7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2023/3947 E. , 2024/4226 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, bedel davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı şirket vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı şirket vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 7 numaralı bağımsız bölüm için davalı şirket ile gayrimenkul satış sözleşmesi yaptığını, sözleşme kapsamında 06.05.2017 tarihli sözleşme ile üzerine kayıtlı iş yerini davalı ...'e geri almak üzere devrettiğini, öncesinde aralarında başka bir daire için yaptıkları sözleşmeye istinaden ödenen 23.05.2015 tarihli, 30.000,00 TL bedelli Garanti Bankası çeki, 15.04.2016 tarihli, 36.800,00 TL bedelli Vakıfbank çeki ile ödenen 66.800,00 TL bedelin, 31.03.2016 tarihli sözleşme gereğince bu sözleşmeye aktarıldığını ancak sözleşme şartlarına uyulmaması nedeni ile 7 No.lu bağımsız bölümün tapu iptali ve tescilini, olmadığı takdirde dairenin bedelini; 1 numaralı bağımsız bölümün tapu iptali ve tescilini, olmadığı takdirde bedelinin ...İnşaat ve ...'den tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davaya konu 7 numaralı bağımsız bölümün 31.12.2018 tarihinde davalı ... adına tapuya kayıt ve tescil edildiği; 1 numaralı bağımsız bölümün 16.08.2016 tarihinde davacı tarafından davalı ...'e devredildiği, davalı ... tarafından ise 15.02.2018 tarihinde diğer davalı ...'a devredildiği, 7 numaralı bağımsız bölümün üzerinde aktif ipotek kaydı bulunmadığı, davalı ...'in kötüniyetli olarak taşınmazı devir aldığının iddia edildiği, dinlenilen davacı tanık beyanları ile bu hususun ispatlanamadığı, davacının Fatsa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/590 E. sayılı dosyasına vermiş olduğu cevap dilekçesinde taşınmazı kiraladığını beyan ettiği, davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı, davacı vekilinin yemin deliline dayanılmayacağını bildirdiği, 4 parsel sayılı taşınmaza yönelik açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmesi gerektiğine; dava konusu taşınmazın davacıya satışına ilişkin 31/03/2016 tarihli sözleşmeden sonra düzenlenilen 06/05/2017 tarihli sözleşmede davacının tüm borçlarının kapatılacağının belirtildiği ve davacı vekilinin 13/07/2021 tarihli bedel artırım dilekçesinde taşınmaz yönünden ödenmiş olan 270.000,00 TL'nin 06/05/2017 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiğine, 1 No.lu bağımsız bölüme yönelik talepteyse 06/05/2017 tarihli sözleşme içeriği ile dava konusu iş bu taşınmazın başlangıçta davacı tarafından kredi temini amacıyla inançlı işleme dayalı olarak davalı ...'e devredildiği ancak davacının 21/05/2021 havale tarihli dilekçesi ile de taşınmazın eşine devredildiğini beyan ettiği, 06/05/2017 tarihli sözleşme içeriği davalı tarafça yerine getirildiğinden davacının tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğine değinilerek” 7 numaralı bağımsız bölümün tapu iptali ve tesciline yönelik açılan davanın reddine, 1 numaralı bağımsız bölümün tapu iptali ve tesciline yönelik açılan davanın reddine, davacının ...İnşaat Ticaret Ltd. Şti. yönünden tazminat talebinin kabulü ile 270.000,00 TL tazminatın 06/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...İnşaat Ticaret Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, davacının ...'e yönelik tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı şirket vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu 7 No.lu bağımsız bölüm yönünden dosyada davanın tapu iptali olmadığı takdirde dava konusu taşınmazların güncel karara en yakın değerleri baz alınarak tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken tapu iptal talebinin reddine, tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın ispatlanamadığı belirtilmiş ancak dosyadaki yazılı belgelerin neden dikkate alınmadığının açıklanmamış olduğunu; 1 numaralı bağımsız bölüm açısından Mahkeme davacı müvekkil ve davalı ...İnşaat Ltd. Şti. ve ... arasında yapılan inançlı işlemi kabul etmiş ancak nedense davalının edimini yerine getirdiği kanaatine ulaşmış olduğunu, davalının edimi yerine getirmesi söz konusu olmadığını, Özaydemir İnşaat Ltd. Şti. ve ... sözleşmelerdeki şartları yerine getirmemiş olup davacı ...’ın borçlarını da ödememiş olduğunu, Mahkemenin çeklerin ödendiğine dair bankalardan istemiş olduğu teyit yazıları da dosyada olduğunu, dosyadaki delillerin eksik incelenmiş olduğunu, tanıkla ispata muvafakatleri olmadığı halde tanık dinlenmiş olduğunu, davalı yanca davacı müvekkilin ödediği çeklerin başka bir daire alım satımı için ödendiğinin iddia edilmiş olduğunu, davacı müvekkilin karşı taraf vekilince iddia edildiği üzere işyerini devrettikten sonra ödeme yapmaya devam etmemiş olduğunu, tapu iptal talebi kabul görmeyecekse bu rapor alınmadan dosyada karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkeme tarafından eksik inceleme yapılması ve delillerin takdirinde hata edilmesi nedeniyle istinafa konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı müvekkil aleyhine yargılama gideri ve avukatlık ücreti tayininin de hatalı olduğunu, hesaplama hatası yapılarak lehe az aleyhe fazla miktarda yargılama gideri ve avukatlık ücreti tayin edilmiş olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.Davalılardan ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmenin şekil şartı kamu düzeni ile ilgili olup noter tarafından düzenleme şeklinde yapılmasının zorunlu olduğunu, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi, noter tarafından düzenleme şeklinde değil de onaylama şeklinde yapılırsa geçersiz hale geldiğini, bu nedenle davacının davasına dayanak yaptığı gayrimenkul satış sözleşmelerinin hiçbiri geçerli olmadığından iş bu davada hükme alınması hukuka ve yasaya aykırı olacağını, davacının iddiasını yazılı delil ile ispat edemediğini, geçerli bir sözleşmeye dayanmaksızın açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak ödenmemiş bir bedelin iadesine ve bunun sonucunda da davalı müvekkil aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil etmekte olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemi ile istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından” davacı vekili ile davalılardan ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı şirket vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki, aşamalardaki ve istinaf başvurusundaki iddialarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ...İnşaat Tic.Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; aşamalardaki, istinaf başvurusundaki savunmalarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.
2.Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı Kanun’un 202 nci maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.
3.Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (6100 sayılı Kanun’un 188 inci maddesi ile 225 nci maddesi v.d) yemin gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde hakimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2015 tarihli ve 2014/14-516 E., 2015/2838 K. sayılı kararı da bu doğrultudadır.
4.İnanç sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı) 125 inci maddesi hükmü gereğince inanç sözleşmesinden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi on yıl olarak kabul edilmektedir.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı şirket vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalı şirket vekillerinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.