11. Hukuk Dairesi
T.C
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 08/11/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, Müvekkil .... Sanayi Ve Ticaret A.Ş.'nin 05/03/1992 tarihinde kurulduğunu, müvekkil şirketin nakış işletmesi olarak faaliyetine başladığını, müvekkil şirketin bugüne kadar müşterileri ile karşılıklı güvene dayalı müşteri memnuniyetini ilke olarak kabul edip, ilkesel sorumluluk içerisinde ticari faaliyetini devam ettirdiğini, müvekkiller .... ve ... nin şirketin tüm faaliyetlerini idare ettiklerini, müvekkili ... ın 40 yıldan fazla bir süredir ev tekstili konusunda tecrübesi olan bir aile şirketi olduğunu, müvekkili .... Ticaret Limited Şirketi'nin ... ın yıllar içinde artan ihracat işlemlerini kendi bünyesinde gerçekleştirmesi doğrultusunda 2001 yılında kurulduğunu, ... ın dış ticaret işlemlerinde aracılık yapan bir şirket olduğunu, müvekkili ... nin .... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketinin ortağı olduğunu, müvekkilin 1973 yılında Denizlide kurulu .... Komandit şirketinde bir hisse ile tekstil hayatına giriş yaptığını, ... nin diğer ortaklarla birlikte 1992 yılı itibariyle .... Sanayi ve Ticaret A.Ş'yi kurduğunu, müvekkilinin hissedarı olduğu müvekkili şirketin borçlarına müşterek ve müteselsil kefil konumunda bulunduğunu, müvekkil ... nin müvekkili .... Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin ortağı olup, 1992 yılında kardeşi müvekkil .... ile birlikte .... kurduğunu, firmanın yönetim kurulu başkan yardımcılığını yürütmekte olup şirketin % 35 hissesine sahip olduğunu, müvekkili ... nin firmanın tüm bağlantılarını sağladığını, ortağı bulunduğu diğer müvekkili şirket ... ın banka ve piyasa borçlarına müşterek ve müteselsil kefil olmasının mevcut taşınmazlarını şirket borcu için ipotek hakkı tesis etmek sureti ile borçlarında sorumluğunun devam ettiğini, müvekkili ... ın müvekkili şirketin ortağı olduğunu, ... ın kurucu ortaklarından olduğunu, müvekkilinin ortağı bulunduğu diğer müvekkili şirket .... San. ve.
Tic. A.Ş.'nin banka ve piyasa borçlarına müşterek ve müteselsil kefil olmasının, mevcut taşınmazlarını şirket borcu için ipotek hakkı tesis etmek sureti ile şirket borçlarında sorumluluğunun devam ettiğini, müşterek borçlu ve müteselsil kefil ... ın asıl borçlu ... ın borçlarını ödediğinde kefil olanların da ön projede belirtilen borçlara karşı ödeme sorumluluğunun da ortadan kalkacağını, bu nedenlerle müvekkili .... hakkında başvurmak zorunluluğunda olduklarını, müvekkil ... nin 2001 yılında kurulan müvekkili .... Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, hissedarı olduğu müvekkili şirketin banka borçlarına müşterek ve müteselsil kefil konumunda olduğunu, müvekkili şirket ortağı ... nin borçların müvekkilin ortağı olduğu .... Ticaret Ltd. Şti.'nin ve kendisinin şahsi kefaleti bulunan .... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait olup davacının söz konusu kredilere şahsi kefalet vererek taraf olduğunu, müşterek borçlu ve müteselsil kefil ... nin asıl borçlu .... Ticaret Ltd. Şti.'nin borçlarını ödediğinde kefil olanların da ön projede belirtilen borçlara karşı ödeme sorumluluğunun da ortadan kalkmış olacağını, bu nedenlerle müvekkili .... hakkında başvuruda bulunduklarını, müvekkili ... ın müvekkili .... Ticaret Ltd. Şti.'nin kurucu ortaklarından olduğunu, müvekkilinin hissedarı olduğu müvekkili şirketin banka borçlarına müşterek ve müteselsil kefil konumunda olduğunu, müvekkili şirket ortağı ... ın müvekkilinin ortağı olduğu .... Limited Şirketinin ve kendisinin şahsi kefaleti bulunan, .... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait olup, davacının söz konusu kredilere şahsi kefalet vererek taraf olduğunu, tüm dünyada görülen ve tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını nedeniyle dünyada ve ülkemizde uygulanan kamusal tedbirlerin, sosyal ve ekonomik alanı daraltmakla arz ve talebi azaltmakla birlikte ticari faaliyet ortamını da zor duruma getirmekle, faaliyetleri durma noktasına getirdiğini, bu nedenlerle müvekillerinin ticari faaliyetlerine devam edebilmeleri ve malvarlıklarını koruyabilmeleri için; birinci aşamada tensiben üç aylık geçici mühlet verilmesine ve konkordato komiseri görevlendirilmesine, müvekkilleri şahıs ve şirketlerin malvarlıklarının korunmasına yönelik koruyucu tedbirler alınmasına, ikinci aşamada; Mahkemenin tayin ettiği geçici komiser ile alacaklıların konkordato talebine ilişkin beyanları dikkate alınarak müvekkili firmalar tarafından teklif edilen konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde müvekkili firmalara alacaklıları ile konkordato yapabilmesi için bir yıl kesin mühlet verilmesine (gerektiğinde 6 ay uzatılmak kaydıyla), kesin mühlet kararı ile birlikte komiserlerin görevinin devamı ile İİK 294 M. hükmünde belirtilen kesin mühletin tüm sonuçlarına hükmedilmesine, üçüncü aşamada; kesin mühlet içerisinde yine mahkemece görevlendirilen komiser nezaretinde yapılacak alacaklılar toplantısı ve İİK hükümlerine göre işletilen prosedürün tamamlanmasının ardından,
İİK 305 M. uyarınca konkordato tasdiki için belirtilen şartların yerine getirildiği tespit edilerek İİK 306 M. hükmü uyarınca konkordatonun tasdikine, konkordatonun tasdiki kararı ile birlikte İİK m. 306 uyarınca tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim yönetim ve tasfiye tedbirleri almakla görevli bir kayyıma tayin edilmesine ve İİK m. 307 uyarınca rehinli malların muhafaza altına alınmasının önlenmesine, satışının önlenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "....Davacı .... San. ve Tic. Anonim Şirketi'ne kefil olan diğer davacılardan .... Ticaret Limited Şirketi'nin ayrı konkordato ön projesi sunmuş olsa da ödeme planları ve ödeme tekliflerinin davacı ... San. ve Tic. Anonim Şirketi konkordato ön projesiyle aynı olduğu, ayrı bir ödeme planı bulunmadığı, anlaşılmakla İİK’nın 305.maddesinde konkordato projesinin tasdiki için aranan diğer koşulların gerçekleşmediği, davacı şirketin borca batık olmadığı komiser heyeti nihai raporundan anlaşılmakla konkordato tasdik talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacılar .... , ... , ... , ... ve ...ı kefil olarak hukuki durumlarının davacı .... AŞ'nin borçlarını ödeyememesi durumunda netlik kazanacağı ve şirketlerden bağımsız ödeme planlarının bulunmaması nedeniyle şirket ortağı olan davacılar yönünden ayrı konkordato ön projesi sunulmuş olsa da ödeme planları ve ödeme tekliflerinin davacı şirket konordato ön projesiyle aynı olduğu, komiser raporunda davacı gerçek kişilerin alacaklıları, alacak miktarları belirtilmediği gibi konkordato projelerinin alacaklılarının oylamasına sunulmadığı ve İİK’nın 305.maddesinde konkordato projesinin tasdiki için aranan diğer koşulların gerçek kişiler yönünden oluşmadığı ve iflasa tabi kişilerden olmadıkları sonucuna varılarak konkordato tasdik taleplerinin reddine, Davacı şirketin tasdik talebinin kabulü ile, ... mersis numaralı ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin konkordatosunun İİK 305 ve 306 maddesi gereğince tasdiki İLE; Konkordatoya tabi borçların Eylül 2022’den başlamak üzere her 12 aylık dönemlerde kararlaştırılan oranlarda 3’er aylık dönemlerde toplamda 60 ayda ödenmesine, Konkordato komiserler kurulunun görevine tasdik karar tarihi olan 18/02/2022 tarihi itibari ile son verilmesine,
İİK 306/2 maddesi uyarınca tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli olarak SMM .... ’ın tasdik karar tarihi itibari ile göreve başlamak üzere kayyım olarak görevlendirilmesine, Davacılar .... Ticaret Limited Şirketi,.... ,.... ,... ,... ,ve ... ’ın konkordato tasdik taleplerinin reddine, Davacılar ...Dış Ticaret Limited Şirketi,.... ,... ,... ,... ,ve ... hakkında verilen kesin mühletin kaldırılmasına, Davacılar ... Ticaret Limited Şirketi,... ,... ,... ,... ,ve ... yönünden Kesin mühletin kanuni sonuçlarının kalkmış olduğunun tespitine, Davacılar ... Ticaret Limited Şirketi,... ,... ,... ,... ve ... yönünden Mahkememizce konulan ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına, Davacılar ... Ticaret Limited Şirketi,.... ,... ,... ,.... ve .... yönünden Komiserler kurulunun görevinin son verilmesine, " karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, asli müdahil ... vekili, asli müdahil .... Bankası vekili, asli müdahil .... Bankası Anonim Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Asli müdahil ....vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın davacıdan alacağının devam ettiğini, müvekkili bankanın 22/05/2020 tarihi itibariyle davacıdan asaleten ve kefaleten toplam 1.240.150,58 TL toplam kredi alacağının bulunduğunu, tasdik edilen projede alacaklarının 1.186.409,89 TL. toplam ödenecek tutar olmak üzere Eylül 2022’den başlamak üzere her 12 aylık dönemlerde kararlaştırılan oranlarda 3’er aylık dönemlerde toplamda 60 ayda ödenmesine karar verildiğini, bu sonuca nasıl ulaşıldığının açıklanmadığını, alacaklarının projedeki tutarından yüksek olduğunu, davacı şirketin borca batık olmadığından İİK'nın 258/1.maddesi uyarınca konkordatonun temel koşulu olan borçlarını vadesinde ödeyememe koşulunun gerçekleşmediğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiği halde kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yine şirketin faaliyetini yürütmekte olduğu taşınmazın satışının proje tasdik edilmeden izin verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemenin 21/10/2021 tarihli ara karar ile Davacı .... San. ve Tic. AŞ. adına kayıtlı; ... İlçesi ... Mah. ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmaz ile birlikte bir kısım taşınmazların satışına izin verildiğini, taşınmazın satışı yapılarak ...a 5.000.000,00 TL. ödeme yapıldığını, söz konusu taşınmazın davacı şirketin ana faaliyetini yürüttüğü işyeri olduğunu, satışı yapılan taşınmaz işletme tarafından halihazırda kullanılan işyeri olduğundan satışın kanuna aykırı şekilde yapıldığını, dosyaya sunulan ön projelerin inandırıcı olmadığını, raporların gerçeği yansıtmadığını, dosyada bağımsız denetim kuruluşu tarafından düzenlenen raporun bulunmasının zorunlu olduğu halde bulunmadığını, dosyaya sunulan raporlar gereğince şirketin konkordatoyu gerektirecek derecede kar etmediğini, piyasaya olan borçlarını ödeyebilecek durumda olmadığını, konkordato müessesesine iflasını geciktirmek için başvurdurduğunu, mahkeme kararının somut bir delile dayanmadığını, şirketlerin halihazırdaki piyasaya olan borçlarını ödeyemediğini, konkordato mühletinin borçlunun mali durumunun iyileşmesine katkı sağlamayacağını, bu süreçte alacaklıların durumunun kötüleşeceğini, davacı şirketlerin konkordato koşullarını taşımadığını, tüm bu nedenlerle Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/02/2022 tarihli, .... E., .... K. sayılı kararının usule ve hukuka aykırı olması sebebiyle kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asli müdahil .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin davacı firmanın İİK 300. maddesi uyarınca itiraz ederek çekişmeli alacak haline getirdiği alacaklar yönünden İİK 302. maddesi uyarınca bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak alacağı itiraza uğrayan alacaklıların alacaklılar toplantısında hangi tutarda nisaba dahil edileceği belirlenmeden adi ve rehinli alacaklılar toplantısı yapıldığını, yerel mahkemenin firma tarafından kötüniyetli olarak itiraz edilerek borca batıklık durumu değiştiren itiraza uğramış alacaklar yönünden depo kararı verilmemesinin hatalı olduğunu, mahkemenin alacakları çekişmeli alacak haline dönüşen alacaklıların haklarının muhafaza etmediğini, konkordato komiseri firmanın faaliyetlerini izleyerek konkordato projesinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği yönünde görüş bildirmekle görevli olduğu halde yalnızca firma beyanına göre hareket edip, alacaklıların beyanlarına itibar etmediğini, mahkemenin gerekli inceleme yapılmadan konkordato adi alacaklılar toplantısı yapmasının hatalı olduğunu, zira firmanın itiraz ettiği alacak tutarı toplamının 8.075.825,28 -TL olduğunu, itiraz edilen bu alacak tutarı hakkında bilirkişi incelemesi yapılmadığını, alacağın varlığının tespiti halinde konkordato nisabının değişeceğini, konkordatoyu kabul edenlerin oranı kanunun aradığı %50 alacak çoğunluğunun altına düşeceğini, dosyaya sunulan ön projelerin gerçekçi olmadığını, davacıların borcunun aydan aya arttığını, konkordato projesi ve konkordatoya olumlu görüş sunan komiser raporlarının mali verilere aykırı olduğunu, yerel mahkemenin 21/10/2021 tarihli ara karar ile Davacı .... San. ve Tic. AŞ. adına kayıtlı; ... İlçesi ... Mah. ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmaz ile birlikte bir kısım taşınmazların satışına izin verildiğini, taşınmazın satışı yapılarak ...a 5.000.000,00 TL. ödeme yapıldığını, söz konusu taşınmazın davacı şirketin ana faaliyetini yürüttüğü işyeri olduğunu, satışı yapılan taşınmaz işletme tarafından halihazırda kullanılan işyeri olduğundan satışın kanuna aykırı şekilde yapıldığını, şirketin faaliyetine devam ettiği işyeri satılarak konkordato projesinin başarıya kavuşması ve alacaklıların alacağını almasının tehlikeye atıldığını, şirket tasarrufları, şirket alacakları ve mal varlığı dikkate alındığında şirketin konkordatonun koruması gereken menfaatlere değil, sadece borçları ödemekten kaçınma gayesi taşıdığını, tüm bu nedenlerle Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/02/2022 tarihli, ... E., ... K. sayılı kararının usule ve hukuka aykırı olması sebebiyle kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asli müdahil .... Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile akdedilen sözleşme gereği, .... Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin ticari krediden kaynaklı 42.590,70 TL asıl alacak tutarında müvekkili bankaya borcu bulunduğunu ancak söz konusu borç nedeniyle müvekkili bankaya herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacılardan alacaklı olan kişilerin usulüne uygun şekilde alacaklarını bildirmek üzere davet edilmediğini, yeterli çoğunluk sağlanmadan konkordato projesinin kabul edildiğinin sayıldığını, davacılar tarafından teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığını, hatalı değerlendirme yapıldığını, konkordato koşullarının yerine getirilmediğini, konkordato mühletinin borçlunun mali durumunun iyileşmesine hiçbir surette katkı sağlamayacağını, bu sürecin alacaklıların durumunu kötüleştirdiğini, mahkeme kararının somut bir delile dayanmadığını, alınan raporlarda da şirketlerin hali hazırdaki piyasaya olan borçlarını ödeyemediğini, davacıların konkordato müessesinin getiriliş amacının dışında kötüniyetli olarak iflasını geciktirmek amacıyla başvurduğunu, konkordato koşullarının sağlanmadığını, davacılar tarafından sunulan ön projenin gerçeğe aykırı olduğu halde konkordato projesinin tasdik edilmesinin hatalı olduğunu, tüm bu sebeplerle Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava; Konkordato istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davacı .... Sanayi Ve Ticaret A.Ş.'nin konkordatosunun tasdikine, davacılar ... Ticaret Ltd. Şti., ....i, ... , ..., ... ve .... ’ın konkordato tasdik talebinin reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İcra ve İflas Kanunu’nun “Kanun yolları” başlıklı 308/a maddesinde, konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklının, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklıların ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabileceği düzenlenmiştir. Anılan düzenlemede konkordato hakkında verilen karara karşı kimlerin ne zaman kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiş olup, buna göre borçlu veya konkordato talep eden alacaklı ile birlikte itiraz eden diğer alacaklılara kanun yolu hakkı tanınmıştır.
İcra ve İflas Kanunu’nun 308/a maddesinin; aynı Kanun’un “Konkordatonun mahkemece incelenmesi” başlıklı 304 üncü maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde anılan maddede; komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkemenin, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlayacağı, mahkemenin, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her halde kesin mühlet içinde kararını vermek zorunda olduğu, karar vermek için tayin olunan duruşma gününün, 288 inci madde uyarınca ilan edileceği, itiraz edenlerin ise, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabileceklerinin de ilana yazılacağı belirtilmiştir.
Bu düzenlemeye göre, projeye itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmemeleri halinde tasdik duruşmasında yer alamayacakları anlaşılmaktadır. Komiserlerin tasdik talebine ilişkin nihai raporu ve dosyayı mahkemeye sunmasına kadar geçen süreçte alacaklının öncesinde, teklif edilen konkordato projesine ret oyu kullanması, herhangi bir hususta komisere ya da doğrudan mahkemeye dilekçe vermesi, tasdik talebini inceleyen mahkeme bakımından hiçbir anlam ifade etmemektedir. Alacaklının, ancak tasdik talebine ilişkin nihai raporun ve dosyanın mahkemeye sunulmasından sonra tasdik raporuna karşı duruşma gününden üç gün öncesine kadar itirazlarını bildirmesi halinde mahkemece dikkate alınacaktır. Henüz tasdik talebine ilişkin komiser raporunun sunulmadığı aşamada verilen dilekçeler, mahkemece verilecek tasdik kararına karşı yasa yollarına başvuru imkanı tanımayacaktır.
Bu yasal düzenlemelerden hareketle, 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesinde kanun yoluna başvuru hakkı tanınan “itiraz eden alacaklı” deyiminden, “tasdik duruşmasından önce itirazlarını bildiren alacaklı” olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24/01/2024 tarih, 2023/6-1161 Esas ve 2024/5 Karar sayılı ilamı)
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince, konkordato talebinde bulunan şirketin konkordato projesi, İlk Derece Mahkemesince nisaba dahil edilecek alacaklar belirlendikten sonra komiser tarafından düzenlenen rapor ve 2004 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinde belirlenen alacaklı sayısı ve alacak miktarına ilişkin nisabın oluşup oluşmadığı ve 2004 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinde düzenlenen tasdik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden değerlendirme yapılarak tasdik isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisinde yer alan belgelere göre 25/01/2022 tarihinde adi alacaklılar toplantısı yapıldığı, alacaklılar .... ve ... tarafından talep eden şirket tarafından sunulan konkordato projesine ret oyu kullanıldığı, komiser heyeti tarafından .... tarihinde nihai raporun, .... tarihinde nihai ek raporun sunulduğu, tasdik duruşmasının ise; .... tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Asli Müdahil .... Anonim Şirketi vekilinin istinaf isteminin incelenmesinde;
Asli Müdahil ....Anonim Şirketi vekili tarafından 2004 sayılı Kanun'un 304/1 inci maddesi uyarınca itiraz sebeplerinin tasdik duruşmasından en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirilmediği anlaşılmaktadır. Buna göre 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesi uyarınca mahkemece verilen tasdik kararını istinaf hakkı bulunmadığından asli müdahil .... Anonim Şirketi vekilinin istinaf dilekçesinin,
HMK'nın 352/1-ç bendi uyarınca başvuru şartları yerine getirilmediğinden usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Asli Müdahiller .... vekilinin ve .... A.Ş.vekilinin istinaf isteminin incelenmesinde;
İstinaf talebinde bulunan .... A.Ş. Ve .... vekillerinin karar verilen tasdik oturumuna ve ilan edilen 18/02/2022 günü tasdik duruşmasına katıldıkları ve İİK'nun 308/a bendi uyarınca son ilandan itibaren on günlük istinaf süresi içinde karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduklarından usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından bu müdahillerin istinaf başvurularının esastan incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. İİK'nın Alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluğu düzenleyen 302. maddesine göre; "Konkordato projesi;
a)Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya
b)Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır." hükmü ile adi alacaklar yönünden gerekli çoğunluk belirlenmiştir.
İİK'nın 308/H maddesinin 3. fıkrasında ise rehinli alacaklar yönünden tasdik nisabı "üçte ikiyi aşan çoğunluğu ile bir anlaşma hasıl olursa" şeklinde belirlenmiştir. Alacaklılar toplantısında bu çoğunluk sağlandıktan sonra borçlunun İİK'nın 305. maddesinde sayılı diğer şartları da yerine getirmiş olması gerekir.
İİK'nın 305. maddesinde konkordatonun tasdik şartları; "302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır:
a)Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması.
b)Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder).
c)Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması.
d)206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır).
e)Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması." şeklinde düzenlenmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlıkta; davacı .... Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin konkordato projesinin alacaklılar tarafından yeterli nisabın üzerinde kabul edilmiş olduğu,
İİK 305 maddesi gereğince konkordato tasdik şartlarının oluştuğu, projenin uygulanabilir ve şirket kaynakları ile orantılı olduğu görülmekle ilk derece mahkemesince bu davacının konkordato talebinin kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı anlaşılmış ve müdahillerin istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir.
Açıklanan gerekçelerle;
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,
HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; müdahil ... A.Ş. Ve .... vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine, müdahil ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-ç bendi uyarınca başvuru şartları yerine getirilmediğinden usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Asli Müdahil .... A.Ş.vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-ç bendi uyarınca başvuru şartları yerine getirilmediğinden usulden REDDİNE,
2.Asli Müdahiller .... vekilinin ve .... A.Ş.vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
3.Asli Müdahil .... A.Ş. tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine İADESİNE,
4.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60'şar TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL istinaf karar harcının Asli Müdahiller ....,ve ... A.Ş.'den ayrı ayrı tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkerelerinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
5.Tarafların istinaf başvurusu nedeniyle yaptıkları yargılama masraflarının kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,
6.Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgililerine İADESİNE,
7.İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8.Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi ve İİK'nin 308/a maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.08/11/2024