Esas No
E. 2023/5637
Karar No
K. 2024/4677
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

7. Hukuk Dairesi         2023/5637 E.  ,  2024/4677 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2007/216 E., 2015/589 K.
DAVA TARİHİ: 12.09.2007
KARAR: Davanın reddi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen suya el atmanın önlenmesi davasında verilen karar hakkında İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ...Köyü ...mevkii, 42 numaralı Toprak Tevzii Komisyonu’nun 13.12.1961 tarih ve 355/5-11 sayılı kararında 94-95 parsel olarak belirlenen ve müvekkil köy halkından ...’nın zilyedinde bulunan taşınmazların arasından su gözesi çıktığını, su gözesinin müvekkil köy sınırlarında ve zilyetliğinde olup hudutname ve 42 numaralı Toprak Tevzi Komisyonu’nun 13.12.1961 tarih ve 355/5-11 sayılı kararı ile de sabit olduğunu, davalı tarafın anılan su gözesinden akmakta olan suya ne içme suyu anlamında ne de tarımsal amaçlı su olarak ihtiyaçları bulunmadığını, zira davalı tarafın evlerine akan şebekeli sistemleri olduğu gibi sondaj kurmak sureti ile de ihtiyaçlarını giderebilecek durumda olduklarını, diğer yandan hududa ve davaya konu gözenin istikametine itibar edildiğinde, suyun müvekkil köy hudutlarından çıktığı ve akış istikametinde bulunan bitki örtüsünün müvekkil köye ait olduğunu, hal böyleyken karşı tarafın anılan su gözesinde üstün hak iddiası ile su gözesine haksız müdahalede bulunup müvekkil köyün anılan gözeden istifadesini engellemeye çalıştığını, müvekkil köyün anılan su gözesini boru içerisine almak suretiyle ihtiyaçlarının giderimi için su gözesi üzerinde çalışma yapmaktayken karşı tarafın güç kullanmak suretiyle engellemesi ile karşılaştığını, açıklanan nedenlerle müvekkil köyün anılan gözeden istifadesini engellemek suretiyle karşı tarafça vaki haksız müdahalesinin önlenmesi ile muarazanın giderilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde belirtilen hususların doğru olmadığını, dava konusu suyun bulunduğu yerin Geynik Köyüne ait mera olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir zilyetlik durumu mevcut olmadığını, davacı tarafın dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacı tarafın içme ve kullanma suyu ihtiyacı olmadığı gibi birçok su kaynaklarının bulunduğunu, davacı tarafın su şebekesinin köy hizmetleri tarafından projelendirildiğini ve ihtiyacını karşılar nitelikte olduğunu, su kaynağının kadimden bu yana müvekkil köy tarafından kullanıldığını, davalı köyün su kaynağının bulunduğu alanda ve köy yerleşim yerinde içme ve kullanma suyuna ihtiyacı olduğunu, yıl boyunca müvekkil köyde içme suyunun belirli saatlerde aktığını ve su sıkıntısının hat safhada olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ‘’dava konusu suyun bulunduğu 131 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Geynik Köyünde kain ve orman parseli olduğu, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların maliklerinin Geynik Köyü halkından olduğu, gerek mahalli bilirkişiler ve gerekse tanıklar bu suyun her iki köy halkı tarafından hayvan otlatırken kullanıldığını, davacı köyün engellediğini duymadıklarını beyan ettikleri, jeoloji raporunda suyun genel su olduğu ve debisinin çok az olduğunun beyan edildiği, tüm bu açıklamalar muvacehesinde dava konusu suyun davacı köy hudutları içerisinden çıktığı ve davalı köyün suyun kullanılmasını engellediği davacı tarafından ispat edilemediği’’ gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; vekil ile temsil edildiklerini ancak gerekçeli karar tebliğinin asile yapıldığını, bilirkişi raporu hazırlanırken yeterli ve gerekli araştırmalar yapılmadığını, mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, suya el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 718 ve 756 ncı maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

21.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.