11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2023/5915 E. , 2024/7402 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... şirketi, 1982 yılından bu yana plastik sektörüne faaliyet göstermekte olup, yapı malzemeleri, elektrik/elektronik, dayanıklı tüketim, ev gereçleri, ambalaj, otomotiv, kompound üretimi ve tarım plastikleri sektörlerinde kullanılmak üzere, renkli ve beyaz masterbatch üretimi (plastik ham maddeye katılan, granül boya) yapmakta olduğu, davalılardan Mustafa Metozade, 03.09.1990 tarihinde müvekkil şirkette "kıdemli özel müşteriler satış yöneticisi" olarak çalıştığı ve bu nedenle müvekkil şirketin tüm müşteri bilgilerine, fiyat analizlerine, satış fiyatı bilgilerine, satış stratejilerine, kampanya bilgilerine, üretim maliyeti ve kar oranı bilgilerine sahip olduğu, 31.10.2016 tarihinde ise 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 gün prim ödeme gün sayısını doldurduğu gerekçesi ile iş sözleşmesini tek taraflı olarak sona erdirdiği ve kıdem tazminatını alarak işten ayrıldığı, davalılardan ..., 12.08.2003 tarihinde müvekkil şirkette laboratuvar teknisyeni olarak çalışmaya başladığı ve müvekkil şirketin kullandığı hammadde bilgilerine, hammadde tedarikçi bilgilerine, üretimde kullandığı formüllerine, üretilen ürünlerin reçete bilgilerine sahip olduğu, 07.07.2014 günü ise sağlık nedenleri ile işten ayrıldığı, davalılardan ..., diğer davalı ... ve dava dışı ... kardeşi ..., 15.03.2016 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ...-5 sicil numarası ile tescil olan "... Polimer Şirketi"ni (bundan sonra kısaca "..." olarak anılacaktır) kurmuşlardır. ...'nin faaliyet alanı müvekkil şirketin faaliyet alanı ile bire bir aynı ollduğunu, davalılardan ... ve ..., ...'yi kurduktan sonra, müvekkil şirket çalışanlarına iş teklifleri sunmaya başlamış ve müvekkil şirket çalışanlarını ayartmaya çalıştıklarını, nitekim davalıların ayartma çabalarının sonucunda müvekkil şirkette 26 yıldır satış yöneticisi olarak çalışan davalılardan Mustafa Metozade, müvekkil şirketten ayrılmış ve ekli kartvizitten de anlaşılacağı üzere, davalı şirkette, müvekkil şirkette çalıştığı gibi satış müdürü olarak çalışmaya başladığı, ayrıca, daha önce müvekkil şirkette çalışmış olan ... ve ... da, davalı ...'de çalışmaya başladıklarını, davalı ...'nin, tüm mesleki tecrübelerini müvekkil şirkette kazanmış olan, yapmış oldukları görevler nedeniyle, müvekkil şirketin 35 yıllık ticari faaliyetleri neticesinde ulaşabildiği tüm ticari bilgilere sahip olan davalılar, bu bilgileri müvekkil aleyhine kullanarak, müvekkil şirketle haksız şekilde rekabet etmeye başladıklarını, müvekkil şirket müşterilerinden ...'ın muhasebe sorumlusu, 07.04.2017 tarihinde müvekkile gönderdiği e-posta ile müvekkil şirketten 100 kg., BR-776140 SERİ NO: 514 MAVİ POM ürünü için teklif istediği, ancak daha sonra ürünü başka bir firmadan tedarik ettiğini bildirerek siparişini iptal ettiği, ...'nin ...'un kardeş firması olduğunu, aynı ürünleri ürettiğini, fiyatların ...'de daha uygun olduğunu, artık ...'den ürün alması yönünde bilgilendirmede bulunduğunu öğrenmişler ve ekte sunulan ... ait kartviziti teslim aldıklarını, ...'nin ticaret sicil kayıtlarını incelenmiş ve ...'yi eski çalışanlarının kurduklarını, ...'nin müvekkil şirketin ürettiği ürünlerle birebir aynı ürünleri ürettiğini, hatta müvekkil şirketin müşterileri, müvekkil şirketin ürünleri için belirlediği kod numaralarına alışık oldukları için, ...'nin ürettiği muadil ürünlerde de nerdeyse aynı kodu kullandığının tespit edildiği, müşterileri yanıltmak için 6 haneli kod numarasının sadece başındaki 1 sayısını 7 olarak değiştirildiği, davalıların fiillerinin haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine, menine, araçların ve malların imhasına, müvekkili şirketin uğradığı zarar ve zıyanın tazminini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren avans faizi oranında davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Türkiye çapında tirajı en yüksek olan ilk üç gazeteden birinde ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; tüm müvekillerimizin ve dava dilekçesinde adı geçen davacı şirket çalışanlarının davacı şirketten ayrılmaları, her biri kendi içerisinde tutarlı ve birbirinden bağımsız haklı sebeplere dayandığı, bu durum davacı şirketten ayrılanların birlikte haksız rekabete sebep oldukları şeklinde birbiri ile irtibatlandırılmasına engel olduğu, gelinen noktada müvekkillerinin davacı şirketten ayrıldıktan sonra bu alanda faaliyet göstermeleri de davacı şirketten ayrılan işçilerle çalışmalarının da haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davacının diğer haksız rekabet iddiaları ise aşağıda etraflıca cevaplandırıldığı, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davacı tarafın haksız rekabet iddialarının tümümün gerçek dışı olduğu, iddiaların ispatlanamadığı, bazı iddiaların ise teorik olarak dahi haksız rekabet oluşturmadığının anlaşılacağı, ancak bu iddiaların doğru kabul edilmesi halinde dahi davacının bu süreç içerisinde uğradığı tüm zararın değil, haksız rekabet nedeni ile uğradığı zararın tespit edildiği, davacı taraf uzun süreden bu yana finansal problemler yaşayan, imalat süreçlerinde tıkanıklıklar oluşan bir yapı ile işletildiği, şirketin taahhüt ettiği numuneleri dahi haftalarca çıkaramadığı, siparişlerini uzun süre teslim edemediği, finansal sıkıntıları nedeni ile aldığı siparişleri üretmek için gerekli ham maddeleri dahi satın alamadığı; bu nedenle müşterilerine zarar verdiği ve müşteri kaybettiği müvekkilleri tarafından bilindiği, bu kapsamda davacının uğradığı ciro kaybı ve zararın kendi operasyonel sebeplerinden ve yönetim zaafiyetinden kaynaklanması nedeni ile davacının defter üzerindeki bu zararı bu davanın konusu olmayacağı, davacı taraf haksız rekabet iddiası ile müvekkillerimizin hukuka uygun rekabet imkanlarını zedelemeye ve bu vesile ile kendi yönetim zaafiyetlerinden doğan zararını müvekkillerimize mal etmeye çalışmayacağı, açıklanan nedenlerle davacının tazminata ilişkin iddia ve taleplerinin ile davanın tümden reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi kök ve ek raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının ürünlerinin ve üretim süreçlerinin harcıalem olmadığı, davacı tarafça üretim sırlarının taklit edildiği iddia edilmiş ise de 28.03.2021 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda davalılarca kullanılan üretim yönteminde malzeme oranlarının farklı olduğu, dolayısı ile davacıların üretim ve ticari sırların taklit edildiğine ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığı, davalıların davacının ticari ve üretim sırlarını kullanarak ticaret yaptıklarının somut olarak ortaya konamadığı, tarafların aynı müşteri kitlesine hitap ettikleri, davalı şirketin bu kitleye tanıtım veya satış yapmasının tek başına haksız rekabet teşkil etmediği, davacının çalışanlarının davalılarca ayartıldığı iddiasının somut olarak ispatlanamadığı, davalının kendisini davacı şirketin "kardeş şirketi" olarak tanıttığı iddiasının soyut kaldığı, dosya içinde yer verilen iki katalog fotoğrafı fotokopisi arasındaki tek benzerliğin, bir takım kalite standartlarına sahip olduğunu gösteren standart/tip bir cümleden ve bu cümlenin İngilizce çevirisinden ibaret olduğu, tarafların kullandıkları ürün kodlarının son beş rakamı aynı olsa da ilk beş karakterlerinin farklı olduğu, tarafların müşterilerinin özenli ve basiretli kişilerden oluştuğu dikkate alındığında bu kodların bir karıştırılmaya yol açmasının olanaklı olmadığı, tarafların ürünlerinin kod benzerliği etkisiyle anlık satın alma kararı ile alınacak ürünler olmadığı, kodların ilk beş karakterinin farklı olmasının karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmak için yeterli olduğu, davalıların davacı şirketi kötülediğine yönelik iddiaların ispatlanamadığı, davalı şirketin kurulmasından sonra davacı şirketin brüt satışlarında azalma olmadığı, aksine brüt satışların arttığı anılan hususun bilirkişi raporu ile sabit olduğu dolayısı ile davacının davalıların eylemleri sebebiyle maddi olarak zarara uğradığını (veya zarara uğrama ihtimalinin bulunduğunu) ispat edemediği anlaşılmış olup davacı tarafından ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabet iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 6098 sayılı Kanun'un 58, 59 ve 447 inci maddeleri
3.Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.