takım eksiklikler nedeniyle devri benimsememiş ve davacıyı üyeliğe kabul etmemiştir.
Davacı tarafından açılan üyelik tespit davasının kabulü üzerine, kooperatifçe davacıya 1998 yılından itibaren borç çıkarılmış ve ihraç kararına dayanak teşkil eden borç ihtarnameleri gönderilmiştir. Ayrıca, bu dönemde kooperatifin, asansör imalatı sözleşmesinden kaynaklı alacağının tahsili için asansör şirketi aleyhine açtığı davanın kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu ilama dayalı olarak başlatılan icra takibinin halen derdest olduğu ve böylelikle kooperatifin bu sözleşmeye dayalı hakkını elde etmiş olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu olgular göz önünde bulundurulduğunda, davacıya üyeliği devreden ....'ın kooperatife peşin bedelli üye olarak kabul edildiği, her ne kadar peşin bedelli üye alımı hususunda genel kurul kararı bulunmasa da, adı geçenin uzunca bir süre üyelik aidatı ödememiş olması, kooperatifin de aidat talebinde bulunmamış ve borç kaydı oluşturmamış olması karşısında peşin bedelli üyelik ilişkisinin zımnen oluştuğunun ve bu itibarla, davacının devraldığı üyeliğin peşin bedelli üyelik olduğunun kabulü gerekir...." şeklinde kabul edildiği, davalı kooperatif ile dava dışı ... arasında yapılan 04/08/2012 tarihinde yapılan anlaşma içeriğinden ve aradan geçen uzunca bir süre kooperatifin aidat talep etmemesi ve sessiz kalması hususları dikkate alındığında dava dışı ...'nin dolayısıyla davacının peşin bedelli üye olduğu, Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 15/02/2016 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamında; "...Konut karşılığı tazminat isteyebilmesi için, kooperatifin inşaatlarının bitirilip konut tahsisi aşamasına gelindiği ve diğer üyelere tahsis ve teslim yapıldığı halde davacıya konut tahsis ve tesliminin yapılmaması gerekir. Bu husus, bu tazminatın istenebilmesinin ön koşuludur. Bu önkoşulun gerçekleşmesinden sonra, davacı için çeşitli nedenlerle konut ya da işyeri tahsisi imkânsızlığı ortaya çıktığında ortağın uygun bir tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Normal ödemesini yapıp konut sahibi olan üyelerle eşit miktarda ödemesi bulunduğu tespit edilen, diğer anlatımla eksik ödemesi bulunmadığı belirlenen, ancak kendisine konut tahsis ve teslimi yapılamayan ortağın, ödemesi eksik olmayan diğer üyelere verilen emsal bir konutun dava tarihi itibariyle rayiç değerini talep edebileceğinin, hiç ödemesi yok ise konut karşılığı tazminat talep hakkı olup, bu isteminin reddi gerektiğinin kabulü gerekir. Eksik ödemesi olan bir üyenin ise, konut karşılığı tazminat talep hakkı olup, alacağının hesaplanma şekli Dairemizin yerleşik uygulamalarında aşağıdaki gibi formüle edilmiştir: a-Önce ortaklara tahsis edilen konutun dava değeri itibariyle rayiç değeri hesaplanmalıdır. b-Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar ( toptan eşya fiyat endeksi " TEFE" artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak güncel değeri bulunmalıdır. c-Bundan sonra yukarıda (a) maddesinde bulunan değerden (b) maddesinde bulunan değer çıkarılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettiği ortaya çıkarılmalıdır. d-Bunu takiben eksik ödeme yapan davacı ortağın ödentileri (b) maddesindeki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı güncelleştirilmelidir. e- Bu hesaplamalardan sonra normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda (b) maddesinde bulunan ödemelerinin güncel değerinin karşılığı yine yukarıda (c) maddesinde bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre davacının (d) maddesinde eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yararlanması gerektiği orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani sonuç olarak (d) maddesinde bulunan miktar (c ) maddesinde bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan rakamın (b) maddesinde bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktarın (d ) maddesinde bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin ilave edilmesi sonucu bulunacak miktar davacı ortağın davalı kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar tutarıdır.
Açıklandığı üzere, kooperatif üyesinin ödemelerini hiç yapmamış olması halinde tazminat talep etme hakkı bulunmamakta ise de, eksik ödeme yapmış olması durumunda kural olarak konut karşılığı tazminat talep hakkı bulunduğu kabul edilmelidir." şeklinde kabul edildiği, davacıya üyelik karşılığı geçen dairenin kooperatif'in borcu nedeniyle Konya . İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasından yapılan takip sonucu satıldığı, davalı kooperatifin davacıya daire tesliminin imkanı kalmadığı, davacıya teslim edilmeyen dairenin dava tarihi olan (22/11/2017) itibariyle piyasa rayiçlerine göre değerinin 175.000,00 TL olduğu, davacının bu bedeli davalı kooperatiften talep edebileceği, Diğer davalı yöneticilerin sorumlu olup olmadıkları ve genel kurulda ibra edilmelerinin sorumluluklarına etkisi yönünden yapılan incelemede;
Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 20/04/2015 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamında;"Diğer yandan, mahkemece, davalıların genel kurullarda ibra edilmeleri nedeniyle yönetici olduğu dönemlerdeki iş ve işlemlerinden sorumlu olmayacakları sonucuna varılmıştır. Bu kabul, soyut olarak, yönetim kurulu raporlarının genel kurullarda okunması olgusuna dayandırılmıştır. Ne var ki, 2006 dışındaki diğer yıllara ait genel kurul tutanakları ve okunup, kabul edilen faaliyet raporları getirtilip, incelenmiş değildir. Gerçekten Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasıyla da benimsendiği üzere genel bir ibra, dava konusu eylemler yönünden de davalıların ibra edildiğini kabule yeterli değildir. Davalıların sorumluluktan bu şekilde kurtulabilmesi için kooperatif genel kurul evrakında bu hususun açıkça yazılı olmasına ve üyelerin bilgilendirilmesine bağlıdır. "şeklinde, ve Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 18/12/2018 tarih ve ... Es. ... Kar. sayılı ilamında; " 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi atfıyla 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 553. maddesine göre kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları kanundan ve ana sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Söz konusu madde gereğince davalı kooperatif yöneticilerinin sorumlu tutulması için kusurlu olmaları gerekir...." şeklinde ilamlarında kabul edildiği üzere davalı kooperatif yöneticilerinin sorumluluktan kurtulduğuna dair genel kurul tutanaklarında açıkça bir kaydın bulunmadığı ve yöneticilerin bono düzenleyerek kooperatifi borçlandırdıkları gerekli önlemlerin alınmayarak icra takibine nihayetinde davacıya ait dairenin satışına sebep oldukları, davacıya ait dairenin teslim ve tescilini yapmadıkları, bu nedenle kusurlu oldukları davacıya karşı oluşan zarardan kooperatifle birlikte sorumlu oldukları, davacının değişen oranlarda ticari temerrüt faizi uygulanmasını talep ettiği ancak Kooperatif ile ortağı arasındaki ilişkinin Kooperatifler Kanunu’nun 1 nci maddesi hükmü uyarınca ticari nitelikte olmaması nedeniyle ticari faiz uygulanamayacağı, Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 09.05.2012 tarih ve ... Es. ... Kar sayılı ilamının benzer mahiyette olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile 175.000,00 TL alacağın dava tarihi olan 22/11/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." şeklinde hüküm kurulduğu,
Mahkememizce verilen 04.02.2020 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar ..., ... ve ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 24.02.2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile; Davalı ... ve ...'nın istinaf başvuru taleplerinin feragat nedeniyle reddine, diğer davalı ...'un istinaf talebinin kabulüne karar verilerek mahkememiz kararının kaldırılarak dosyamızın mahkememize iade edildiği ve davanın Mahkememizin ... E. sırasına kaydedilerek, duruşma açılmış ve yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkememiz dosyasının kök rapor düzenleyen SMMM bilirkişisi ... tevdi edilerek; BAM kararı doğrultusunda davalı yöneticilerin kusurlarının bulunup bulunmadığı konusunda ek rapor düzenlenmesinin istenildiği, SMMM bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 02.09.2024 havale tarihli bilirkişi ek raporunda; Davalı yönetim kurulu üye veya üyelerinin, sorumlu olup olmadıkları, sorumlu iseler, yöneticilerin sorumluluğunun hangi tarihten itibaren görev yapan yöneticileri kapsayacağı ve sorumluluk oranlarının mahkememizin takdirinde olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporuna itibar edildiği, Davalı Kooperatifin Konya ili ... İlçesi ... Mah... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan J Blok 5 nolu daireyi 04/08/2012 tarihli "Anlaşma" başlıklı sözleşme ile dava dışı ...'a statik projeler karşılığında verildiğinin, kooperatif arasında hiç bir alacak ve borç ilişkisinin kalmadığının kararlaştırıldığı ve dava dışı ...'ın bu şekilde kooperatif üyesi olduğu, davacının da dava dışı ...'dan bahse konu daireyi satın almak suretiyle kooperatif üyesi olduğu, kooperatifin defter kayıtlarına(65. sayfa) göre davacının "J Blok 1. Kat. No:5 nolu daireyi ... satış", yine ilgili sayfa da tahsilat kısmında "proje karşılığı" yazılmak suretiyle üyeliğe ilişkin kayıtların yer aldığı, dava dışı ... bu daireye hak kazanabilmesi için kooperatife karşı edimini yerine getirmiş olmasının gerektiği, (Yargıtay .Hukuk Daire'sinin 30.04.2019 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamında da bu şekilde kabul edildiği), davalı kooperatifin bu yönde bir itirazının bulunmadığı gibi dava dışı ... yapılan 04/08/2012 tarihli anlaşma ile de bu durumun kayıt altına alındığı, davacının da bu daireyi ... satın almak suretiyle kooperatife üye olduğu, Yargıtay . Hukuk Dairesinin 07/02/2019 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamında;".... Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsenmedikçe, 1163 Sayılı Kanun'un 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamaz. Genel kurulca önceden ya da sonradan açıkça alınan bir karar ile üyenin peşin bedelli ortak olarak kabul edilmediğinin belirlenmesi halinde, üyeden inşaat finansmanı için uzunca bir süre aidat istenilmemişse ya da bilançolarda, hesap cetvellerinde, faaliyet raporlarında, genel kurullarda ve üye kayıt defterlerinde bu yönde bir borç kaydı yer almamışsa, üyenin peşin bedelli ortak olduğunun kooperatifçe zımnen benimsendiği ve sadece genel yönetim ve altyapı giderlerinden sorumlu olduğu sonucuna varılması gerekir.
Somut olayda, dava dışı ... üyelik kaydı, davalı kooperatif ile yine dava dışı asansör şirketi arasında yapılan 1998 tarihli protokole dayalı olarak yapılmıştır. Bu protokolde, asansör imalatı bedelinin bir kısmı karşılığı, (A) blok, 7. kat, 13 no.lu dairenin hiç bir fark istenmeksizin, eksiksiz ve tam olarak bütün işleri bitmiş vaziyette yapılıp, asansör şirketi adına .... verileceği kararlaştırılmıştır. Üyelik kayıt defterine ise "...03.10.1998 tarihli asansör yapım sözleşmesine istinaden ortaklık kaydı...", "...asansör sözleşmesinden mahsuplaşılacak..." şeklinde kayıtlar düşülmüştür. ...., üyeliğe kabul edildiği tarihten itibaren, üyeliği devrettiği 2003 yılına kadar yaklaşık 5 yıl boyunca aidat ödemediği, kooperatifin de bu dönemde adı geçenden aidat talep etmediği dosya kapsamı ile sabittir. .... 25.02.2003 tarihinde üyeliği davacı ...'e devretmiştir. Kooperatif asansör imalatındaki bir takım eksiklikler nedeniyle devri benimsememiş ve davacıyı üyeliğe kabul etmemiştir.
Davacı tarafından açılan üyelik tespit davasının kabulü üzerine, kooperatifçe davacıya 1998 yılından itibaren borç çıkarılmış ve ihraç kararına dayanak teşkil eden borç ihtarnameleri gönderilmiştir. Ayrıca, bu dönemde kooperatifin, asansör imalatı sözleşmesinden kaynaklı alacağının tahsili için asansör şirketi aleyhine açtığı davanın kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu ilama dayalı olarak başlatılan icra takibinin halen derdest olduğu ve böylelikle kooperatifin bu sözleşmeye dayalı hakkını elde etmiş olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu olgular göz önünde bulundurulduğunda, davacıya üyeliği devreden ....'ın kooperatife peşin bedelli üye olarak kabul edildiği, her ne kadar peşin bedelli üye alımı hususunda genel kurul kararı bulunmasa da, adı geçenin uzunca bir süre üyelik aidatı ödememiş olması, kooperatifin de aidat talebinde bulunmamış ve borç kaydı oluşturmamış olması karşısında peşin bedelli üyelik ilişkisinin zımnen oluştuğunun ve bu itibarla, davacının devraldığı üyeliğin peşin bedelli üyelik olduğunun kabulü gerekir...." şeklinde kabul edildiği, davalı kooperatif ile dava dışı ... arasında yapılan 04/08/2012 tarihinde yapılan anlaşma içeriğinden ve aradan geçen uzunca bir süre kooperatifin aidat talep etmemesi ve sessiz kalması hususları dikkate alındığında dava dışı ...'nin dolayısıyla davacının peşin bedelli üye olduğu, Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 15/02/2016 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamında; "...Konut karşılığı tazminat isteyebilmesi için, kooperatifin inşaatlarının bitirilip konut tahsisi aşamasına gelindiği ve diğer üyelere tahsis ve teslim yapıldığı halde davacıya konut tahsis ve tesliminin yapılmaması gerekir. Bu husus, bu tazminatın istenebilmesinin ön koşuludur. Bu önkoşulun gerçekleşmesinden sonra, davacı için çeşitli nedenlerle konut ya da işyeri tahsisi imkânsızlığı ortaya çıktığında ortağın uygun bir tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Normal ödemesini yapıp konut sahibi olan üyelerle eşit miktarda ödemesi bulunduğu tespit edilen, diğer anlatımla eksik ödemesi bulunmadığı belirlenen, ancak kendisine konut tahsis ve teslimi yapılamayan ortağın, ödemesi eksik olmayan diğer üyelere verilen emsal bir konutun dava tarihi itibariyle rayiç değerini talep edebileceğinin, hiç ödemesi yok ise konut karşılığı tazminat talep hakkı olup, bu isteminin reddi gerektiğinin kabulü gerekir. Eksik ödemesi olan bir üyenin ise, konut karşılığı tazminat talep hakkı olup, alacağının hesaplanma şekli Dairemizin yerleşik uygulamalarında aşağıdaki gibi formüle edilmiştir: a-Önce ortaklara tahsis edilen konutun dava değeri itibariyle rayiç değeri hesaplanmalıdır. b-Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar ( toptan eşya fiyat endeksi " TEFE" artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak güncel değeri bulunmalıdır. c-Bundan sonra yukarıda (a) maddesinde bulunan değerden (b) maddesinde bulunan değer çıkarılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettiği ortaya çıkarılmalıdır. d-Bunu takiben eksik ödeme yapan davacı ortağın ödentileri (b) maddesindeki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı güncelleştirilmelidir. e- Bu hesaplamalardan sonra normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda (b) maddesinde bulunan ödemelerinin güncel değerinin karşılığı yine yukarıda (c) maddesinde bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre davacının (d) maddesinde eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yararlanması gerektiği orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani sonuç olarak (d) maddesinde bulunan miktar (c ) maddesinde bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan rakamın (b) maddesinde bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktarın (d ) maddesinde bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin ilave edilmesi sonucu bulunacak miktar davacı ortağın davalı kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar tutarıdır.
Açıklandığı üzere, kooperatif üyesinin ödemelerini hiç yapmamış olması halinde tazminat talep etme hakkı bulunmamakta ise de, eksik ödeme yapmış olması durumunda kural olarak konut karşılığı tazminat talep hakkı bulunduğu kabul edilmelidir." şeklinde kabul edildiği, davacıya üyelik karşılığı geçen dairenin kooperatif'in borcu nedeniyle Konya . İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasından yapılan takip sonucu satıldığı, davalı kooperatifin davacıya daire tesliminin imkanı kalmadığı, davacıya teslim edilmeyen dairenin dava tarihi olan (22/11/2017) itibariyle piyasa rayiçlerine göre değerinin 175.000,00 TL olduğu, davacının bu bedeli davalı kooperatiften talep edebileceği, Diğer davalı yöneticilerin sorumlu olup olmadıkları ve genel kurulda ibra edilmelerinin sorumluluklarına etkisi yönünden yapılan incelemede;
Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 20/04/2015 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamında;"Diğer yandan, mahkemece, davalıların genel kurullarda ibra edilmeleri nedeniyle yönetici olduğu dönemlerdeki iş ve işlemlerinden sorumlu olmayacakları sonucuna varılmıştır. Bu kabul, soyut olarak, yönetim kurulu raporlarının genel kurullarda okunması olgusuna dayandırılmıştır. Ne var ki, 2006 dışındaki diğer yıllara ait genel kurul tutanakları ve okunup, kabul edilen faaliyet raporları getirtilip, incelenmiş değildir. Gerçekten Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasıyla da benimsendiği üzere genel bir ibra, dava konusu eylemler yönünden de davalıların ibra edildiğini kabule yeterli değildir. Davalıların sorumluluktan bu şekilde kurtulabilmesi için kooperatif genel kurul evrakında bu hususun açıkça yazılı olmasına ve üyelerin bilgilendirilmesine bağlıdır. "şeklinde, ve Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 18/12/2018 tarih ve ... Es. ... Kar. sayılı ilamında; " 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi atfıyla 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 553. maddesine göre kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları kanundan ve ana sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Söz konusu madde gereğince davalı kooperatif yöneticilerinin sorumlu tutulması için kusurlu olmaları gerekir...." şeklinde ilamlarında kabul edildiği üzere davalı kooperatif yöneticilerinin sorumluluktan kurtulduğuna dair genel kurul tutanaklarında açıkça bir kaydın bulunmadığı ve yöneticilerin bono düzenleyerek kooperatifi borçlandırdıkları gerekli önlemlerin alınmayarak icra takibine nihayetinde davacıya ait dairenin satışına sebep oldukları, davacıya ait dairenin teslim ve tescilini yapmadıkları, bu nedenle kusurlu oldukları davacıya karşı oluşan zarardan kooperatifle birlikte sorumlu oldukları, davacının değişen oranlarda ticari temerrüt faizi uygulanmasını talep ettiği ancak Kooperatif ile ortağı arasındaki ilişkinin Kooperatifler Kanunu’nun 1 nci maddesi hükmü uyarınca ticari nitelikte olmaması nedeniyle ticari faiz uygulanamayacağı, Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 09.05.2012 tarih ve ... Es. ... Kar sayılı ilamının benzer mahiyette olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile 175.000,00 TL alacağın dava tarihi olan 22/11/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...'dan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından davalılardan ..., ... ve ... hakkında açılan dava yönünden mahkememizin 04/02/2020 tarih ve ... Es.... Kar. Sayılı ilamı ile verilen karar kesinleşmiş olmakla karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
1.Davacının 175.000,00 TL alacağının dava tarihi olan 22/11/2017 tarihinden itibaren işletilecek YASAL faizi ile birlikte davalılardan ...'dan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2.Davacı tarafından davalılardan ..., ... ve ... hakkında açılan dava yönünden mahkememizin 04/02/2020 tarih ve ... Es.... Kar. Sayılı ilamı ile verilen karar kesinleşmiş olmakla KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 11.954,25 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 170,78 TL harç ile 2.818,00 TL tamamlama harcı toplamı 2.988,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.965,47 TL harcın (davalılardan ..., ... ve ... hakkında açılan dava yönünden mahkememizin 04/02/2020 tarih ve ... Es.... Kar. Sayılı ilamı ile verilen karar kesinleşmiş olduğundan) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
4.Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan toplam 206,78 TL ilk yargılama harcı, 2.818,00 TL tamamlama harcı, 253,80 TL keşif harcı, 157,00 TL taksi ücreti, 2.100,00 TL bilirkişi ücreti ile 581,40 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 6.116,98 TL yargılama giderinin (davalılardan ..., ... ve ... hakkında açılan dava yönünden mahkememizin 04/02/2020 tarih ve ... Es.... Kar. Sayılı ilamı ile verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu davalıların yargılama giderlerinden 4.950,48 TL'si ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.’ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin (davalılardan ..., ... ve ... hakkında açılan dava yönünden mahkememizin 04/02/2020 tarih ve ... Es.... Kar. Sayılı ilamı ile verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu davalıların vekalet ücretinin 20.575,00 TL'si ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6.Davalı ... tarafından sarfına mecbur kalınan 2.808,66 TL istinaf karar harcının Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 24.02.2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı sayılı ilamı gereğince talep halinde davalı ...'a İADESİNE,
7.Davalı ... tarafından sarfına mecbur kalınan 2.808,67 TL istinaf karar harcının Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 24.02.2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı sayılı ilamı gereğince talep halinde davalı ...'ya İADESİNE,
8.Davalı ... tarafından sarfına mecbur kalınan 2.988,56 TL istinaf karar harcının Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 24.02.2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı sayılı ilamı gereğince talep halinde davalı ...'a İADESİNE,
9.Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalılar ..., ... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/10/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... * Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.