Aramaya Dön

11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/902
Karar No
K. 2024/839
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/902
KARAR NO: 2024/839
DAVA: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/11/2022
KARAR TARİHİ: 12/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan davacı ile davalı taraf arasında kargo taşımacılığı konusunda acentelik sözleşmesi bulunduğunu, işbu sözleşme gereğinde davacı tarafından verilen kargo taşıma hizmeti sebebi ile davalı tarafın davacı tarafından 30.06.2022 tarihli 118.067,45 TL + 31.07.2022 tarihli 102.262,16 TL + 31.08.2022 tarihli 28.519,92 TL bedelli toplam 248.849,53 TL bedelli 3 adet fatura kesildiğini, yapılan kısmi ödemeler sebebi ile davalının 160.450,33-TL cari borcu kaldığını, iş bu 3 adet faturadan kaynaklı bakiye 160.450,33 TL asıl alacaklarının faizi, vekalet ücreti ve masrafları ile birlikte tahsili için icra takibi başlatıldığını, itiraz edilmesi nedeni ile takibin durduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davanın kabulü ile,----- İcra Müdürlüğü'nün ----.esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun yapmış olduğu haksız itiraz nedeni ile asıl alacağın %20'sinden az olamamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili 14/04/2023 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Tebligat Kanunu ve Yargıtay kararları ile de sabit olduğu üzere şirket yetkilisi veya çalışanı olmayan kişiye yapılan tebligat usulsüz olduğundan ve dava dilekçesi ve tensip zaptı taraflarınca 31.03.2023 tarihinde öğrenildiğinden süresi içerisinde cevap ve itirazlarını sunduklarını, yetki itirazında bulunduklarını yetkili Mahkemenin ----- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, zamanaşımı itirazları olduğunu, davacının taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırılık teşkil eden eylemleri dolayısıyla müvekkilin hapis hakkı mevcut olduğunu, davacı tarafça davalı şirkete yapılan hizmetin ayıplı olması dolayısıyla davalının ödemezlik defi hakkını kullanmasının olağan olduğunu, ispat yükünün davacı yanda olduğunu, faturanın ürünün sözleşmeye uygun teslim edildiğini göstermeyeceğini, likit alacak bulunmaması ve davalı şirketin itirazında kötüniyetli olmaması dolayısıyla icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, karşı tarafın icra takibi ikame etmekte kötüniyetli olması dolayısıyla lehlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini savunarak tüm usuli ve zamanaşımı itirazları gözetilerek davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, davacı aleyhine %20 oranında haksız takip tazminatına hükmedilmesine,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; Faturaya dayalı alacağın konu edildiği icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.---- İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.Taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösterir BA/BS formları celp edilmiştir.6100 sayılı HMK Madde 222- 1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md.

23.Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.

Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. 6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizin 14/03/2023 tarihli duruşma ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222. Madde kapsamında taraflara yılına yıllarına ait ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık kesin süre verilmiş, SMMM bilirkişi tarafından tarafların iddia ve savunmaları kapsamında alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim etmek üzere dosya bilirkişiye tevdii edilmiştir.

SMMM bilirkişi ---- tarafından tanzim edilen raporda özetle;''...Davacı Şirketin 160.450,33 TL asıl alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle, itirazın iptali istemli olarak davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında; Yukarıda yer verdiğimiz tespit ve değerlendirmelerimiz muvacehesinde, Davacı Şirketin Davalı Şirketten 153.901,49-TL asıl alacağı bulunduğu...'' belirtilmiştir.

Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur.Davalının Mahkememizin yetkisine itirazının 16/01/2024 tarihli celsede reddine karar verilmiştir.Davalının zamanaşımı defiinin 16/01/2024 tarihli celsede reddine karar verilmiştir

SMMM bilirkişi tarafından tanzim edilen ek raporda özetle;''... Davalı Şirket Ticari Defterlerinde Kayıtlı, ancak Davacı Şirket Ticari Defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit olunan, Davalı Şirketçe Davacı Şirket adına düzenlenen 18/10/2022 Düzenleme/Kayıt Tarihli, ---- Nolu, “----- TAZMİN BEDELİ” açıklamalı, 15.013,45 TL Bedelli Fatura Örneğinin ve İşbu Tazmin Bedeli Faturanın düzenlenmesine dayanak teşkil eden belgelerin dosyaya sunulması gerekeceği, Belirtilen belgelerin dosyaya sunulması ve Birleşen Dosyanın Dosyaya eklenmesi halinde, Hem Taraflar arasındaki BORÇ/ALACAK ilişkisinin Miktarsal yönden Tespitinin yapılabileceği, Hem de Birleşen Dava Dosyasındaki Tazminat Talepleri Mali Yönden değerlendirilerek, Esas Dava için EK, Birleşen Dava için KÖK Rapor hazırlanabileceği sonuç ve kanaatlerine varıldığı...'' belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiştir. Ek rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur. ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dava dosyasının Mahkememizin işbu esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesi üzerine dosya Mahkememize gönderilmiş ve birleştirme tensip tutanağı tanzim edilmiştir.Mahkememizin 12/11/2024 tarihli celsesinde Her ne kadar Mahkememize ---- ATM'nin -----Esas-Karar sayılı, 05/03/2024 tarihli karar ile dosyanın Mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek geldiği görülmekte ise de; yargılama konularının farklı olduğu, davaların birlikte görülmesinin gerekmediği, birleşen dosyada gelinen aşama da dikkate alınarak birleşen dosyanın tefriki ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiştir.

İddia, savunma, sunulu bilirkişi raporu ve deliller ile tüm dosya kapsamından;

Davacı tarafından faturadan doğan alacağın konu edildiği icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle huzurdaki dava açıldığı, davacı tarafından davalı yana kargo taşıma hizmeti verildiği, üç adet fatura toplamı 160.450,33-TL asıl alacak 6.792,92-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 167.123,25-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından borca itiraz ile takibin durduğu, huzurdaki davanın 160.450,33 TL asıl alacak üzerinden açıldığı, takibe konu faturaların; 30/06/2022 keşide tarihli Haziran Hakediş bedeli açıklaması ile 118.067,45 TL bedelli, 31/07/2022 keşide tarihli Temmuz ayı Hakediş bedeli açıklamasıyla 102.262,16 TL bedelli ve 31/08/2022 keşide tarihli Ağustos ayı hakediş bedeli açıklamasıyla 28.519,92 TL bedelli oldukları, davalı tarafından sunulan cevap dilekçesi ile her ne kadar Mahkemenin yetkisine, alacağın zamanaşımına uğradığına yönelik ve sözleşmeye aykırılık nedeniyle davalı tarafın uğradığı zararlar nedeniyle takas-mahsup def'i ileri sürüldüğü görülmüş ise de davaya cevap dilekçesi süresinde olmadığından usulüne uygun şekilde dile getirilmeyen yetki ve zamanaşımı def'inin reddine karar verilmesi gerektiği ve ileri sürülen takas-mahsup def'inin de dikkate alınamayacağı anlaşıldığı, tarafların tacir olduğu ve ticari defter tutma yükümlülükleri dikkate alınarak 6100 sayılı HMK 222. Madde ihtarı yapılmak suretiyle yapılan bilirkişi incelemesi ile davalı tarafından ticari defterlerin sunulmadığı, davacı tarafa ait ticari defterlerin usulüne uygun şekilde tutulmuş olduğu, davacı taraf ticari defterlerinde davacının 153.901,49-TL alacak kaydı bulunduğu, taraflara ait Ba-Bs formlarında çekişmeye sebebiyet vermeyecek şekilde takip konusu faturaların davalı tarafından beyan edildiği, bu kapsamda davacının takibe konu asıl alacağının tespit edilen 153.901,49-TL üzerinden kabul edilmesi gerektiği, davalı tarafın takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı, faturaya dayalı takibe konu asıl alacağın likid ve belirlenebilir olduğu anlaşılmakla icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerektiği, dosya kapsamında aksi delil bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1.)Davanın KISMEN KABULÜNE - KISMEN REDDİNE,

2.)Davalının -----. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı takibe yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 153.901,49-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, -Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine,

3.)Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacağın %20'si tutarında olan 30.780,29-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4.)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,

5.)Karar ve ilâm harcı olan 10.513,01-TL harçtan peşin alınan 1.903,88-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.609,13-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,

6.A)Davanın kabul edilen miktarı yönünden; Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 -TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

6.B)Davanın red edilen miktarı yönünden; Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 6.548,84‬-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

7.)Davacı tarafça yatırılan 2.056,88-TL harç ve 3.187,50-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere, toplam 5.244,38‬-TL yargılama giderinden davayı kabul-red oranı dikkate alınarak 4.982,16-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

8.)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.