11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1475
- Karar No
- 2024/6529
- Karar Tarihi
- 18.09.2024
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
11. Hukuk Dairesi 2024/1475 E. , 2024/6529 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2017/69681 sayılı “MUSFİT” ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin "FİT" ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa dava konusu marka başvurusunun müvekkilinin itirazına mesnet markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğu gibi tescil edilmek istenen emtianın da müvekkilinin mesnet markalarının tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı bulunduğunu, bu nedenle taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesi olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını,YİDK'in benzer uyuşmazlıklarda verdiği kararları ile çeliştiğini, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2018-M-5683 sayılı YİDK kararının iptalini ve 2017/69681 sayılı "musfit" ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında davalı Şirket aleyhine açılan davadan feragat ettiklerini, davalı TÜRKPATENT yönünden davaya devam ettiklerini bildirmiştir. II. CEVAP 1. Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde, taraf markalarının benzer olmadığını, "Fit" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, dava konusu markada yer alan diğer unsurların markayı farklılaştırdığını, kötü niyet iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin markası ile davacıya ait markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde,davacının itirazına mesnet markalarındaki "FİT" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, "MUSFİT" ibaresinden oluşan dava konusu başvuru ile davacının "FİT" ibareli markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibas düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, dava konusu YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, YİDK kararının iptali istemiyle açılan davanın reddine, temyiz edenin sıfatı ve bozma ilamının kapsamı gözetildiğinde marka hükümsüzlüğü istemiyle açılan dava hakkında Dairemizce tesis edilen hüküm kesinleştiğinden, Dairemizin önceki kararı doğrultusunda marka hükümsüzlüğü istemiyle davalı şirket aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3.Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ:
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.