Aramaya Dön

Danıştay 3. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2024/629
Karar No
K. 2024/3608
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2024/629 E.  ,  2024/3608 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2024/629
Karar No: 2024/3608
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Amerika Birleşik Devletlerinde mukim davacı şirketin, ortağı olduğu ... Sanayi Anonim Şirketi'nin yararlandığı yatırım indirimi tutarı üzerinden yapılan vergi kesintisi nedeniyle fazladan ödenen kısmın iadesi istemine dair düzeltme ve şikayet başvurusunun zımen reddine ilişkin işleme karşı açılan davanın reddinden sonra yaptığı bireysel başvurunun kabulü ile Anayasa Mahkemesi'nin mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ve mülkiyet hakkı ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına dair kararı üzerine verilen yargı kararı uyarınca iade edilen 8.963.007,58-TL üzerinden, ödemede bulunulan tarihten söz konusu tutarın davalı idarece iade edildiği tarihe kadar işleyecek yasal faizin ödenmesi istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Anayasa Mahkemesi'nin, davacının mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ve mülkiyet hakkı ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına dair kararı uyarınca verilen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı gereğince iadenin yapıldığı, davalı idarece tahsil tarihi ile Mahkeme kararı üzerine yapılan iade tarihi arasında geçen süre için hesaplanacak tecil faizinin davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacıdan tahsil edilen 8.963.007,58-TL üzerinden tahsil tarihinden başlayarak davacıya iade edildiği tarihe kadar hesaplanacak tecil faizi tutarının davacıya iadesine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Haksız alınan verginin yargı kararıyla iadesi üzerine söz konusu tutar üzerinden tecil faizi hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY :

Amerika Birleşik Devletlerinde mukim davacı şirketin, ortağı olduğu ... Sanayi Anonim Şirketi'nin 2004 yılında yararlandığı yatırım indirimi tutarı üzerinden yapılan vergi kesintisi nedeniyle fazladan ödenen kısmın iadesi istemine dair düzeltme ve şikayet başvurusunun zımen reddine ilişkin işleme karşı açılan davanın reddinden sonra yaptığı bireysel başvurunun kabulü ile Anayasa Mahkemesi'nin mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ve mülkiyet hakkı ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına dair kararı üzerine ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar uyarınca haksız tahsil edildiği belirlenen tutar iade edilmiştir.

Davacı tarafından, ödemede bulunduğu tarihten davalı idarece iadenin gerçekleştirildiği tarihe kadar işleyecek tecil faizinin ödenmesi istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT:

Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğu belirtilmiş, 125. maddesinin birinci fıkrasında; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu, son fıkrasında ise idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin, 15/06/2012 tarih ve 28324 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6322 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 4. fıkrasında, fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği kurala bağlanmıştır.

Aynı Kanun'a, 6322 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle eklenen ve 15/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren geçici 29. maddesinde ise bu Kanunun 112. maddesinin (4) numaralı fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdareyi, eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü tutan Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası, yargı yeri kararı uyarınca iadesi gereken bir miktar paranın idarenin tasarrufunda kalan sürede ilgilisi tarafından tasarruf edilememesinden doğan zararın giderilmesini de kapsamaktadır.

Haksız veya yersiz olarak tahsil edildiği tespit edilen vergilerin iadesinde ilgilinin ödediği paradan mahrum kaldığı süre zarfında, enflasyon nedeniyle paranın değerinde meydana gelen aşınma ve mülkiyetin gerçek değerinde oluşan azalma nedeniyle faiz ödenmesi gerektiği açıktır. Aksi halde paranın değerinde meydana gelen aşınma nedeniyle alacağın tahsil tarihindeki gerçek değeri iade edilmiş olmadığından iade işlemi eksik olarak yerine getirilmiş ve ilgililerin mülkiyet hakkı korunmamış olmaktadır. Yargı kararıyla haksız veya yersiz olarak tahsil edildiği tespit edilen verginin iadesinde, hesaplanacak faizin başlangıç tarihinin paranın idarenin tasarrufuna girdiği diğer bir deyişle davalı idarece verginin tahsil edildiği tarih olarak belirlenmesi gerekmektedir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasındaki kural değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarih ve yeni kuralın uygulanmasına ilişkin Kanun'un geçici 29. maddesinde yer alan hüküm gözetildiğinde, dava konusu olayda 15/06/2012 tarihinden önce tahsil edilen vergiler için yeni kurala göre faiz yönünden hüküm kurulmasına hukuken olanak bulunmamaktadır.

Bu durumda, 15/06/2012 tarihinden önceki dönemde tahsil edilen vergi nedeniyle yoksun kalınan tutarın, Danıştayın yerleşik hale gelen içtihatlarıyla kabul edilen ve bu husustaki genel hükümleri içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen oranda faiz uygulanarak tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi gerektiğinden, Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle verilen karara yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararda hukuka uygunluk görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin kabulüne,

2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 30/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.