Danıştay 2. Daire Başkanlığı
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/1788 E. , 2024/1997 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava;
3.sınıf emniyet müdürü olan davacı tarafından, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliği ile ilgili iş ve işlemlerden sorumlu Şube Müdürü olarak görev yaptığı dönemde, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-5. maddesi uyarınca "Amir ve üstlerine iletilmesi gereken bilgi ve buyrukları zamanında iletmemek" fiilini işlediğinden bahisle 4 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına, ancak öğrenim durumu nedeniyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan "brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine'' ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun...günlü,... sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dosyada yer alan ...günlü, ... sayılı soruşturma raporu ve eklerinin tetkikinden, üzerine atılı disiplin suçunu işlediği sabit görülen davacıya Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümleri gereğince fiiline uygun ve bir alt ceza uygulanmak suretiyle verilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; savunması alınmadan dava konusu işlemin tesis edildiği, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83. maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle anılan Tüzük'ün Anayasa'ya aykırılık teşkil ettiği, mahkeme kararı, savcılık talimatı ve üst yazısı olmayan hiçbir talebin yerine getirilmediği, 18/12/2013 tarihinde mesleki teamüllere aykırı olarak görevden alındığı, dolayısıyla hakkında düzensizlik, dosya eksikliği gibi konularda ithamlarda bulunmanın yanlış olduğu, lehine olan delillerin polis başmüfettişlerince değerlendirilmediği, dava konusu işlemin sebep, konu, şekil ve amaç yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca, davacının temyiz aşamasında duruşma yapılması yolundaki istemi yerinde görülmeyerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
3.sınıf emniyet müdürü olan davacı tarafından, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliği ile ilgili iş ve işlemlerden sorumlu Şube Müdürü olarak görev yaptığı dönemde, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-5. maddesi uyarınca "Amir ve üstlerine iletilmesi gereken bilgi ve buyrukları zamanında iletmemek" fiilini işlediğinden bahisle 4 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına, ancak öğrenim durumu nedeniyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan "brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine'' ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ...günlü, ... sayılı kararının iptali ve özlük haklarının iadesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-5. maddesinde yer alan "Amir ve üstlerine iletmesi gereken bilgi ve buyrukları, zamanında üstlerine iletmemek" fiili, 4 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/3-c-3. maddesi ile "Amir ve üstlerine iletilmesi gereken olay, bilgi ve emirleri zamanında iletmemek" fiilinin, onbir ila onbeş günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektirdiği kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un Geçici 1/1. maddesinde, ''Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/03/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.'' düzenlemesi yapılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Uyuşmazlık konusu olayla ilgili dosyada yer alan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının üzerine atılı "Amir ve üstlerine iletmesi gereken bilgi ve buyrukları, zamanında üstlerine iletmemek" fiilinin sabit olduğu ve bu eyleminin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-5. maddesi kapsamında bulunduğu açıktır. Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için davacının işlediği fiile hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir.
Ceza hukuku kökenli bir ilke olan; "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.
İdare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Uyuşmazlıkta, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-5. maddesinde düzenlenen disiplin cezası, 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/3-c-3. maddesinde belirtilen disiplin cezası ile karşılaştırıldığında, 7068 sayılı Kanun ile uyuşmazlık konusu olayda davacı tarafından işlenen fiile öngörülen temel ceza bakımından davacı lehine bir düzenleme getirildiği görüldüğünden, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2.... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3.Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4.2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.