7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2023/5613 E. , 2024/4483 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kargı Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki mirasın reddinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillinin davalıdan alacaklı olduğunu, davalının babasından intikal eden mirasını sırf borçlarını ödememek için mirası reddettiğini, terekenin aktifinin pasifinden çokca fazla olduğunu, davalının borçlarına karşılık güvencede vermediğini, davalının mirası kötü niyetli olarak reddettiğini ileri sürerek mirasın reddinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, müvekkili tarafından yapılan mirasın reddi kayıtsız ve şartsız gerçek bir ret olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mirası ret beyanı olan 19.07.2022 tarihi ile davanın açılış tarihi olan 18.04.2023 tarihi arasında altı aylık hak düşürücü süre geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; TMK'nın 617 nci maddedeki hak düşürücü sürenin mirasın reddinin özel kütüğe tescil ile başlayacağını, karar tarihinden önce davacının mirasın reddini bilmesine imkan bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının müvekkili lehine kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 617 nci maddesi şöyledir; "Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflâs idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir. Bu suretle tasfiye edilen mirastan reddeden mirasçının payına bir şey düşerse bundan, önce itiraz eden alacaklıların, daha sonra diğer alacaklıların alacakları ödenir. Arta kalan değerler ise, ret geçerli olsa idi bundan yararlanacak olan mirasçılara verilir."
3.21.07.2003 tarih ve 2003/5960 sayılı Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet Ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük'ün 39 uncu maddesi şöyledir; "Mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır. Reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir.
Mirasçının mirası reddetmesi halinde, sulh hakimince düzenlenecek bir tutanakla reddeden mirasçının açık kimliği belirlenir ve ret beyanı mirası reddedene veya istem, bu konuda yetkisi olan vekil tarafından yapılmış ise vekiline imza ettirilip, hakim ve zabıt katibince imzalanır. Vekilin vekaletnamesi bu tutanağa eklenir.
Süresi içinde yapılan ret beyanı mahkemece tutulan özel kütüğe işlenir. Bu kütükte miras bırakanın adı ve soyadı ile ölüm tarihi, mirasın ret tarihi ve reddedenin adı ve soyadı, ret beyanını içeren tutanağın tarihi ve numarası ile mirasçılık belgesini veren mahkemenin esas ve karar numarası gibi hususlara yer verilir. Süresi içinde yapılmayan ret beyanları bu kütüğe yazılmaz. Reddeden mirasçıya isterse, mahkemenin özel kütüğünün kayıt numarasını içeren, mahkeme mührü ile mühürlenmiş ve zabıt katibi tarafından onaylanmış mirası reddettiğine ilişkin bir belge verilir."
3.Değerlendirme
1.Davalı ... 19.07.2022 tarihli dilekçesi ile mirasbırakanı ...den intikal eden mirası reddettiğini bildiren dilekçesini mahkemeye vermiş, dava konusu iptali istenen Kargı Sulh Hukuk Mahkemesi 28.02.2023 tarih ve 2022/177 Esas, 2023/52 Karar sayılı kararı ile ...'in mirasbırakan ...den intikal eden mirası reddettiğinin tespiti ile özel kütüğe tesciline karar verilmiştir. Mirasın reddinin iptaline ilişkin eldeki dava ise 18.04.2023 tarihinde açılmıştır.
2.21.07.2003 tarih ve 2003/5960 sayılı Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük'ün 39 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasına göre süresi içerisinde yapılan mirasın reddi beyanın Mahkemece tutanakla belirlenerek özel kütüğe tescili gerekmektedir. Dava konusu olayda ise davalı mirasçı 19.07.2022 tarihinde mirası red beyanında bulunmuş, mirasın reddi beyanının tespit ve tesciline ilişkin karar 28.02.2023 tarihinde verilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 28 inci maddesindeki aleniyet ilkesi uyarınca Mahkemece mirasın reddi beyanının tespiti ile özel kütüğe tesciline karar verilmediği sürece mirasın reddine ilişkin beyan aleniyet kazanamaz.
3.Nitekim Anayasa Mahkemesinin 2013/148 Esas, 2014/62 Karar sayılı kararında da; 4721 sayılı Kanun'unun sisteminin "ret tarihi"nin mirasın ret beyanın sulh hakimine ulaşmasıyla tutanakla tespiti ile özel kütüğe tescil edilmekle alacaklılar tarafından mirasın ret beyanın derhal öğrenilebilme imkanını tanıdığı, alacaklıların sulh hukuk mahkemesi nezdinde yapacakları girişim ile mirasın reddi beyanın öğrenme imkanına sahip olduklarını belirtmiştir. Bu durumda 4721 sayılı Kanun'unun sistemi de nazara alındığında alacaklı için mirasın reddedildiğinin bilinebilme imkanı ancak tüzüğe bu hususların yazılması ile mümkündür. Kaldı ki mirasın red beyanı ile kararın verildiği tarih arasındaki süre nazara alındığında alacaklının, Mahkemece henüz bir karar verilmediğinden, mirasın reddinin iptali davasını beyan tarihinden itibaren 6 aylık süre içerisinde açabileceğinden söz etme imkanı da bulunmamaktadır. Bu haliyle somut olayda, mirasın reddinin özel kütüğe kaydedilmesinden itibaren 4721 sayılı Kanun'un 617 nci maddesindeki 6 aylık hak düşürücü sürenin başlayacağı gözetilmeksizin, davanın açıldığı tarih esas alınarak hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.